İş Yatırım Genel Müdürü İlhami Koç:

İş Yatırım Genel Müdürü İlhami Koç Yatırımcılara Döviz Açıkları veya Dövize Hassasiyetleri Yoksa YTL Türü Araçlara Yatırım Yapmalarını Önerdiklerini Söyledi.
İş Yatırım Genel Müdürü İlhami Koç yatırımcılara döviz açıkları veya dövize hassasiyetleri yoksa YTL türü araçlara yatırım yapmalarını önerdiklerini söyledi.
İş Yatırım'ın 2007 yılı performansının değerlendirildiği ve 2008 hedeflerinin açıklandığı basın toplantısında konuşan İlhami Koç son yıllarda Türkiye'nin borç dinamiklerinin sağlıklı bir yapıya kavuştuğunu ve faiz oranlarının hala çok yüksek olduğunu kaydederek değişken faizli tahviller ve mevduat gibi YTL cinsi araçlara yatırım yapılmasını öncelikle tavsiye ettiklerini vurguladı.
Cari açığın hala çok yüksek olduğunu ve teoriye göre kurda bir gün mutlaka düzeltme olacağını ifade eden İlhami Koç ancak yurt içi siyasi belirsizliklerin yada yurt dışında ABD kredi piyasalarında yaşanan sorunların kriz haline dönüşmesi durumunda dahi kurda yaşanacak hareketin kısa süreli olacağını tahmin ettiklerini belirterek sürekli YTL'ye yatırım yapan yatırımcının kriz durumunda kısa vadede zararda görünse bile yüksek faizler nedeniyle uzun vadede yine karda olacağını anlattı.
Koç bunun yanında sene başında İMKB'nin yıllık getiri potansiyelini yüzde 20 olarak tahmin ettiklerini fakat yurt içinde ve yurt dışında yaşanan son gelişmelerin ardından bu tahmini aşağı doğru revize ettiklerini belirtti. İlhami Koç yinede İMKB'de hala yatırım yapmak isteyenlerin kısa vadeli düşünmemeleri gerektiğini en az 1 yıllık yatırım planı yapmaları gerektiğini ifade ederek İş Yatırım olarak sundukları öneri listesinin yüzde 70 getiri sağlama potansiyeli olduğunu tahmin ettiklerini aktardı.
S&P'NİN NOT DÜŞÜRMESİ ETKİLİ OLMADI Konuşmasında kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poors'un (S&P) Türkiye'nin görünümünü negatife çevirmesine de değinen Koç, 94 krizinde S&P'nin not indiriminin ciddi bir kriz nedeni olarak görüldüğünü hatırlattı fakat günümüzde durumun aynı olmadığını belirtti. Rating kuruluşlarının özellikle ABD mortgage piyasasında yaptıkları yanlış değerlendirmelerin ardından itibar kaybettiklerini kaydeden İlhami Koç ayrıca artık uluslararası yatırımcıların kendi değerlendirmelerini yapmayı tercih ettiklerini bu nedenle rating kuruluşlarının yaptıkları değerlendirmelerin her anlamda olayların gerisinde gelmeye başladığını anlattı.
Koşullarda yaşanan değişimler nedeniyle S&P'nin Türkiye'nin görünümünü negatif'e çevirmesinin de olumsuz bir etkisinin görülmediğini belirten Koç aksine eurotahvil piyasasında S&P'nin açıklamasının ardından olumlu gelişmeler dahi yaşandığını ifade etti.
TÜRK TELEKOM KENDİ TALEBİNİ YARATABİLECEK BİR HALKA ARZ Son yaşanan yurt içi ve yurt dışı gelişmelerin ardından özellikle 2008'in ilk yarısının halka arzlara kapandığını düşündüklerini belirten Koç buna rağmen ilk yarıda kendi talebini yaratacak halka arzların yine de mümkün olabileceğini dile getirdi.
İlhami Koç özellikle Türk Telekom halka arzının kendi talebini oluşturabilecek bir halka arz olduğuna inandıklarını fakat yabancı yatırımcıların aynı konuda ne düşüneceklerini şimdiden bilmenin zor olduğunu ifade etti.
Toplantıda söz alan İş Yatırım yöneticileri ise uluslararası bankacılık sisteminde bir daralma söz konusu olduğu için Halkbank ve Vakıfbank gibi bankacılık özelleştirmelerinin bu dönemde gerçekleşmesinin zor olduğunu fakat otoyol ve enerji dağıtım ihalelerinin hala riski az, getirisi yüksek ve finanse edilebilir özelleştirmeler olarak yabancı yatırımcılardan ilgi göreceğini tahmin ettiklerini belirterek 2008 yılında İş Yatırım'ın Türkiye'ye doğrudan yabancı sermaye yatırımı tahmininin 15 milyar dolar olduğunu dile getirdiler.
ÖZEL SEKTÖRÜN DÖVİZ CİNSİ BORÇLARI TEHLİKE DEĞİL İlhami Koç piyasalarda özel sektörün döviz cinsi borçlarında görülen artışın bir tehlike olarak sıkça konuşulduğunu fakat kendilerinin bu görüşe katılmadıklarını da ifade ederek, firmaların kendi risk ve maliyet analizlerini çok iyi yaptıklarını, birçok firmanın da ya döviz geliri bulunduğunu ya da fiyatların dövize endeksli oluştuğu piyasalarda faaliyet gösterdiklerini belirtti.
İSTANBUL'UN FİNANS MERKEZİ OLMASI İstanbul'un bir finans merkezi olabileceğine inandığını da belirten Koç bunun için öncelikle devlet desteğinin şart olduğunu vurguladı.
Coğrafi konumu nedeniyle İstanbul'un daha önce tarihte olduğu gibi kendi sermaye piyasaları küçük olan komşu ülkelerin kağıtlarının işlem gördüğü bir merkez haline gelebileceğini anlatan İlhami Koç bir rakip olarak değerlendirilebilecek olan Dubai'den her yıl bir iki defa kamu görevlilerinin kendilerini ziyaret ettiği Türkiye'de de bir kamu otoritesinin bu konuda görevlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye'de uygulanan vergi sisteminin de İstanbul'un finansal merkez olmasını engellediğini kaydeden Koç özellikle gelir vergisinde stopaj uygulamasının ve BSMV'nin çok olumsuz etki oluºturduğunu belirtti. BSMV nedeniyle bugün Londra'da yapılan birçok işlemin BSMV kaldırılması halinde Türkiye'ye döneceğini anlatan İlhami Koç devletin bu işlemlerden kurumlar vergisi yoluyla vergi geliri elde edebileceğini vurguladı.
(ERÖ-ERÖ-ÖK-E)