Küresel Ekonomi ve Sıfır Atık Vurgusu - Son Dakika
Son Dakika Logo

Küresel Ekonomi ve Sıfır Atık Vurgusu

Küresel Ekonomi ve Sıfır Atık Vurgusu
02.06.2026 16:35

İSO Başkanı Bahçıvan, 'al-kullan-at' anlayışının yıllık 25.4 trilyon avro kayba neden olduğunu belirtti.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, küresel ekonominin "al-kullan-at" anlayışı nedeniyle yılda yaklaşık 25,4 trilyon avroluk ekonomik değeri kaybettiğini söyledi.

İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Valiliği himayelerinde ve Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda 1-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen "İstanbul Sıfır Atık Haftası" faaliyetleri kapsamında "Sanayinin Sıfır Atık Yolculuğu: Döngüsel İş Modelleri" toplantısına İstanbul Valisi Davut Gül, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ve çok sayıda davetli katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Bahçıvan, bugün insanlığın dünyanın sınırlarını zorlayan ve birbirini etkileyen üç büyük krizle karşı karşıya bulunduğunu, bunların iklim değişikliği, kirlilik ve biyolojik çeşitlilik kaybı olduğunu söyledi.

Bu çok katmanlı krizin, doğal kaynakların korunmasını zorunlu kıldığını belirten Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda insanlık olarak küresel ölçekteki en kritik meselelerden biri, üretim/tüketim alışkanlıklarımızın dönüşmesi gerekliliği. Bu noktada döngüsel ekonomi yalnızca çevresel bir tercih değil, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için adeta bir ekonomik zorluk haline gelmiş durumda. Kaynakların daha verimli kullanıldığı, atığın üretimin her aşamasında bir değere dönüştürüldüğü ve ürünlerin yaşam döngüsünün uzatıldığı bu model, aynı zamanda sanayimizin rekabet gücünü artıran stratejik bir dönüşüm alanı haline de geldi. Yapılan uluslararası çalışmalara göre bugün küresel ekonomi 'al-kullan-at' anlayışı nedeniyle yılda yaklaşık 25,4 trilyon avro değerinde bir ekonomik değeri kaybediyor. Bu rakam küresel gayri safi hasılanın yaklaşık 3'te birine denk geliyor."

Bahçıvan, kaynakların verimli yönetildiği, döngüsel iş modellerinde kaybedilen bu değerin, önemli bir bölümünün ekonomide kalmaya devam edeceğini, diğer taraftan su kaynaklarını etkin ve verimli yönetebilen ülkelerin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda gıda ve enerji güvenliği açısından da stratejik bir avantaj elde ettiğini belirtti.

Bu noktada döngüsel ekonomi yaklaşımıyla suyu merkeze alan politikaların benimsenmesi, sürdürülebilir büyümeyi desteklediğini ve uzun vadeli rekabetçiliğin de temelini oluşturduğunu ifade eden Bahçıvan, sanayinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını ve nitelikli üretim anlayışının dönüşümde belirleyici bir rol üstlendiğini anlattı.

Bahçıvan, "Türkiye sanayisi de bu sürece odaklandığında üretim kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve girişimcilik ruhu ile dönüşümün kazananları arasında yer alacak." açıklamasında bulundu.

Bu dönüşümün yaygınlaşması için üniversite sanayi işbirliklerinin ve AR-GE yatırımlarının artırılarak bilimsel bilginin üretime dönüştürülmesi, yenilikçi teknoloji girişimlerinin sanayi ile buluşturulması gerektiğini dile getiren Bahçıvan, yasal düzenlemeler şirketlerin dönüşüm sürecini hızlandırırken, yeşil dönüşümünü benimseyen firmaların uluslararası pazarlarda finansmana erişiminde avantaj sağladıklarını vurguladı.

"Küresel yeşil tahvil hacmi 4 trilyon doları aştı"

Bahçıvan, "Güncel verilere göre, 2025 yılı sonu itibarıyla küresel yeşil tahvil hacminin 4 trilyon doları aşması küresel piyasaların bu konuya verdiği önemin değerli bir göstergesi. Sıfır atık yaklaşımı yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda ekonomik rekabetçiliğin ve toplumsal dayanıklılığın da temel unsurudur." diye konuştu.

Bahçıvan, "Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerine başlatılan ve bugün 193 ülkede karşılık bulan Sıfır Atık Hareketi, Türkiye'nin sürdürülebilirlik alanında küresel bir lider ülke konumuna yükseldiğine en güçlü kanıtıdır." dedi.

İSO Yönetim Kurulu Bahçıvan, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da Türkiye'nin ev sahipliği ve dönem başkanlığında gerçekleşecek olan COP31'in büyük bir gurur ve heyecan kaynağı olduğunu belirtti.

Bahçıvan, "COP31, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele edildiği vizyonunu, politika çerçevesini, üstlendiği sorumluluğu ve belki de en önemlisi özel sektör olarak gücümüzü tüm dünyayla paylaşmamıza imkan sağlayacak." şeklinde konuştu.

İstanbul Sanayi Odası olarak 2022'den bu yana katıldıkları COP toplantılarından elde ettikleri deneyimle, COP31'e yönelik planlama ve hazırlıklarını ulusal ve uluslararası paydaşları ile istişare içerisinde titizlikle yürüttüklerini aktaran Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"COP31'e giden süreçte içinde bulunduğumuz 1-7 Haziran haftasında gerçekleşen İstanbul Sıfır Atık Haftası, sıfır atık bilincinin artırılması, çevresel sürdürülebilirlik anlayışının güçlendirilmesi ve bu bilincin tüm kesimlerde yaygınlaştırılmasına katkıda bulunacaktır. 5-7 Haziran arasında gerçekleşecek, 180'den fazla ülkeden 5 bini aşkın üst düzey katılımcının, 120'nin üzerinde bakanın ve 200'den fazla belediye başkanının iştirak edeceği, Uluslararası Sıfır Atık Forumu da diyaloğu besleyen, uygulamalarını teşvik eden küresel bir platform niteliği taşıyor. Bu bağlamda imzalayacağımız Sıfır Atık İşbirliği Protokolü'nün taşıdığı anlam çok daha güçlü bir şekilde ortaya çıkıyor."

Bahçıvan, "Protokol kapsamında Sıfır Atık Vakfımız ile gerçekleştirebileceğimiz ortak çalışmalar ile sanayimizdeki atık oluşumunun önlenmesini, üretim süreçlerinde kaynak verimliliğinin artırılmasını ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaşmasını hedefliyoruz." diye konuştu.

Bu arada, toplantıda "Sıfır Atık" yaklaşımının sanayi sektöründe yaygınlaştırılması, üretim süreçlerinde kaynak ve su verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir üretim uygulamalarının teşvik edilmesi amacıyla İSO ile Sıfır Atık Vakfı arasında işbirliği protokolü imzalandı.

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Küresel Ekonomi ve Sıfır Atık Vurgusu - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement