Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, kendilerinin yılbaşında yüzde 3'lük büyümenin başarı olacağını söylediklerini ifade ederek, "Ancak yabancı sermaye girişlerinin durması, çıkışlarının hızlanması durumunda, büyümenin bunun da altında kalması yüksek bir ihtimal haline geliyor" dedi.
Özdebir, ASO'nun haziran ayı meclis toplantısı öncesi yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Birinci çeyrek büyümesinin beklentilerin üzerinde yüzde 3 olarak gerçekleştiğini anımsatan Özdebir, şöyle devam etti:
"Ayrıntılara baktığımızda büyümenin esas olarak kamu harcama ve yatırımlarından kaynaklandığını görüyoruz. Özel sektör harcamalarının büyümeye bir katkısı olmamıştır. Kamu harcamalarına dayalı bir büyümeyi sürdüremeyeceğimize göre özel tüketim ve yatırım harcamalarının canlanması gerekir. Bu yönde bazı işaretler de vardı."
Özdebir, "dış ticarette karamsar bir tablo olduğunu" ileri sürerek, nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre ihracatın binde 9 azalarak 12,5 milyar dolar, ithalatın ise yüzde 18,4 artarak 23 milyar dolar olduğunu hatırlattı. Özdebir, "Bu durum dış ticaretin önümüzdeki dönemde büyüme üzerinde negatif etki yapacağı beklentisini güçlendiriyor" dedi.
Küresel gelişmeler ekonomiyi etkileyecek
Özdebir, ekonomide iç gelişmelerden çok küresel gelişmelerin etkili olacağı yeni bir döneme girildiğini söyledi. Özdebir, "Amerikan Merkez Bankası Başkanı Bernanke'nin parasal genişlemenin hızının bu yıl sonuna doğru düşebileceği ve gelecek yıl haziran ayında da bitebileceğine ilişkin açıklamaları bedava para devrinin sonuna yaklaşıldığını gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu.
ASO Başkanı Özdebir, finansal piyasaların, Bernanke'nin açıklamalarına aşırı bir tepki verdiğini, artık "cinin şişeden çıktığını" dile getirdi. Finansal piyasalarda yaşanan çalkantıların bir süre daha devam edeceğinin altını çizen Özdebir, "Biz de ülke olarak bu çalkantıların etkilerini hissedeceğiz" diye konuştu.
Dış borçlar özel sektör için kur riski oluşturuyor
Son günlerde yaşanan gelişmelerin özel sektör için kur riskini artırdığını belirten Özdebir, nisan ayı itibariyle Türkiye'nin kısa vadeli borç stokunun 122 milyar dolar olduğunu kaydetti. Bu borcun 84 milyar dolarının bankaların, 37 milyar dolarının ise reel sektörün üzerinde olduğunu söyleyen Özdebir, şunları kaydetti:
"Ticari krediler dışında vadesi bir yıl içinde dolacak borçların toplamı da 70 milyar dolara yaklaştı. TL'deki değer kaybı devam ederse, döviz borçlularının üzerindeki yük artacak. Goldman Sachs, TL/dolar tahminlerini yukarı doğru revize ederek önümüzdeki üç ayda TL/dolar kurunun 1,95, daha sonra 2 ve 12 ay sonraki TL/dolar tahminini de 2,20'ye yükseltti.
Umarız bu tahminler yanlış çıkar ama TL/dolar kurunun yüksek seviyelerde seyredeceği bir döneme giriyoruz. Böyle bir ortamda döviz borçluları kayıplarını karşılamak için harcamalarını kısarken artan fiyatlar nedeniyle reel gelirler düşecek ve harcamalar azalacaktır. İç talepteki düşüşü telafi edecek bir ihracat artışı ise kısa zamanda gerçekleşmeyecektir. Sonuç olarak ekonomide zor bir döneme girdiğimizi söyleyebiliriz. Biz yılbaşında yaptığımız değerlendirmelerde yüzde 4 büyüme hedefini iyimser bulduğumuzu, yüzde 3 büyürsek bunun bir başarı olacağını ifade etmiştik. Ancak yabancı sermaye girişlerinin durması, çıkışlarının hızlanması durumunda, büyümenin bunun da altında kalması yüksek bir ihtimal haline geliyor."
Özdebir, yabancı sermaye bolluğunun sonuna yaklaşıldığını vurgulayarak, Türkiye ve sanayiciler olarak kendilerinin yüksek katma değer içeren mal ve hizmet üretmeye odaklanmaları gerektiğini dile getirdi. Özdebir, son yıllarda Ankara'da düşük ve orta- düşük teknolojili ürünlerden, orta-yüksek teknolojilere doğru bir dönüşüm yaşandığına dikkati çekti.
Yeni Gelir Vergisi Tasarısının birçok yenilik içerdiğini ancak tasarıda inşaat sektörünü olumsuz etkileyecek düzenlemeler bulunduğunu savunan Özdebir, kendilerinin tasarının yeni yasama yılına kalacağını tahmin ettiklerini söyledi.
Siyasi istikrarın önemi artıyor
Özdebir, küresel ekonomideki son gelişmelerin ekonomik riskleri yükselttiğini vurgulayarak, "Siyasi istikrarın önemi daha da artmıştır. Bu nedenle daha önce yaptığımız itidal çağrısını tekrarlıyoruz" dedi.
Gezi Parkı olaylarına farklı açılardan bakmak gerektiğini de söyleyen Özdebir, Türkiye'nin kendi iç sorunlarıyla boğuşmaya başladığı dönemlerde her zaman dünyada önemli farklı değişiklikler yaşandığına dikkati çekti.
Özdebir, bölgedeki gelişmeleri değerlendirirken, "Bizim Yunanistan'la 6-12 mil kara suları kavgamız vardı. Şimdi Ege'nin kaynaklarının paylaşımıyla ilgili bir kavga çıkmak üzere" ifadelerini kullandı.
Suriye ile ilgili gelişmelere de değinen Özdebir, bu ülkedeki Türk nüfusunun menfaatlerinin korumasının önemine işaret etti. Özdebir, "Esed eşittir Tayyip Erdoğan" diye bir senaryo uygulanmak istendiğini, böyle bir durumun da Cenevre'de düzenlenecek konferansta Türkiye'nin hak iddiasının kısıtlanmasına sebep olabileceğini, Türkiye'de oynanan oyunların başka senaryolar açısından da değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. - Ankara
Son Dakika › Ekonomi › Aso Başkanı Özdebir Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.