Gümrük Bakanı Yazıcı: Fındık İhracatında Cumuriyet Tarihi Rekoru

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, 2012/2013 sezonu fındık ihracatının, miktar bazında cumhuriyet tarihinin en iyi fındık sezonu olduğunu bildirdi.Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı yaptığı yazılı açıklamada fındığın ülke...
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, 2012/2013 sezonu fındık ihracatının, miktar bazında cumhuriyet tarihinin en iyi fındık sezonu olduğunu bildirdi.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı yaptığı yazılı açıklamada fındığın ülke ekonomisinde önemli bir yeri olduğunu, yoğun olarak Karadeniz Bölgesi'nde olmak üzere Türkiye'nin 34 ilinde yetiştirilmekte olduğunu, ruhsatlı üretiminin 14 ilde ve toplam 105 beldede yapıldığını vurguladı.
Türkiye açısından böylesine önemli bir ürün olan fındık politikalarının hükümet tarafından bir strateji çerçevesinde yürütüldüğünü belirten Bakan Yazıcı, Bakanlığının görev alanında bulunan ve fındık ürünü konusunda faaliyet gösteren Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği'nin (Fiskobirlik), 50 kooperatifi, 215 bin ortağı 13 fındık kırma tesisi, 4 iştiraki ve 270 bin tonluk depolama kapasitesi ile sektöre ve üretici ortaklarına hizmet veren bir kuruluş olarak faaliyetlerine devam ettiğini ifade etti.
Birliğin üreticilere olan borçlarını ödedikten sonra piyasada daha etkin bir rol üstleneceğini belirten Yazıcı, "Kooperatif Birliklerimiz özellikle arz fazlası olan dönemlerde üreticilerin kendi kuruluşları olarak güvence görevi üslenmektedirler. Üretici ürününü nereye satacağı endişesi yaşamamaktadır" dedi.
-"DÜNYA FINDIK ÜRETİMİNİN YÜZDE 70'İNİ TÜRKİYE GERÇEKLEŞTİRİYOR"-
Dünya fındık üretiminin 700 bin ile 1 milyon ton arasında değiştiğini, ortalama 850 bin ton seviyesinde bulunan dünya fındık üretiminin yüzde 70'ini Türkiye'nin gerçekleştirdiğine vurgu yapan Yazıcı, Türkiye'yi sırasıyla İtalya, İspanya, ABD, Kafkas Ülkelerinin (Azerbaycan+Gürcistan) izlediğini, AB'nin payının ise yüzde 17 olduğunu bildirdi. Bakan Yazıcı, Gürcistan, Azerbaycan ve Çin'in üretimi son yıllarda önemli oranda artış gösterdiğini vurguladı. Bakan Yazıcı şunları kaydetti:
"Gelir desteği ödemesi ile fındık üreticilerine, serbest piyasada oluşan fiyata ilave olarak 2013 yılı ürünü için dekara 100 kilo verim ortalamasına göre kg başına 1.6 TL ilave gelir sağlanmaktadır. 2013-2014 sezonunda dünya üretimi 825 bin ton olarak tahmin edilmekte olup, üretimin yüzde 67'sinin (549 bin ton) Türkiye tarafından gerçekleştirileceği öngörülmektedir. Ülkemizde fındık üretimi ekolojik şartlara bağlı olarak 550 bin ila 800 bin ton arasında değişiklik gösteriyor. Yıllık yurtiçi tüketimimiz ortalama 100 bin ton ve yıllara göre dalgalanmalar göstermekle beraber ürünün 450-600 bin tonu ise ihraç ediliyor. Ülkemizde 380 bin aile yaklaşık 700 bin hektar alanda fındık üretimi yapıyor. 3 milyon kişi geçimini fındıktan sağlıyor."
-"CUMHURİYET TARİHİ REKORU"-
Fındığın Tarımsal ürün ihracatımızda yaklaşık yüzde 15-20'lik paya sahip olduğunu vurgulayan Yazıcı, fındığın, genel ihracatın yaklaşık yüzde 2'sini oluşturduğunu vurguladı. Türkiye'nin kabuklu cinsinden 600 bin tona yaklaşan fındık ihracatı ve 1.8 milyar dolar ihracat geliri ile fındık ticaretinde üretimde olduğu gibi ilk sırayı aldığına dikkat çeken Yazıcı, "Son 10 yıllık ihracat ortalamamızın 240 bin ton iç karşılığı 480 bin ton kabuklu fındık olarak gerçekleşti. 2012/2013 sezonunda ise 301 bin ton iç fındık ihracatı gerçekleştirilmiştir. 2012/2013 sezonu fındık ihracatımız, miktar bazında Cumhuriyet Tarihinin en iyi fındık sezonu olmuştur."
-"FINDIK FİYATLARINDAKİ ARTIŞ DEVAM ETTİ"-
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, 2013/2014 sezonunda fındığın kalite-fiyat rakamlarıyla ilgili şu bilgileri verdi:
"Eylül 2013 itibariyle başlayan 2013/14 sezonunda ise rekoltedeki düşüş beklentilerine paralel olarak fındık fiyatlarındaki artış devam etti. 17 Eylül 2013 itibariyle fiyatlar Giresun kalite tombul fındık 6,4 TL/kg; levant kalite 6,1 TL/kg olarak üreticiyi memnun edecek seviyelerde gerçekleşmiş olup, önümüzdeki dönemde fiyat artışının sürmesi bekleniyor. Bu yıl fındık rekoltesi iç ve dış piyasalarda tükettiğimiz miktarın altında geçekleşeceği tahminlerine paralel, arz talep dengesinin piyasa içinde oluşarak ilave tedbirlere ihtiyaç duyulmayacağı değerlendiriliyor."