2uluslararası İtibar Yönetimi Konferansı Yapıldı - Son Dakika
Son Dakika Logo

2uluslararası İtibar Yönetimi Konferansı Yapıldı

19.10.2012 16:13

Kadir Has Üniversitesi Cibali Yerleşkesi'nde düzenlenen Uluslararası İtibar Yönetimi Konferansının önemli konukları vardı.

Uefa ASBAŞKANI ŞENES ERZİK İTİBAR YÖNETİMİ DEYİNCE SADECE KURUMSAL YAPI DÜŞÜNÜLMESİN, İÇİNDEKİ KİŞİLER DE İTİBARLI OLMALI

ULUSLARARASI TRANSFER, DAVALAR SONUNDA AĞIR CEZALAR ÖDENEN ŞEKLE DÖNÜŞTÜ

FIFA KOKARTLI HAKEM CÜNEYT ÇAKIR HEDEFİMİZ DÜNYA KUPASI'NDA MAÇ YÖNETMEK

TÜRKİYE ENGELLİLER SPOR YARDIM VE EĞİTİM VAKFI BAŞKANI YAVUZ KOCAÖMER İTİBARLI OLMAK DEMEK SAYGI GÖRMEK DEMEK

Kadir Has Üniversitesi Cibali Yerleşkesi'nde düzenlenen Uluslararası İtibar Yönetimi Konferansının önemli konukları vardı.

UEFA Tahkim Kurulu Üyesi ve TFF eski Başkanı Levent Bıçakçı'nın başkanlığında yapılan Spor ve İtibar Yönetimi oturumunda UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır ve Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı Başkanı Yavuz Kocaömer konuşmacı olarak yer aldı.

İlk sözü alan Erzik; futbolcu menajerlerinin transferi büyük bir rant haline getirdiğini, uluslararası transferin davalar sonunda ağır cezalar ödenen şekle dönüştüğünü söyledi.

İtibar Yönetimi Enstitüsü ile konuşan Erzik, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin nasıl kurulduğunu anlatarak, Artılarıyla eksileriyle büyük bir ürün olduğunu bugün ispatladı. Yalnız kulüplere, UEFA'ya değil, federasyonlara da büyük mali olanaklar sağlıyor. Bu bir itibar vesilesi, başarı öyküsüdür dedi.

Bosman kararlarının ardından herkesin istediği transferi yapabilmesiyle transferin şeklinin değiştiğini kaydeden Şenes Erzik, şöyle devam etti

Maalesef futbolcu menajerleri transferi büyük bir rant haline getirdi. Futbolcudan, alan ve satan kulüplerden yani 3 yerden komisyon alıyorlar. Birinci

transferi yaparken, ikinci transfer periyodunda hangi takıma gideceğine kadar müthiş bir transfer trafiği başladı. Haksız rekabet, fair-play kuralları dışında

davalar oldu. Bizim kulüpleri de görüyorsunuz. Uluslararası transfer, davalar sonunda ağır cezalar ödenen şekle dönüştü. İki yıl önce eşgüdümlü transfer

sistemi getirdik. Amaç, şeffaflık, para hareketlerini tespit edebilmek ve uluslararası transfere kontrol mekanizması getirmek. Bunun faydalarını büyük

ölçüde gördük. Kötüden biraz iyileştirmeye doğru gidiyor. Bu da itibar açısından dünya futbolunu yönetenlere bazı olanaklar sağladı.Şenes Erzik, kulüplere finansal fair-play sistemi getirdiklerini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı

Türkçesi 'Ayağını yorganına göre uzat.' Gelirin neyse ona göre harcarsın. Bu işin önderi, mimarı, UEFA Başkanı Platini'dir. Son iki yıldır Türkiye'de Süper Lig ve 1. Lig'de finansal fair-play uygulanmaya başlandı. Bu sezon başlarken 23 takıma '30 Eylül'e kadar eğer ödenmemiş borçlarınızı ödemezseniz kupanın neresinde olursanız olun sizi çıkartma eylemine geçebiliriz.

Şu anda da kazandığınız paraları vermiyoruz' denildi. Bu takımlar arasında UEFA Süper Kupa şampiyonu Atletico Madrid, Malaga ve bizden de takımlar var.

