Air France, İsrail uçuşlarında 31 ülke uyruklu personeline görev yasağı uyguluyor
Mediapart'ın ulaştığı mesaj, Air France'ın 9 Ekim'de personeline Tel Aviv uçuşlarında 31 ülke uyruklu personeli görevlendirmediğini ortaya koydu. Talimata uymayan Air France ve çalışanı yaptırımla karşılaşabilir; personel gerekçesiz muafiyet isteyebiliyor.
Fransız ulusal hava yolu şirketi Air France'ın, İsrail'in hava sahasından geçen uçuşlarda belirli ülke vatandaşlığına sahip personelin görev yapmamasına yönelik talimatı uyguladığı ortaya çıktı.
Fransa'da çevrim içi yayın yapan Mediapart gazetesinin haberine göre, Air France, pilotlarına ve uçuş personeline 9 Ekim'de İsrail Ulaştırma Bakanlığının talimatının yer aldığı bir mesaj gönderdi.
Gazetenin ulaştığı mesajda, "İsrail Ulaştırma Bakanı (Miri Regev) yakın zamanda İsrail hava sahasının üzerinden uçan ve bir İsrail havalimanı istikametinde olan tüm ticari uçuşlara derhal uygulanan bir güvenlik talimatı yayımladı. Air France için yalnızca Tel Aviv istikametindeki uçuşlar etkileniyor." ifadeleri yer aldı.
Mesajda, İsrail devletinin, kendisiyle resmi diplomatik ilişkileri olmayan bir ülkenin vatandaşı veya çifte vatandaşı olan herhangi bir uçuş personelinin İsrail hava sahasına girmeyeceğini bildirdiği aktarılırken, "Bu talimata uyulmaması halinde Air France ve çalışanı olası yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir." denildi.
İran, Cezayir, Suudi Arabistan ve Pakistan dahil 31 ülke uyruklu personelin İsrail hava sahasından geçmesini istemediğini bildiren mesajda, talep eden pilot ve uçuş personelinin gerekçe göstermeksizin söz konusu uçuşlardaki görevlerinden muaf tutulmayı isteyebilecekleri kaydedildi.
Mediapart'ın konuyla ilgili iletişime geçtiği Air France, firmanın uçuş yaptığı ülkelerin makamlarının müşteriler ve personel konusunda bildirdiği giriş kurallarına uymakla mükellef olduğunu bildirdi.
30 Eylül'de Dubai'den Tel Aviv'e gitmek üzere havalanan Flydubai'nin FZ1073 sefer sayılı uçağında yaşanan olayın ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Ulaştırma Bakanlığına İsrail istikametindeki uluslararası uçuşların güvenlik önlemlerini yeniden düzenlemesi talimatı vermişti.
Ne olmuştu?
İsrail basını, Dubai'den Tel Aviv'e hareket eden uçağın Ürdün hava sahasında seyrettiği sırada önce genel acil durum kodu olan "7700", ardından uçağın kaçırıldığını ifade eden "7500" kodunu gönderdiğini duyurmuştu.
Kanal 12 televizyonu, olayın yolcu uçağını kullanan 2 pilotun kavga etmesinden kaynaklandığını belirtmiş, uçaktaki yardımcı pilotun kaptan pilotu bıçaklayarak uçağı düşürmeye çalıştığını iddia etmişti.
Umman vatandaşı olduğu öne sürülen yardımcı pilotun, kaptan pilotu defalarca bıçakladığı iddiasına yer verilen haberde, kabin ekibi ve bazı yolcuların kokpite girdikleri ve yardımcı pilota müdahale ettikleri ileri sürülmüştü.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, olayda pilotlardan birinin "uçağı düşürme teşebbüsünde bulunduğuna dair işaretlerin olduğunu" iddia ederken, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ait hava yolu şirketi Flydubai, Dubai-Tel Aviv seferini yapan uçağın kokpitinde çıkan kavganın sebebinin belirsiz olduğunu bildirmişti.
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada BAE'den bir güvenlik ekibinin katılımıyla yürütülen ilk soruşturmada, yardımcı pilotun pilota saldırdığı ve olayda her ikisinin de yaralandığının belirlendiğini ifade etmişti.
Pilot ile yardımcı pilotun tedavilerinin tamamlanmasının ardından BAE güvenlik ekibi eşliğinde Abu Dabi'ye gitmek üzere Suudi Arabistan'dan ayrıldıkları kaydedilmişti.
Sizin düşünceleriniz neler ?