IMF'den Büyüme Yavaşlıyor Uyarısı

IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp, 'Büyüme Biraz Yavaşlıyor ve Ekonomik Hassasiyetler de Ele Alınmayı Bekliyor' Dedi.
IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp, "Büyüme biraz yavaşlıyor ve ekonomik hassasiyetler de ele alınmayı bekliyor" dedi.
Politikaların enflasyonist baskılara karşı biraz daha sıkılaştırılması gerektiğini söyleyen Bredenkamp, "Yeni ve canlandırılmış ivmeye ihtiyaç var" diye konuştu.
ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp, Türkiye’nin yakın geçmişte oldukça etkileyici bir ekonomik performans sergilediğini söylemekle birlikte, büyümenin yavaşladığına dikkat çekti. Yeni bir ivmeye ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Bredenkamp, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadeleyi daha güçlü bir şekilde ele alması gerektiğini söyledi.
POLİTİKALAR SIKIŞTIRILMALI: Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ile Konrad Adenauer Stiftung’un düzenlediği "Küresel Rekabet İçerisinde Türkiye Ekonomisi" konferansında konuşan Bredenkamp, Türkiye’nin geleceği konusunda iyimser olmak için epey neden bulunduğunu belirtirken, 2001’den bu yana gösterilen ekonomik performansa karşın büyümeye ilişkin bazı uyarılarda bulundu. "Büyüme biraz yavaşlıyor ve ekonomik hassasiyetler de ele alınmayı bekliyor. Bunlar önümüzdeki 5 yılın konuları. 2004’teki performansın ardından büyümede bir yavaşlama var" diyen Bredenkamp, şöyle konuştu: "2007’den itibaren politikaların biraz daha enflasyonist baskılara karşı sıkılaştırılması gerekiyor. Ekonomideki bu rakamların, ülkenin nüfusu ve daha büyümesi dikkate alınarak büyüme ihtiyaçlarının gerekleri de dikkate alınarak yüksek oranda büyümeyi temin etmek gerekiyor. Yeni ve daha canlandırılmış, tazelenmiş ivmeye ihtiyaç var. Türkiye’de son 5 yılda enflasyonla mücadelenin oldukça etkileyici sonuçlar doğurdu. Ancak Merkez Bankası bundan sonra istikrarı sağlamakla beraber enflasyonla mücadeleyi yeniden ve daha güçlü bir şekilde ele alması gerekiyor."
BUNU YAPMAYA DEĞER Mİ: Bu yıl için enflasyonda yüzde 4 beklenti olduğunu, piyasadaki enflasyon beklentisinin ise bunun üzerinde bulunduğunu vurgulayan Bredenkamp, "Türkiye’de düşük enflasyon düzeyinin yakalanabileceğine dair bir endişe var. Hatta ’Bunu yapmaya değer mi’ diye bir görüş bulunuyor. Ülkeler çapındaki kanıtlara göre tek haneli enflasyon büyüme için olumlu. Bu, yararını uzun vadede gösterecek. Türkiye’ye benzer ülkelerde de bu durum böyle yaşandığı için Türkiye’de enflasyonun tek haneli rakamlara düşürülmesi ve daha da aşağıya indirilmesi gerekiyor" dedi.
DEĞERLİ TL VE DALGALANMA: Küresel piyasalarda yakın zamanda yaşanan dalgalanmaların Türk ekonomisinin hálá hassasiyetleri olduğunu ortaya çıkardığını dile getiren Bredenkamp, "Özellikle aşırı değerli Türk Lirası Türkiye’yi pazardaki dalgalanmalara maruz bırakıyor. Türkiye’nin yükselen piyasalardaki yerini orta seviyelerden üst seviyelere çıkarmak için güçlü politikalar uygulamak gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
YENİ HÜKÜMETE ÖNERİLER: Seçim sonrasında iş başına gelecek olan yeni hükümete de bir dizi öneride bulunan Bredenkamp, yeni dönemde yüksek ve sürdürülebilir bir büyüme stratejisi oluşturulması gerektiğine vurgu yaptı. Bredenkamp, Türkiye’de enflasyonun tek haneli rakamlara düşürülmesi daha düşük kamu borcu, daha güçlü rezerv, etkili bir vergi yapası, daha esnek bir işgücü piyasası, daha gelişmiş mali piyasalar ve daha rekabetçi ürün piyasalarına ihtiyaç olduğunu kaydetti. Bredenkamp, kayıtdışı ekonomiyle mücadelede daha fazla yol katedilmesi gerektiğini söyledi.