İtibar yönetimi deyince sadece kurumsal yapı düşünülmesin, içindeki kişiler de itibarlı olmalı. İtibar da satın alınmaz, ya vardır ya yoktur.

ÇAKIR'IN AÇIKLAMALARI

FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır, uzun yıllar çok üst düzey organizasyonlarda temsil edilemeyen Türk hakemliğinin artık önemli turnuvalarda yer aldığını söyledi. Türkiye'nin 2009'da UEFA Hakem Konvansiyonu'na girmesinin Türk hakemliği için dönüm noktası olduğunu anlatan Çakır, UEFA Hakem Komitesi Üyesi Jaap Uilenberg ile eğitimci olarak sözleşme imzalandı. UEFA'da üst düzey hakemlere verilen eğitimin burada verilmesi büyük bir şanstı. 2000'li yıllarda Süper Lig kadrosuna girdiğimde arkadaşlarımla beraber hedefler belirledik. Önce UEFA Avrupa Ligi, UEFA Şampiyonlar Ligi ön eleme turlarında maç yönettik, sonra büyük turnuvalara çağrılmaya başlandık. Burada ekip olarak iyi maçlar yönettik. Türk hakemliği adına bunu başarmak zorundaydık şeklinde konuştu. Avrupa Şampiyonası'nda maç yönettikten sonra şimdi hedeflerinin Dünya Kupası olduğunu kaydeden Cüneyt Çakır, İnşallah çok çalışıp bunu da

başaracağız. Sorumluluğumuzun farkındayız. Ancak önemli olan başarıyı süreklikılmak. Türk hakemliği uluslararası büyük organizasyonlarda her zaman temsil

edilmeli. Avrupa Şampiyonası'nda iyi temsilden sonra Türk hakemliğine verilen önem arttı. Sezon başından beri verilen maçlara baktığınız zaman görüyoruz

ifadelerini kullandı.

Cüneyt Çakır, Türkiye'de hakemliğin itibarsızlaştırıldığını savunarak, Futbolun bir hata olduğunu unutmamalıyız. Bir Türk hakemi yurt dışında maç

yönettiğinde destek veriyoruz, ufak hatalarını görmüyoruz. Ancak burada bir taraf olma olayı başlıyor. Birbirimize saygı duymalıyız. Türkiye'de baskı ortamı

oluşturulmaya çalışıyoruz. Çok üst düzey hakemler baskıdan etkilenmez şeklinde konuştu.

BANA VERİLEN ŞANSI İYİ DEĞERLENDİRDİM

O dönem standart eğitim yakalama açısından UEFA büyük bir şanstı bizim için. Bu programa girme şansı yakaladım ve bana verilen şansı iyi değerlendirdim. Bizim jenerasyonumuzda bulunan hakem arkadaşlarımla birlikte bazı hedefler belirlemiştik. Bunlar uzun vadeli hedeflerdi. Uzun zamandır yapılamayanı yapmanın peşindeydik. Fırsatlar geldiği zaman bunları değerlendirmek zorundasınız. Daha sonra bizi avrupa liglerinde görevlendirmeye başladılar. UEFA'da ekip olarak çok başarılı maçlar çıkarttık, bunu Türk hakemliği adına yapmak zorundaydık. Her zaman yolun başındayız diyorduk ama artık yola çıktık ve bunuda çok çalışarak kazandık.

SADECE DÜNYA KUPASINDA BULUNMAK ÖNEMLİ DEĞİL BAŞARIYI SÜREKLİ KILMALIYIZ

Sadece dünya kupasına orada bulunmak için gitmemeliyiz. Önemli olan başarıyı sürekli kılmaktır. Arkadaşlarımızla en büyük hedefimiz Türk hakemliği her zaman uluslararası büyük organizasyonlarda zaman temsil etmek. Bu tarz organizsayonlarda aranan bir hakem grubu olmalıyız. Bunu sağlamak için çalışıyoruz, sorumluluğumuzun farkındayız neler yapmamaız gerektiğini biliyoruz. Avrupa Şampiyonasında ki iyi temsilden sonra Türk hakemlerine bakış açısı sezon başından beri verilen maçlara baktığımızda değiştiğini görüyoruz. Bundan daha çok çalışarak Türk hakemlerini, Türk futbolunu devamlı yükseltmeye devam edeceğiz.

