
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye
için AB sürecinin rafa kalkması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını
söyleyerek, "Türkiye'de rafa kaldırılan reform sürecinin lokomotifi olan AB
süreci değil, milletin değerlerine ve özgürlüklerine saygı duymayan siyaset
anlayışıdır" dedi.
Bakan Bağış, AA'nın Türkiye'nin AB üyeliği hedefi ile ilgili son tartışmalar
ve yazar Orhan Pamuk'un açıklamaları ile ilgili sorusu üzerine, Türkiye için AB
üyeliğinin rafa kalkmadığını söyleyerek, Avrupa sürekli erteleyip rafa kaldırdığı
sorunlarla yüzleşmek durumunda kalınca, bunun ister istemez Türkiye'nin üyelik
sürecini de engellediğini belirtti.
Bakan Bağış, şunları kaydetti:
"Bizim için AB sürecinin rafa kalkması gibi bir durum söz konusu olamaz. Biz
Türkiye'de bu zamana kadar rafa kaldırılmış bütün meseleleri AB sürecindeki
reformlarla o raftan indirdik. Bundan sonra da en önemli önceliğimiz reformlar
olacak. Raflarda kalan meseleleri reform sürecindeki kararlılığımızla bir bir
çözeceğiz."
Bağış, sonuçtan çok sürece odaklandıklarını ifade ederek, AB üyesi olmaktan
daha çok AB standartlarını yakalayıp, hatta bu standartların da üzerine çıkmanın
kendileri için asıl önemli olan husus olduğunu bildirdi.
Bakan Bağış, yazar Orhan Pamuk'un son açıklamalarına da değinerek, Pamuk'un
Türkiye'nin dünyaya mal olmuş saygın bir yazarı olduğunu, görüşlerini ve AB
sürecine destek vermesini önemsediklerini kaydetti. Bağış, sözlerini şöyle
sürdürdü:
"Ama AB projesinin çöktüğü yönündeki tezine katılmıyorum. AB projesi bugün
hala 27 tane üye ülkeyi ortak değerler etrafında bir araya getirmiş bir barış
projesidir. Ancak bugünkü durumuyla bu, sadece kıtasal bir barış projesidir.
Türkiye'nin üyeliği bu kıtasal barış projesini küresel barış projesi haline
getirecektir. O yüzden Orhan Pamuk ve Orhan Pamuk gibi uluslararası ölçekte ün
sahibi yazarlardan bu projenin önemini anlatan ve teşvik eden yaklaşımlar
bekleriz. Zira çöken Avrupa Birliği fikri değil, AB'nin üzerine kurulduğu
değerleri istismar eden siyaset anlayışıdır. Türkiye de bu siyaset anlayışına
bugün bütün özgüveniyle meydan okumaktadır."
Türkiye'nin bu konudaki cesur ve kararlı duruşunun reform sürecine,
demokrasiye, temel hak ve özgürlüklere bağlılığından ileri geldiğini söyleyen
Bağış, "Milletimiz, özgürlüklerine saygı duyan ve ülkemizin demokratik
standartlarını ileriye taşıyan tarihi bir projeyi neden rafa kaldırsın?
Türkiye'de rafa kaldırılan reform sürecinin lokomotifi olan AB süreci değil,
milletin değerlerine ve özgürlüklerine saygı duymayan siyaset anlayışıdır" dedi.
Bağış, Orhan Pamuk'un Türk burjuvazisine yönelik eleştiri getirdiği
hususların da esasen milletin rafa kaldırdığı dosyaların içinde ele
alınabileceğini belirterek, şunları kaydetti:
"Şu tuzağa özellikle entelektüellerimizin düşmemesi gerekir. 'AB sureci rafa
kaldırıldı', 'AB projesi çöktü' gibi varsayımlar, çoğu zaman Türkiye'nin ileri
demokrasi kararlılığından ve reform surecinden geri adım atmasına yönelik
arzuları olanların yürüttüğü bir istismar kampanyası olarak karşımıza
çıkmaktadır. Milletimizin AB içindeki vizyonsuz siyasetçilerin akıl dışı
politikalarına verdiği tepki, sanki milletimizin reform sürecine bir tepkisi gibi
yansıtılmaktadır. Hükümetimiz bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da bu
kampanyaları sukut-u hayale uğratmaya devam edecektir. Türkiye için AB sürecinin
özü reform sürecidir ve bizim için AB sürecinin bir alternatifi yoktur."
Muhabir: Gülsen Solaker
Yayıncı: Göksel Sözer - ANKARA
Son Dakika › Güncel › AB Bakanı ve Başmüzakereci Bağış Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.