Şahenk: Yapısal dönüşüm süreci devam ettirilmeli
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomik ve Mali İşler Komisyonu Başkanı Ferit Şahenk, "Türkiye’nin gösterdiği ilerleme rastlantı değil" derken, elde edilen kazanımların korunması ve ilerletilmesi için yapısal dönüşüm sürecinin devam ettirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin küresel rekabet endeksinde en hızlı yükselen 4’üncü ülke olduğunu hatırlatan Şahenk, "Türkiye’nin gösterdiği bu ilerleme raslantı değil. Kriz sonrası ekonomik politikalar ve uluslararası rekabet gücünün artışı ilerlemede çok önemliydi" dedi. Bu dönemde sağlanan başarının arkasındaki faktörlerin IMF tarafından da desteklenen ekonomik program ve Avrupa Birliği’ne uyum sürecini olduğunu belirten Şahenk, "Ekonomik istikrarı tesis ettiğimiz, ortalama yüzde 7.5’luk bir büyüme hızı yakaladığımız, önemli reformları hayata geçirdiğimiz bu dönem, hem bizim hem de uluslararası yatırımcıların, Türkiye ekonomisinin geleceğine umutla bakmasını sağladı" dedi. Reform sürecinin yapısal reformlardan mikro ekonomik reformlara doğru genişletilmesinin ve derinleştirilmesinin piyasalara, hükümetin ve Türkiye’nin kalıcı ekonomik kazanımlar konusundaki ısrarını kanıtlayacağını dile getiren Şahenk, "Küresel sermayenin günümüzde serbest, hızlı ve kolay hareket eden yapısı dikkate alındığında, bu olumlu durumun devamını sağlayacak koşullar ancak son dönemde gerçekleşen yapısal reformların sürdürülmesiyle mümkün olacak" diye konuştu.
Türkiye’nin ekonomik performansı iyiye gidiyor
AVRUPA Komisyonu Eski Başkanı Jacques Santer, Türkiye’nin rekabet gücünü değerlendirdiği konuşmasında şunları söyledi: "Türkiye’nin ekonomik performansı çok iyiye gidiyor. Hükümetin gerçekleştirdiği reform sürecini memnuniyetle karşılıyoruz. Bu reformlar halk için yapılıyor ve Avrupa Birliği (AB) de bunu desteklemelidir."
Yüzde 6.5’lik hedefi şimdi düşüremeyiz
ENFLASYONUN hedefin üzerinde gittiğini söyleyen Hugh Bredenkamp, faiz dışı fazla hedefiyle ilgili olarak, "Yüzde 6.5 ’sonsuza kadar olması gereken’ hedef olmalıdır diyemeyiz. Bu hedefin düşürülmesi gerekir ama henüz o noktaya gelmediğimizi düşünmekteyiz" dedi. Borcun çok kötü görünmediğini, pek çok Avrupa ülkesinden daha kötü olmadığını vurgulayan Bredenkamp, "Türkiye, pazardaki çalkalanmaya biraz daha hassas ama Avrupa’daki normal yerin altında bir vadeye sahip. Gelecekte belirli bir döngü aşağıya inmeye başladığında Türkiye’nin, manevra şansı var ve bu döngünün olumsuz etkileriyle başa çıkabilecek gücü ve marjı var. Orta vadede yurt içi hasılanın yüzde 30’una çekmek bir amaç olabilir" diye konuştu. Merkez Bankası’nın hálá yüzde 100’lük kısa vadeli borçlanmayla gittiğini belirterek, "Adeta bir kural olarak kullanılıyor" diyen Bredenkamp, Türkiye’de vergi reformunun yapılmasının çok önemli ve herkesin bu konuda mutabık olduğunu, işletmeler için daha düşük vergi oranlarının sağlanması gerektiğini kaydetti.