Afrika'dan Tazminat Talepleri Yükseliyor - Son Dakika
Son Dakika Logo

Afrika'dan Tazminat Talepleri Yükseliyor

23.06.2026 11:20

Afrika ülkeleri, köle ticareti ve sömürü nedeniyle tazminat ve özür talep ediyor.

AHMET EMİN DÖNMEZ/ADAM ABU BASHAL - Afrika ülkelerinin köle ticareti ve sömürgecilik nedeniyle eski sömürgeci güçlerden tazminat, resmi özür ve adalet talepleri, son yıllarda uluslararası diplomasinin en önemli başlıklarından biri haline geldi.

Kıtada onlarca ülke, yüzyıllar boyunca yaşanan insan kayıpları, doğal kaynakların sistematik şekilde sömürülmesi, ekonomik geri bırakılmışlık ve kültürel mirasın yağmalanmasının etkilerinin bugün de sürdüğünü savunarak, Avrupa devletlerinden yalnızca sembolik özür değil somut adımlar bekliyor.

Afrika Birliğinin (AfB) 2025'i "Afrikalılar ve Afrika Kökenliler İçin Tazminatlar Aracılığıyla Adalet Yılı" ilan etmesiyle süreç kıta çapında ortak siyasi politika haline gelirken, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 2026'da kabul ettiği, köle ticaretini "insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biri" olarak tanımladığı karar da Afrika ülkelerinin taleplerine uluslararası meşruiyet kazandıran en önemli gelişmelerden biri oldu.

Uzmanlara göre, tartışmalar artık yalnızca geçmişle yüzleşme meselesi değil, Afrika-Avrupa ilişkilerinin geleceğini şekillendirecek siyasi ve ekonomik pazarlık sürecine dönüşmüş durumda.

Yaklaşık 35 yıllık mücadele

Afrika'nın tazminat mücadelesi yeni değil. Süreç, 1993'te Nijerya'nın başkenti Abuja'da düzenlenen Pan-Afrika Tazminat Konferansı'nda kabul edilen Abuja Bildirgesi ile kurumsallaştı. Bildirgede, köle ticareti ve sömürgecilik nedeniyle Afrika'nın uğradığı zararların uluslararası hukuk çerçevesinde tanınması ve telafi edilmesi çağrısı yapıldı.

Güney Afrika'nın Durban kentinde 2001'de düzenlenen BM Irkçılıkla Mücadele Konferansı ise sürecin dönüm noktalarından biri oldu. Konferans sonunda kölelik ve transatlantik köle ticareti "insanlığa karşı suç" olarak tanımlandı.

Ancak Afrika ülkeleri, uzun yıllar boyunca taleplerine somut karşılık alamadı.

Son dönemde ise hem Afrika Birliğinin ortak tutumu hem de Karayip Topluluğu (CARICOM) ile geliştirilen işbirliği sayesinde konu yeniden küresel gündemin üst sıralarına taşındı.

Tazminat isteyen ülkeler ne talep ediyor?

Tazminat taleplerini yalnızca tek bir ülke değil, bu talebi Afrika Birliği çatısı altındaki çok sayıda devlet dile getiriyor.

Özellikle köle ticaretinden en ağır şekilde etkilenen Gana, Nijerya, Senegal, Benin, Sierra Leone ve Angola gibi Batı Afrika ülkeleri milyonlarca insanın Atlantik üzerinden köleleştirilerek Amerika kıtasına gönderildiğini, bunun demografik ve ekonomik etkilerinin bugün bile hissedildiğini savunuyor.

Namibya ise Alman sömürge yönetimi döneminde Herero ve Nama halklarına yönelik katliamlar nedeniyle Almanya'dan adalet talep ediyor.

Kenya'da İngiliz sömürge yönetimi sırasında Mau Mau isyanı döneminde yaşanan insan hakları ihlalleri, Zimbabve'de toprakların zorla alınması, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) Belçika Kralı II. Leopold'un kişisel mülkü olan Kongo topraklarında yaklaşık 10 milyon insanın ölümüne yol açan kitlesel katliamlar ve kaynakların sömürülmesi de kıtanın öne çıkardığı örnekler arasında yer alıyor.

Afrika ülkeleri yalnızca mali tazminat istemiyor

Talep listesinde resmi özür, tarihi suçların tanınması, yağmalanan kültürel eserlerin iadesi, eğitim ve kalkınma fonları kurulması, teknoloji transferi, borç hafifletme mekanizmaları ve uzun vadeli ekonomik ortaklıklar da bulunuyor.

Afrikalı liderler, sömürge döneminde kıtanın doğal kaynaklarının sistematik biçimde Avrupa ekonomilerinin kalkınması için kullanıldığını, buna karşılık Afrika'nın sanayileşmesinin bilinçli şekilde engellendiğini savunuyor.