Hakemlik gerçekten çok zor ve büyük saygı isteyen bir iş. Ülkemizde hakemliğin sunuluşuna baktığımız zaman hakemlik itibarsızlıştırılıyor. Daha birçok şey söylemek isterim ama engeller var. Futbolun bir hata oyunu olduğunu unutmamak lazım, çünkü hata olmadan gol olmaz. Birileri mutlaka hata yapmalı bu oyunda, kaleciler, futbolcular, hakemler hatta yöneticiler bile hata yapabilir oyunun içinde olmamalarına rağmen muhakkak hata yapabilirler. Bunu bir spor olarak görürsek bu hatalara tebessüm ile yaklaşabiliriz.

HERKES BİR TARAFTA OLMA OLAYI BAŞLIYOR

Malesef ülkemizde, bir maçı çok büyük gerginlikle izliyoruz ve bundan dolayı keyif alamıyoruz. Yurt dışında ki bir temsilcimizi ise destek vererek izliyoruz, yapılan ufak hataları bile görmüyoruz. Bu bizim evladımız diyoruz. Ülkemizde ise zaman zaman herkes bir tarafta olma olayı başlıyor. Ben bunu çok normal karşılıyorum ülkemizde ama, biraz daha saygı çerçevesinde olması lazım.

TÜRKİYE'DE BİR BASKI ORTAMI OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILIYOR

UEFA önceden 'fair-play' sloganını kullanıyordu. Şimdi daha etkili olması için 'respect' yani saygı dediğimiz sloganı kullanmaya başladı. Hakemler olarak yaptığımız işe saygı duymamız ve daha çok çalışmamız gerekir. Saygı görmek istiyorsak bunu yapmak zorundayız ama tabi bizde aynı saygıyı bekliyoruz. Oyunculardan,teknik adamlardan, yöneticilerden, taraftarlardan beklentimiz bu yönde. Türkiye'de bir baskı ortamı oluşturulmaya çalışılıyor ve bu baskıdan tüm futbol camiası etkileniyor. Yapılan bu baskıdan çok üst düzey hakemler etkilenmez. Ülkemizde tek kurban hakemler olarak gösteriliyor.

TÜRK HAKEMLERİNİ ÇOK GÜZEL GÜNLER BEKLİYOR

Benim en çok sevdiğim laf ise 'gürültünün ve patırtının içinde sukünetle dolaş, kalbinin sesini dinle bir kuşun kanat çırpışını duy' bunu duyabiliyorsanız. Bu iş olmuştur kimseden etkilenmezsiniz. Şuna inanıyorum gelecekte Türk hakemlerini çok güzel günler bekliyor. Önemli olan şu sadece türk hakemleri olarak değil Türk futbolunu bir yerlere getirmeliyiz biz bir ailenin parçasıyız bunuda çok çalışarak başaracağız

KOCAÖMER'İN AÇIKLAMALARI

Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı Başkanı Yavuz Kocaömer ise, Türkiye'de itibar diye bir kavram olduğuna inanmadığını belirterek, İtibarlı olmak demek saygı görmek demek. Biz Türkiye'de birbirimizin itibarını zedelemek ve yok etmek üzerine programlanmışız dedi.

Sporda bir tek şeye dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Kocaömer, Sporda sevgide serbestlik ama saygıda mecburiyet unutulmamalı. Dünyada engelli

sporcuların itibarını sağlamak için 2001'de Uluslararası Olimpiyat Komitesi ile Paralimpik Komitesi bir pozitif ayrımcılık kararı alıp, anlaşma imzaladı.

Olimpiyatı yapan ülke Paralimpik Oyunları da düzenlemek zorunda. Paralimpik Komitesi 'evet' demeden bu ülkede olimpiyat yapılamaz diye konuştu.

Oturumun sonunda İtibar Yönetimi Enstitüsü Başkanı Orhan Samast, konuşmacılara ve Levent Bıçakcı'ya plaket verdi.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel 2uluslararası İtibar Yönetimi Konferansı Yapıldı - Son Dakika


Advertisement