Ekonomi, tüketici ve reel sektöre ilişkin güven endekslerinde şubat ayında yaşanan artış eğilimi, ekonomideki toparlanma beklentisinin güçlendiğini ortaya koydu.
AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, tüketici ve reel sektör gibi kesimlerin genel ekonomik duruma ilişkin beklentisini ortaya koyan güven endeksleri, şubatta pozitif seyir izledi.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan ekonomik güven endeksi, ocakta 99,4 iken şubatta yüzde 1,4 artışla 100,7 olarak kayıtlara geçti. Böylece endeks, 100 olan eşik değerin üzerinde seyretti.
Söz konusu endeks, Mart 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. 11 ayın en yüksek değerine ulaşan endeks, Mart 2025'te 100,8 olmuştu.
Tüketici güven endeksi de şubatta aylık bazda yüzde 2,3 artışla 85,7 seviyesine yükseldi. Bu da söz konusu endeksin son 11 ay içindeki en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti.
Reel kesim güven endeksi de şubatta ocak ayına kıyasla yüzde 1,1 artışla 104,1 seviyesini gördü. Bu da son 28 ayın en yüksek değeri olarak dikkati çekti. Söz konusu endeks, Ekim 2023'te 105,3 olarak hesaplanmıştı.
Perakende ticaret sektörü güven endeksi de 115,9 ile 12 ayın en yüksek seviyesine çıktı.
Hizmet sektörü güven endeksi şubatta yatay seyretti. Endeks şubatta 113,8 seviyesini koruyarak, ocakta elde ettiği 10 ayın en yüksek değerini 11'inci aya da taşıdı.
"İç talep dinamikleri bu seviyenin korunmasına katkı sağlayabilir"
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ekonomik güven endeksinin 100 eşiğinin üzerine çıkmasının, ekonomiye ilişkin beklentilerde iyimser görüşlerin kötümserlere göre daha fazla ağırlık kazandığını gösterdiğini belirtti.
Bu tür göstergelerin, gerçekleşmiş ekonomik performanstan çok beklenti ve algıları yansıttığına işaret eden Yalta, "Dolayısıyla 100'ün üzerindeki bir değer, tek başına güçlü bir büyüme ya da kalıcı bir toparlanmanın başladığı anlamına gelmez. Son iki yılda endeksin büyük ölçüde 95-100 bandında dalgalandığı düşünüldüğünde, şubatta görülen artış bir kırılmadan çok normalleşme sinyali olarak okunmalıdır. Asıl önemli olan, iyileşmenin önümüzdeki aylarda korunup korunamayacağıdır. Bahar ve yaz aylarında iç talep dinamikleri ve mevsimsel etkilerin daha canlı seyretmesi, bu seviyenin korunmasına katkı sağlayabilir." diye konuştu.
Yalta, alt endekslere göre ekonomide genel bir iyileşme eğiliminin olduğunu, ancak bunun tüm kesimlere aynı hızda yayılmadığının görüldüğünü ifade ederek, reel kesim güven endeksinin uzun süredir 100'ün üzerinde seyretmesinin, firmaların üretim ve sipariş beklentilerinin görece güçlü olduğunu gösterdiğini söyledi.
Hizmet ve perakende ticaret sektörlerinde de yüksek seviyelerin korunmasının, piyasa faaliyetlerinde temkinli bir iyimserliğe işaret ettiğini belirten Yalta, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Buna karşılık tüketici güven endeksinin hala 100'ün altında olması, hane halklarının daha dikkatli bir tutum içinde olduğunu gösteriyor. İnşaat sektöründe güvenin düşük seyretmesi ise finansman koşulları ve maliyet baskılarının yatırım kararlarını sınırlamaya devam ettiğini düşündürüyor. Bu tablo, ekonomide bir toparlanma olduğunu, ancak bunun henüz tam anlamıyla dengeli ve senkronize olmadığını ortaya koyuyor."
"Şubat verilerinde gördüğümüz artışın, kalıcı trende dönüşmesini umuyoruz"
Yalta, güvenin, ekonominin görünmez yakıtı olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Şubat verilerinde gördüğümüz artışın, geçici bir bahar havası olmaktan çıkıp kalıcı bir trende dönüşmesini elbette umuyoruz. Bunun için makroekonomik istikrarın korunması, öngörülebilir politikaların sürdürülmesi ve enflasyonla mücadelede ilerleme sağlanması kilit önem taşımaktadır. Mevcut tabloda tüketici güveninin diğer endekslerin gerisinde kalması, tablonun tamamlanması gereken kayıp halkası olarak öne çıkıyor. Özellikle dezenflasyon sürecindeki kararlılık ve enflasyon beklentilerindeki iyileşme, bu halkayı da yerine oturtarak güvenin toplumun tüm kesimlerine yayılmasını sağlayacaktır. Sonuç olarak, sürdürülebilir bir büyüme için sadece üreticinin değil, tüketicinin de geleceğe dair belirsizlikten arınmış olması kritik rol oynayacaktır."
Son Dakika › Ekonomi › Ekonomik Güven Endeksleri Şubat'ta Yükseldi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?