Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin geçen yıl 118 bin başvuruyla Avrupa'da en çok marka başvurusunun yapıldığı ülke olduğunu bildirdi.
Bakan Ergün, Türk Patent Enstitüsü (TPE) konferans salonunda düzenlenen
"Hezarfen Medikal Ankara Projesi" tanıtım töreninde, Türkiye'nin çok başarılı bir ekonomik performans sergilediğini söyledi.
Son 10 yıl içinde ülkenin üretim gücünün 230 milyar dolardan 772 milyar dolara çıktığını bildiren Ergün, şunları kaydetti:
"Türkiye üretim kabiliyetini yaklaşık üç kat arttırarak, fert başına milli gelirini 3 bin dolar seviyesinden 10 bin 400 dolar seviyesine yükseltti. Türkiye'nin 10 yılda sergilediği bu performansı az sayıda ülke sergileyebiliyor. Türkiye'nin bu trendi dünyadaki birçok soruna rağmen devam edecektir. Çünkü, bunlar her zaman olacak işler değil. Yağmur yağarken kabını dolduracaksın, kabın tersse kabını dolduramasın. Bunu gelişmeleri kalıcı hale getirerek ülkemizi daha güzel yarınlara ulaştırmalıyız."
Türkiye'nin 2023 hedefi olan dünyadaki 10 büyük ekonomi arasına girmesinin üretim kabiliyetinin geliştirilmesiyle mümkün olacağını dile getiren Ergün, "Çok üretmek kadar ne ürettiğiniz de önemli. Bundan dolayı bilime, teknolojiye, tasarıma ve markalaşmaya önem vermemiz gerekiyor. Ürettiğimiz ürünün içinde bilginin payı ne kadar olursa katma değeri de o kadar fazla oluyor. Her zaman bir ürüne başka bir ürün katarak değer üretmiş sayılmayız. Yapmamız gereken kattığımız şeyin bir bilginin, bir teknolojinin sonucu olması. Mesela 10 kabloyla yapılan 10 fonksiyonu, 2 kabloyla yapmayı başarıyorsak o zaman iyi bir şey katmışız demektir" diye konuştu.
Bakan Ergün, dünyada bazı şirketlerin kazançlarının büyük kısmını fikri ve sınai mülkiyet haklarından elde ettiğine dikkati çekerek, Türkiye'nin bu alanda ilerlemesi ve teknoloji ile tasarım kapasitesini artırmasının gerekli olduğunu söyledi.
-"Alıp saklamayalım dünyaya açılalım"-
Türkiye'de tüm sınai mülkiyet başvurularının dünya ortalamasının üzerinde artış gösterdiğini bildiren Ergün, şöyle devam etti:
"Yerli patent başvuruları geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 16 artarken, yerli marka başvuruları yüzde 41 oranında artış gösterdi. Türkiye geçen yıl 118 bin başvuruyla Avrupa'da en çok marka başvurusunun yapıldığı ülke oldu. Marka bilinci oluştu ama bu markaları alıp saklamamalıyız. Tescil ettirdiğimiz markamızla dünyaya açılmalıyız. Bu alanda daha ileriye gitmek için yasal düzenleme gerekiyorsa onu da yapabiliriz."
Sektörleri patent, marka, tasarım, inovasyon ve Ar-Ge konusunda bir yere götürürken, pazarın da bu patentlerin ve ürünlerin kullanılması yönünde bir yere götürülmesi gerektiğini ifade eden Ergün, çok yönlü çalışmayı gerektiren bu alanda sektör ve alıcıları buluşturan çalışmaları da düzenlediklerini dile getirdi.
Üniversiteleri de bu sürece yoğun olarak katmak istediklerini vurgulayan Ergün, "Üniversiteler bundan sonra girişimcilik ve yenilikçilik endeksine göre sıralanacak. Hangi üniversitenin daha çok patenti var, hangi üniversite daha çok girişimci yetiştiriyor- Bunun için üniversiteleri yarıştıracağız. KOBİ'ler de üniversiteler ile işbirliği kurarak araştırma geliştirme işlerini ortak yapacak. Üniversiteler bünyesinde kurulacak Teknoloji Transfer Ofislerine patent lisanslama görevi de verilecek ve böylece patent geliri de elde etme imkanı olacak" diye konuştu.
-"Sektör ofset uygulamalarla gelişecek"-
Konuşmasında, Hezarfen Projesi'nin sanayi strateji belgesinde yer almasını sağladıklarını anımsatan Bakan Ergün, projeyi sürekli geliştirdiklerini ve 2010 yılında projeye tasarım konusunu da dahil ettiklerini söyledi.
Tıbbi cihaz sektörünün ülkenin genç nüfusu dikkate alındığında en çok önem verdikleri sektörlerin başında geldiğini belirten Ergün, bakanlıkları bünyesinde geçen yıl ilaç ve tıbbi cihaz sektörüyle ilgilenecek özel bir birim oluşturduklarını ve kısa sürede sektörün girdilerini ve çıktılarını görebildiklerini dile getirdi.
İhracatından 8 kat fazla ithalatı olan sektörü özellikle ofset uygulamalarla geliştirmeye karar verdiklerini belirten Ergün, şöyle konuştu:
"Sağlık Bakanlığımız ofset uygulamaları satın alma ve böylece sektörü geliştirme imkanına kavuştu. Satın alma gücümüzü ucuz satın almak yerine, tıbbi cihaz sektörümüzü geliştirmek, yeni teknolojilere sahip olmak ve bu teknolojilerde söz sahibi olmak için kullanmak niyetindeyiz. Ofset uygulamalar da bu niyeti hayata geçirecek önemli araçlardan birisi. Savunma sanayimizde başardığımız işi tıbbi cihaz sektöründe de başarmak istiyoruz. Bunu başarırsak, dünyada 150 milyar doların üzerindeki pazardan daha çok pay alabiliriz."
- ANKARA
Son Dakika › Ekonomi › 'Hezarfen Medikal Ankara Projesi' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.