Devlet Bakanı Ali Babacan, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu Tasarısı'nın 2. bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Babacan, "Halk Bankasının bu yüzde 51'inin satışı ya da Ziraat Bankasının özelleştirme süreci özellikle kontrol hissesinin satışı için önümüzdeki birkaç yıl zaten dünya piyasası uygun olmayacak."dedi.
Babacan şu açıklamayı yaptı:
"Bizim ilk iktidar olduğumuz 2002 yılının kasım ayında Halk Bankası ve Ziraat Bankası tek bir ortak yönetim kurulu altında birleştirilmiş durumdaydı ve Halk Bankası ile Ziraat Bankasının birleştirilmesi Uluslararası Para Fonu tarafından planlanmıştı ve bir bakıma bütün ekonomik program dokümanlarında da böyle yer alıyordu. Yani Halk Bankası artık kendi başına devamlılığını sürdüremeyecek, zayıf duruma düşmüş ancak Ziraat Bankasıyla beraber birleştirildiğinde ayakta kalabilecek bir banka olarak görülüyordu. Bizim, biliyorsunuz attığımız ilk adımlardan birisi öncelikle bu yönetim kurullarını ayırmak oldu ve Ziraat Bankasıyla Halk Bankasının ayrı tüzel kişilik olarak devam etmesini o zaman uygun gördük ve bu önemli adımın da sonuçlarını aslında Halk Bankasının hem ilk yüzde 25'inin halka açılmasında hem de daha sonra yüzde 24'ünün halka arzında da gördük yani bir bakıma değeri sıfırlanacak, Ziraat Bankasının içerisinde eritilecek bir kurum gözüyle bakılırken 2002'de, şu anda toplam piyasa değeri yaklaşık 10 milyar dolara ulaşmış bir değerden, bir kurumdan bugün bahsediyoruz.
Bugün, özellikle 2008-2009 krizinden sonra dünyada bankacılık sektörü büyük sıkıntılar geçiriyor. Dolayısıyla, bizim kamu bankalarımızın herhangi bir tanesini gelip stratejik yatırım olarak tamamını satın alabilecek güçte, kuvvette bir banka da şu anda biz dünyada görmüyoruz, göremiyoruz. Tam tersine, büyük bankalar şu anda varlık satışı operasyonları yapıyorlar, kendi sahip oldukları iştirakleri satarak bilançolarını düzeltmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla, Halk Bankasının bu yüzde 51'inin satışı ya da Ziraat Bankasının özelleştirme süreci özellikle kontrol hissesinin satışı için önümüzdeki birkaç yıl zaten dünya piyasası uygun olmayacak.
Dolayısıyla, bizim planımızda da, kısa ve orta vadeli planımızda da böyle bir adım yok. Biz halka arzıyla bu bankaların nesini sağlamış olduk ki Vakıfbankın da biliyorsunuz yüzde 25'i halka arz edilmiş durumda, Ziraat Bankasında henüz öyle bir operasyon yapılmadı ama o da önümüzdeki dönemde gündemimizde olabilir. Henüz kesin karar vermiş olmamakla beraber Ziraat Bankasının da ilk halka arzı söz konusu olabilir. Burada, bizim yaptığımız, bu kıymetli kamu kuruluşlarının bir yandan devlet kontrolünde bir süre daha devamını sağlarken, öte yandan da buradan elde ettiğimiz özelleştirme gelirlerini ağırlıklı olarak borcu azaltmakta kullanmamız. Yani bir bakıma kamunun borcu var, biz bu borca faiz ödüyoruz, öbür tarafta da varlık var. Bu varlığın bir kısmını nakdî değere çevirerek borcumuzu azaltıyoruz, toplamda da bu miktarda daha az faiz ödemiş oluyoruz, bize özelleştirmenin en önemli faydası bu. Kaldı ki hem Ziraat Bankası hem Halk Bankası, biliyorsunuz, gerçekten, son on yılda performans açısından çok çok farklı bir noktaya geldiler. Bu bankalar sürekli görev zararı üreten bankaydı, sürekli hazineden kaynak aktarmak durumunda kalınıyordu bu bankalara. Hâlbuki son on yıldır, şöyle bir bakın, her yıl muntazam olarak bu bankalar hazineye kaynak aktarmakta,
