Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, bankaların faizler düşmesine rağmen bunu kredi faizlerine yansıtmadıklarını söyledi.
Para politikasını yönlendiren kurumun reel kesime destek vermesi gerektiğini belirten Aşut, ekonomide genel faiz düşüşünün reel kesim açısından önemli olduğunu vurguladı.
Bankacılıktaki 'Hep bana' diyen bir sistemle Türk reel sektörünün ayakta duramayacağına vurgu yapan Aşut, "Düşen faizlerin kredi faizlerine yansıması gecikmeli ve yetersizdir. Bankacılık sektörü bu yılın mart ayı sonu mali tablolarını yayınladı. Buradan da açıkça görülebileceği gibi faizin düştüğü ortamda bankaların faiz gelirleri artıyor. Bankacılık sektörü faiz düşüşünü 'kredi müşterilerine' tam anlamıyla yansıtmıyor. Yine, bankaların aldığı ücret ve komisyon gelirleri de enflasyon ile genel büyüme oranının üzerinde artmıştır. Finansal kesim sağlıklı biçimde büyüyecekse bunu, karlarını reel kesimle paylaşarak yapacak. Reel kesim pahasına büyüme sağlıklı bir büyüme değildir" dedi.
'BANKALAR ELİNDEN GELEN ZORLUĞU ÇIKARTIYOR'
Aşut, firmaların kredilerini erken kapatmak istediklerinde de sorunlar yaşadıklarına ifade ederek, şunları söyledi:
"Yatırım kredisi alan firmalar faiz düşüşünden yararlanmak için bankalara başvuruyor. Ancak bankalar elinden gelen zorluğu çıkartıyor, istenen oranlarda düşüş sağlamıyor. Firma başka bir finansman sağlayıp bankaya kapatma için başvurduğunda da banka anapara üzerinden bir kez değil, kredi süresi boyunca, beş yıl ise beş yıl yıllık erken kapama komisyonu talep etmektedir. Bugün 10 yıllık konut kredisini kapatırken bile kalan anapara üzerinde bir kez yüzde 2 erken kapama komisyonu talep edilmekteyken, firmalarımızın erken kapatma istekleri hem yüksek oranda, hem de her yıl için komisyon talep edilmektedir. Bu sistem yatırımcıya sen yatırım yapma, konut yap veya konut al anlamına geliyor."
'REEL SEKTÖR BORCU BORÇLA KAPATIYOR'
Türkiye genelinde kredi artışının yaklaşık yüzde 20 olduğu kaydeden Aşut, şöyle devam etti:
"Bu kredi artışı ekonomiye hissedilir şekilde yansımadı. Çünkü büyüme sadece yüzde 2 veya 2.5 civarında. Reel sektörün bir temsilcisi olarak şunu açıkça görüyoruz; reel sektörün çoğu 'borcu borçla kapatarak' yoluna devam etmeye çalışıyor. Eğer Türkiye ekonomisinin sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme yakalaması isteniyorsa, reel kesimin odağa yerleştirilmesi gerekmektedir. Finansal kesimin, bu kesime hizmet üretmek için var olduğu gerçeği unutulmamalıdır. 'Hep bana diyen', sadece bir tarafı ayakta tutmaya çalışan bir sitemle Türk reel sektörü ayakta duramaz. İki kesimin birlikte, sağlıklı büyümesinin sürdürülebilir büyüme açısından zorunlu olduğu, dünyada yaşanan ve yaşanmakta olan krizler ile zaten kanıtlanmıştır." - Mersin
Son Dakika › Ekonomi › Bankalara Kredi Eleştirisi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.