BM kararı sürece yeni ivme kazandırdı

Gana öncülüğünde hazırlanan karar tasarısının 25 Mart'ta BM Genel Kurulunda kabul edilmesi, Afrika ülkeleri açısından tarihi gelişme olarak değerlendiriliyor.

123 ülkenin destek verdiği kararda transatlantik köle ticareti "insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biri" olarak tanımlandı.

Kararda ayrıca "onarıcı adalet" çağrısı yapılarak eski köle ticareti yapan devletlerle Afrika ülkeleri arasında diyalog mekanizmalarının oluşturulması istendi.

Karar mali tazminatı zorunlu hale getirmese de borçların hafifletilmesi, kalkınma destekleri, kültürel varlıkların iadesi ve farklı tazmin mekanizmalarının değerlendirilmesinin önünü açtı.

Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama da kararın uygulanmasını takip etmek amacıyla Onarıcı Adalet Küresel Danışma Kurulu, Kültürel Eserlerin İadesi Uzman Kurulu ve Onarıcı Adalet Küresel Hukuk Kurulu olmak üzere üç uluslararası mekanizma oluşturduklarını açıkladı.

Avrupa'nın yaklaşımı değişse de mali tazminata mesafesi sürüyor

Afrika ülkelerinin taleplerine karşı Avrupa devletleri ortak bir çizgide buluşmuş değil.

İngiltere, köle ticaretindeki tarihi rolünü kabul eden açıklamalar yapılmasına rağmen mali tazminat ödenmesine karşı çıkmayı sürdürüyor. Londra yönetimi, bugünkü nesillere geçmiş nedeniyle hukuki mali sorumluluk yüklenemeyeceğini savunurken, kalkınma yardımları ve yatırım programlarını çözüm olarak öne çıkarıyor.

Fransa da benzer şekilde tarihi sorumluluğu kabul eden mesajlar verse de Karayipler ve Afrika'dan gelen tazminat taleplerine olumlu yaklaşmıyor. Paris yönetimi daha çok kültürel işbirlikleri, tarihi hafızanın korunması ve bazı eserlerin iadesine odaklanıyor.

Eski Portekiz Cumhurbaşkanı Marcelo Rebelo de Sousa'nın 2024'te ülkesinin köle ticaretindeki sorumluluğunu kabul eden ifadeleri Afrika'da memnuniyetle karşılansa da Lizbon yönetimi daha sonra mali tazminata ilişkin resmi bir plan bulunmadığını açıkladı.

İspanya, Ekvator Ginesi ve Batı Sahra ile bağlantılı tarihi tartışmalara rağmen tazminat konusunda herhangi bir resmi girişimde bulunmadı.

Almanya ise Avrupa içinde en dikkati çeken adımı atan ülke oldu. Berlin yönetimi 2021'de Namibya'daki Herero ve Nama halklarına yönelik katliamları soykırım olarak tanırken, 1,1 milyar avroluk kalkınma desteği açıkladı. Ancak Almanya bu paketin hukuki anlamda tazminat olmadığını özellikle vurgulamayı sürdürüyor.

Kültürel eserler de mücadelenin parçası

Afrika'nın talepleri yalnızca ekonomik kayıplarla sınırlı değil.

Benin Bronzları başta olmak üzere binlerce tarihi eser halen Avrupa müzelerinde bulunuyor.

Son yıllarda Almanya, Fransa, Belçika ve Hollanda bazı eserleri iade etmeye başlasa da Afrikalı yetkililer bunun yeterli olmadığını, sistematik bir iade sürecine ihtiyaç bulunduğunu ifade ediyor.

Uzmanlar kültürel mirasın geri verilmesinin onarıcı adaletin en görünür unsurlarından biri haline geldiğini belirtiyor.

Sürecin önünde hukuki ve siyasi engeller bulunuyor

Uluslararası hukuk uzmanları, köle ticareti ve sömürgecilik nedeniyle doğrudan mali tazminat ödenmesini zorunlu kılan bağlayıcı bir uluslararası hukuk mekanizmasının bulunmadığına dikkati çekiyor.

Bu nedenle Afrika ülkeleri hukuki süreçten ziyade siyasi baskı, diplomatik müzakereler ve uluslararası kamuoyu desteğini artırmaya odaklanıyor.

Uzmanlara göre BM Genel Kurulu kararı bağlayıcı olmasa da Afrika'nın taleplerine güçlü siyasi meşruiyet kazandırırken, gelecek yıllarda Avrupa ile Afrika arasında yürütülecek müzakerelerin de temel referanslarından biri olacak.

Afrika Birliği, BM ve CARICOM'un ortak girişimleriyle şekillenen süreç, kıtanın geçmişte yaşadığı tarihi adaletsizliklerin uluslararası düzeyde tanınması ve giderilmesine yönelik şimdiye kadarki en kapsamlı diplomatik mücadele olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Afrika'dan Tazminat Talepleri Yükseliyor - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement