Türkiye'de Onbinlerce Aile Şirketi Var, Kurumsallaşma Yok! - Son Dakika
Son Dakika Logo

Türkiye'de Onbinlerce Aile Şirketi Var, Kurumsallaşma Yok!

Türkiye\'de Onbinlerce Aile Şirketi Var, Kurumsallaşma Yok!
12.10.2012 16:49

Kesin sayı bilinmemekle birlikte Türkiye'de onbinlerce aile şirketi var.

Türkiye'nin toplam işletme sayısının Yüzde 70'ini oluşturan aile şirketleri, çoğunlukla KOBİ'ler. Türkiye'de bu derecede önemli olan KOBİ'lerde iş, kurumsallaşmaya geldiğinde neyazık ki görmezden geliniyor. Eğitim Danışmanlık ve Koçluk hizmeti veren ŞAPKA, aile şirketlerinde en büyük eksikliğin satış ve marka yönetimi konusunda olduğunu söylüyor ve ekliyor; "Satışları çok iyi olan bir şirketin dahi, devamı garanti altına alınmazsa, şirket sahibinin kurumsallaşma adına parasını, enerjisini ve emeğini kaybedebileceği açıktır."

Türkiye'de 'Kobi' olarak adlandırılan işletmelerin hemen hemen hepsi aile şirketi. Aile şirketi kurmanın girişimcilikle eş anlamlı görüldüğü Türkiye'de, kesin sayı bilinmemekle beraber onbinlerce aile şirketi var.

Toplam işletme sayısının yüzde 70'ini aile şirketlerinin oluşturduğu Türkiye ekonomisi için önemli olan aile şirketleri ve diğer bir değiş ile KOBİ'ler, yıldan yıla büyüme hızlarını artırırken, kurumsallaşma anlamında ise geri kalıyor. Eğitim Danışmanlık ve Koçluk hizmetleri sunan ŞAPKA, aile şirketlerinde kurumsallaşma adına şirketlere eşi benzeri olmayan uygulamalı eğitimler veriyor. ŞAPKA'ya göre sadece verilen danışmanlık hizmeti ile şirketlerin sürdürülebilirliğini sağlamak da mümkün değil. Şirketler mevcut faaliyetlerini daha iyi ve verimli sürdürdüklerinde ve sürekli optimumu kovaladıklarında etkili ve kalıcı olurlar. Bunun için de herşeyden önce mevcut bir düzenin sağlanmış olması gerekli.

Şapka'nın kurucusu Müge Çevik aile şirketleri ve KOBİ'lerin gelişme sürecini şu sözleri ile ifade ediyor; "Aile şirketleri dendiğinde akla ilk " kurumsallaşma" fikri geliyor. Ancak şirketlerin aklına kurumsallaşma ya işler büyüyen aileyi doyuramadığında ya da her şey harika giderken geliyor. Aile şirketlerine kurumsallaşmaları gerektiği öyle ezberletiliyor ki, mevcut performanslarında iyi yaptıkları şeyleri de beğenmez, bunların farkına varamaz oluyorlar. Aile büyüdükçe şirketin aileye aynı standartları sağlaması zorunluluğu, işin başındaki jenerasyonu strese sokarken, yeni jenerasyonun sanki sürekli bir şeyler eksik ya da yavaş yapılıyormuş duygusu ile mevcut durumu, daha iyisini nasıl yapacağını bilmeden eleştirel olmasına neden oluyor. Şapka'da verdiğimiz eğitimler, aile şirketlerinin, kendi önceliklerini belirleyerek kendi prensip ve değerleri çerçevesinde gelişmesini ve bu noktadan sonra sürdürülebilirliklerini sağlıyor."

ŞAPKA, Kobi ve Aile Şirketlerini Başarıya Yöneltiyor!

Şapka'nın kurucusu Müge Çevik, aile şirketlerine şu tavsiyeleri veriyor; "Türkiye'de şirketlerin yüzde 50'sinin üretim yaptığı varsayılırsa, bu üretimin satılması ve şirketin gelir dengesini oluşturulan koşul ve yönetim şartları, o şirketin varoluşunda en önemli rolü oynar. Sürekli satış geliştirme zihniyetinde olmayan bir şirkette kurulan yönetim kuralları ve organizasyonlar başarısızlıkla sonuçlanır."

Onbinlerce örneğin yer aldığı dünyada, tek bir doğru metottan bahsetmenin mümkün olmadığını belirten Çevik, her şirketin kendi dengesinin, kendi değer ve hedeflerinin tek tek konu alınmasının ve detaylı anlaşılmasının gerekliliğinden bahsediyor. Aksi halde satışları çok iyi olan bir şirketin bile her koşulda devamı garanti altına alınmazsa, şirket sahibinin kurumsallaşma adına parasının, enerjisinin ve emeğinin kaybedileceği açık.

Piyasa'da benzeri olmayan 2 çeşit eğitim ŞAPKA'da!

Çevik'e göre; Türkiye'deki aile şirketlerinin çokluğuna ve çeşitliliğine rağmen neredeyse tamamının satış ve marka yönetimi konusunda tıkanma yaşamaları tesadüf değil. Yönetim sıkıntıları, kurumsallaşamamalarının en önemli nedeni de yine benzer bir teknik eksiklikten doğmakta. Müge Çevik, Şapka'da aile şirketlerinin ve KOBİ' lerin çok büyük bölümüne uygun olarak tasarlanmış, piyasada benzeri olmayan 2 farklı eğitimin alınabileceğinden bahsediyor;

1) Yarat ! Yönet! Kazan!

Bir işletmeci gözüyle şirket sahiplerinin ya da müteşebbislerin kendi şirketlerini görmesini amaçlayan, sadece bilgi değil aynı zamanda bu bilgiyi kullanma becerisi de sağlayan bir eğitim. Yeni iş kuracaklara, işini büyütmeyi düşünenlere uygun olan bu eğitimde verilen temel konular, şu soruların cevaplarının altında yatıyor. bir işletmede veya satış sürecinde nereler yaratılır? Yönetim dediğimiz şey neleri yönetmeyi içerir? ve en son olarak para nasıl kazanılır? Bu döngü birbirini nasıl destekler?

Çevik, YARAT!YÖNET!KAZAN! eğitiminden sonra şirketlerin kendi sorunlarını kendilerinin fark edip, bu noktadan sonra özellikle destek almak istedikleri alanı kendilerinin belirleyebildiklerini söylüyor. Kendi işlerini nasıl geliştireceklerini öğrenmiş olan şirketler, bu eğitimin ardından 4 haftalık koçluk süreci ile de eğitim çıktılarının şirkette nasıl vücut bulduğunu ve nelerin eskiye göre farklı yapılmaya başladığını takip edebiliyorlar.

2) İşinize 'Gelir'se Koçluk

Özellikle üretim ve satış odaklı şirketleri konu alan bir eğitim programı olan "İşinize 'Gelir'se Koçluk'ta" temel amaç; patrona veya yeni gelen jenerasyona satışı nasıl yöneteceklerini, markalarını ve kurumsal kimliklerini nasıl yönetmeleri gerektiğini ve rekabeti nasıl bertaraf edeceklerini anlatan bir eğitim programı. Yani şirketin/ markanın mevcut durumunun fotoğrafını çekip, varmak istediği noktanın detaylı tarifini ve buna ulaşıp ulaşmadığının nasıl anlaşılacağına dair kriterleri, bu hedefe gidecek stratejilerin ve temel adımlarının neler olacağının, eğitim boyunca katılımcılar ile birebir belirlendiği, teorinin nasıl pratiğe döküleceğinin net bir şekilde verildiği bir uygulama eğitimi.

Kaynak: Bültenler

Son Dakika Ekonomi Türkiye'de Onbinlerce Aile Şirketi Var, Kurumsallaşma Yok! - Son Dakika


Advertisement