Alman hükümetine ve Federal Meclis'e (Bundestag)
çeşitli konularda tavsiyelerde bulunması amacıyla oluşturulan Etik Kurulu, bugün
Berlin'de yaptığı toplantısında, sünnete belirli şartlar altında izin verilmesini
önerdi.
Etik Kurulu Başkanı Christiane Woopen, toplantının ardından düzenlenen basın
toplantısında yaptığı açıklamada, sünnete belirli şartlar altında izin
verilmesinin uygun görüldüğünü, bunun için sünnet konusunda geniş çaplı
aydınlatıcı bilgilerin de verilmesi gerektiğini söyledi.
Woopen, sünnetin tüm tıbbi kurallar dikkate alınarak ağrı kesici ilaçlarla
yapılmasının ve çocukların ailelerinin onayının alınmasının da gerekli olduğu
sonucuna vardıklarını kaydetti.
Sünnet konusunun Almanya'da daha yoğun bir şekilde incelenmesi ve
araştırılması gerektiğini de belirten Woopen, Yahudi ve Müslüman cemaatlerin
temsilcileriyle doktorların ve aile dernekleri yetkililerinin bir araya gelerek,
bazı genel kurallar belirlemesi için bir yuvarlak masa toplantısı düzenlenmesinin
de faydalı olacağını sözlerine ekledi.
Etik Kurulu Üyesi Leo Latasch ise, sünnet geleneğini sürdürdükleri
gerekçesiyle Yahudilere ve Müslümanlara yönelik bazı yabancı düşmanı yorumlarla
karşılaştığını ve bu yorumların kendisini şok ettiğini belirterek, sünnetin
tecrübeli doktorlar tarafından ağrı kesiciyle yaklaşık 12 saniye içinde
yapıldığını ve bu ameliyatın cinsel gücü olumsuz yönde etkilediğine dair hiçbir
kanıtın bulunmadığını söyledi.
Basın toplantısına katılan Kurul'un tek Türk ve Müslüman üyesi İlhan İlkılıç
da, sünnet geleneğinin Müslümanlar için kaçınılmaz olduğunu, kurallara uygun bir
şekilde yapıldığı takdirde hiçbir sağlık sorununa yol açmadığını ifade ederek,
olası bir yasağın da Müslümanların çocuklarını sünnet ettirmesine engel
olamayacağına işaret etti.
İlkılıç, sünnetin yasaklanması durumunda Müslümanların çocuklarını yurt
dışında, belki daha kötü şartlarda sünnet ettireceğine, bunun yanı sıra sünnet
olmayan Müslüman çocukların da ayrımcılığa uğrayabileceğine dikkati çekti.
İlkılıç, Türk gazetecilere yaptığı açıklamada da, "Gerek tebliğ ve gerek
tartışmalarda Müslümanların duygu ve düşünceleriyle pozisyonlarını dile getirmeye
çalıştım. Müslümanlar açısından her halükarda Almanya'da yasak olmaması ve
cezalandırılmaması gerekiyor. Sünnetin İslam dininde vecibeleri yerine getiren
Müslümanlar açısından ne anlama geldiğini söyledik. Sünnet meselesinin diğer
meselelerle karşılaştırıldığında hiç bir şekilde çocuğun sağlığına zarar veren
bir operasyon olmadığını ve gerekli olan standartların yerine getirildiğinde,
hatta bir takım hıfzısıhha açısından faydaları olduğunu dile getirmeye çalıştık"
diye konuştu.
Toplantıda çok farklı pozisyonların dile getirildiğini, daha sonra bir
raporun da hazırlanabileceğini, konunun Alman etik kuruluna getirilmesinin önemli
olduğunu ifade eden İlkılıç, "Burada eğer rapor şeklinde netice çıkarsa
parlamento tarafından dikkate alınacağını düşünüyorum. Fakat hiç bir şekilde
bağlayıcılığı yok. Bizim sadece fikir verme gibi bir işlevimiz var" dedi.
Alman komuoyunun da konuya ilgisinin fazla olduğunu kaydeden İlkılıç, "Ümit
ederiz ki, burada yaptığımız belli bir seviyedeki tartışma, Almanya'da neredeyse
ırkçılığa kadar varan tartışma düzeyini düzeltsin ve daha da seviyeli hale
getirsin" diye konuştu.
İlkılıç, bu konuda bir çalışma grubunun da oluşturulabileceğini sözlerine
ekledi.
Muhabir : Erbil Başay/ Evren Aydemir
Yayıncı : Yusuf Kaya - BERLIN
Son Dakika › Güncel › Almanya - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.