kâr etmekte, maliyeye vergi ödemekte, hazineye de temettü ödemekte. Kamu bankalarının bugüne kadar hazineye aktarmış oldukları değer 10 milyar doların üzerinde,kazanıp temettü olarak hazineye aktardıkları rakam. Yıllarca, on yıllarca görev zararı olan bu bankalar şu anda kârlı bir şekilde çalışmakta. Bakıyoruz, bir yandan Halk Bankası esnaf kredileriyle, öbür taraftan Ziraat Bankası çiftçi kredileriyle de çok büyük hacimlere ulaştı, hem faizler çok çok düştü son on yılda hem de
bu kredilerden faydalanan esnaf sayımız ve çiftçi sayımız çok çok yüksek sayılara ulaşmış durumda. Kamu bankaları ayrı ayrı, birbirinden
bağımsız şekilde, kendi yönetim kurulları tarafından yönetiliyor ve rekabet ortamı içerisinde çalışıyor bu bankalar, hem birbirleriyle hem de özel sektör bankalarıyla rekabet içerisinde çalışıyorlar."
SERMAYE PİYASASI KANUNU ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA TBMM GENEL KURULUNUN GÜNDEMİNE GELEBİLECEK
Devlet Bakanı Ali Babacan, Sermaye Piyasası Kanununun önümüzdeki hafta TBMM Genel Kurulunun gündemine gelebileceğini söyledi
Babacan, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu Tasarısı'nın 2. bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Babacan şunları söyledi:
"Biliyorsunuz, Sermaye Piyasası Kanunu'nda -ki muhtemelen, herhâlde, önümüzdeki hafta inşallah Genel Kurulun gündemine gelecek gibi görünüyor şu anda- bir borsa İstanbul anonim şirketi oluşturmayı öngörüyoruz ve burada hem hisse senetleri hem tahvil ve bono, bunların türevleri, aynı zamanda kıymetli madenler ve ürün ve enerjinin de yine menkul kıymetleştirilmiş şekliyle işlem gördüğü bir büyük kuruluş hâline getirmeyi düşünüyoruz, şu andaki tasarımız o şekilde. Bunun halka arzı da yine hem oradan bir miktar özelleştirme geliri sağlamamızı sağlayacak ama öte yandan da Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çok yakından denetleyeceğimiz, düzenleyeceğimiz bir şirket olacak bu. Yani "borsa İstanbul anonim şirketi" dediğimiz, her yönden, attığı hemen hemen her adımı Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yani devlet organı tarafından düzenlenen ve denetlenen bir yapıya sahip olacak ve oradaki bütün stratejik kararlar ancak devletin ilgili kurumlarının onayıyla alınabilecek yani oradaki hisse yapısının değişmiş olması, bizim devlet olarak oradaki düzenleme ve denetleme hakkımızı kesinlikle elimizden almıyor. Halka açık hâle gelmesinin, Borsa İstanbul Anonim Şirketinde de şeffaflık açısından çok çok önemli faydası var. İyi yönetişim açısından yine çok çok faydası var ve biraz daha kâr odaklı çalışması açısından da, performans odaklı çalışması açısından da yine çok çok faydası var. Tabii, bu ancak anonim şirket hâline geldikten sonra atılacak adımlar ama hem yasal düzenlemede -ki Sermaye Piyasası Kanunu'nun detaylarına baktığımızda o var- hem de işin ruhunda yine devletin yakın bir takibi, düzenlemesi ve denetlemesi söz konusu olacak."
Son Dakika › Ekonomi › 'Ziraat Bankası'nın Halka Arzı Söz Konusu Olabilir' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.