Obezite, kanser ve kalp hastalıklarında cerrahi gerektirmeyen yeni dönem
By-Pass'a gerek kalmadan tıkalı damarlar açılıyor
Dünya'da ölüm nedenlerinin başlıca sebepleri haline gelen; kalp ve dolaşım hastalıkları, emboli, akut gelişen felçlere bağlı komplikasyonlar, obezite, kanser ve pek çok hastalığın tedavisine yönelik cerrahi gerektirmeyen yeni bir dönem başlatıldı. Günümüz şartlarında anestezi ve cerrahi altında gerçekleşen operasyonlar sonrasında; yaşanabilen enfeksiyon, komplikasyon, yan etki ve ağrı durumunu yok denilecek seviyelere indirgeyerek zamanla rutin yaşamlarına dönebilmekte. Ancak bu süreç her zaman bir tedavi sağlayamıyor. Yeni geliştirilen bu tedavi yöntemleri, bir operasyon geçirmeden hastalık durumunu ortadan kaldırmakta, hastanın 'iş, zaman ve maddi kayıpları' nı da minimalize etmektedir. