Erdoğan'dan Maliki'ye Sert Cevap!

Son Güncelleme:

Başbakan Erdoğan, Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin "Türkiye düşman ülke" sözlerine sert cevap verdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Katar dönüşü Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde gündeme dair açıklamalarda bulundu.


Başbakan Erdoğan, Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin sözlerine sert cevap verdi. Bir gazetecinin, "Siz Katar'da iken Irak Başbakanı El Maliki, yazılı bir açıklama yaptı. Sizin açıklamalarınıza okları çevirdi ve Türkiye'nin 'düşman ülke' haline getirilmek istendiğini söyledi. 'İçişlerimize karışılmaya başlandı' dedi. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?" şeklindeki sorusu üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:


"KEM SÖZ SAHİBİNE AİTTİR"


"Sayın Maliki'ye cevabı aslında Dışişleri olarak verdik. Sayın Maliki'ye fazla söz verirsek bu, onun, orada şov yapmasına fırsat verir. Onun prestij sağlamasına fırsat vermemize gerek yok. Sadece 'kem söz sahibine aittir' diyorum.


"BAŞKA HANGİ ÜLKEYLE 48 ANLAŞMA YAPMIŞ?"


Yazılı açıklamamızda da ifade ettiğimiz gibi bir defa Türkiye, Irak halkını her zaman bağrına basmış, en kötü anlarında yanında olmuş bir ülkedir. Ve o en kötü anında 48 anlaşma yapmak suretiyle Irak'a verdiğimiz değer çok açık net ortadadır. 48 anlaşmayı yapmış olduğu bir başka ülke var mı acaba? Onun, kendi çalışmalarına bakması lazım.


"SÜNNİ-ŞİA AYIRMADAN, BÜTÜN IRAKLIKLAR KARDEŞİMİZDİR"


Bir diğer nokta da, 10 yıl önce Irak'a girenler daha yeni yeni oradan ayrıldılar, çıktılar, çıkıyorlar. Onlar mı içişlerine karışanlar, yoksa... Irak'ın içerisindeki her kesimle, her inanç grubuyla, her siyasi partiyle bugüne kadar irtibat halinde olduk, yarın da oluruz. Çünkü bu, bizim zaten kardeşlik ilişkilerimizin bağıdır. Ve burada da ne Sünni ayırımı yaparız ne Şia ayırımı yaparız. Hepsiyle görüşürüz. Arabı, Kürdü, Türkmeni; hepsi bizim orada kardeşimizdir. Ve Maliki'nin bu tavırları bizi hiçbir zaman Irak'lı kardeşlerimizden ayıramayacaktır. Bunu da bilmesi lazım"


"SURİYE İÇİN BİNLERCESİ LAZIM"


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya'nın, Suriye'deki Birleşmiş Milletler (BM) gözlemcilerinin sayısının artırılması teklifini 'olumlu ama yetersiz' bulduğunu belirterek "300 yetmez, binlerce gözlemci gönderilmeli" dedi.


Erdoğan, Katar'da düzenlenen BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı'ndan ayrılırken yabancı bir gazetecinin yönelttiği soruya cevaben "Ben artırma teklifini olumlu buluyorum ama yeterli bulmuyorum. O sayı dahi az. Çok daha fazla sayıda, belki binlerle ifade edilecek sayıda gözlemcinin Suriye'ye gönderilmesi gerekir, diye düşünüyorum. Az sayıda gözlemci, lokal bölgelerde bulunabilir. Çok sayıda gözlemci olması lazım ki Suriye'nin genelini gözleyebilsin. Temenni ederim ki iyi olur" diye konuştu.


BM Güvenlik Konseyi'nin, Suriye'ye 300 kadar gözlemci gönderilmesine onay vermesi bekleniyor.


"FOK BALIKLARINI DERT EDENLER, SURİYE'YE SESSİZ KALAMAZ"


Katar temaslarının son gününde BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nda konuşan Başbakan Erdoğan, "Dünyanın küresel bir köye dönüştüğü, kitle iletişiminin yaygınlaştığı, sermayenin sınır tanımadığı bir çağda yaşıyoruz. Ancak şunu ifade etmek istiyorum; böyle bir çağda, sermayenin küreselleştiği bir çağda, vicdanlarda ahlaki değerler de küreselleşmek zorundadır" dedi.


Erdoğan, "100 sene önce dünyanın bir köşesinde ölen bir çocuktan kimsenin haberi olmuyordu. Bugün ise dünyanın neresinde olursa olsun; televizyon, radyo ve internet sayesinde dünyanın her köşesinde gelişmeden anında haberdar oluyoruz. Küreselleşme bize vicdani sorumluluklar yüklüyor. Küreselleşme bizlere, başkalarının sorunlarını görme, duyma ve bunları çözme sorumluluğu yüklüyor. Dünya küreselleşirken vicdanların içine kapanması asla ve asla anlaşılabilir bir durum değildir" şeklinde konuştu.


Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:


"Fok balıklarını, nesli tükenmekte olan balinaları, yağmur ormanlarını kendisine dert edinen küresel vicdanın artık Kabil'de, Gazze'de, Mogadişu'da, Bağdat'ta, Hama ve Humus'ta ölen çocukları da görmesi ve duyması ve o acıyı hissetmesi, kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir.


Bugünün dünyasında şunu çok net olarak görmeliyiz, Filistin'deki sorun sadece Filistin'in, sadece Ortadoğu'nun değil dünyanın sorunudur. Afganistan'daki sorun sadece Afganlıların, sadece Asyalıların değil dünyanın sorunudur. Somali'deki açlık ve yoksulluk sadece Somali'nin sadece Afrika'nın değil tüm insanlığın sorunudur. Aynı şekilde bugün Suriye'nin kentlerinde sokaklarda katledilen masum yavrular, Suriyeliler'in olduğu kadar yüreğinde merhamet taşıyan her insanın çocuğudur ve sorunudur.


Sınırları sermaye için, yatırım için, hammadde için, enerji için ardına kadar açanlar, bu sınırlardan gün gelip ilgilenmedikleri sorunların da girebileceğini artık hesaba katmalıdır"


"ALLAH CHP'LİLERE SABIR VERSİN"

Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına da sert cevap verdi. Erdoğan, "Kılıçdaroğlu bizi izlemeye yeni başladı herhalde. Bölücü terör örgütü silahı bıraktığı anda güvenlik güçlerimiz de operasyonu keser. Güvenlik güçlerimiz operasyona meraklı değildir. Terör örgütüyle hiçbir görüşmemiz olmadı. Bunlar terör örgütünün uzantısıyla işbirliği içinde çalışmıştır. Hakkari mitingi bunun en güzel göstergesidir. Hakkari mitinginde bir tane Türk bayrağı sallayamadılar. CHP ona uydu, mitinge gelenler de anlaşma yaptıkları örgütün mensubudur. Aldıkları oy da bunu gösteriyor; ancak 4. parti oldu. Kılıçdaroğlu, önce aynaya baksın, kendisine çeki düzen versin. Allah da CHP'lilere sabır versin" diye konuştu.

Kaynak: DHA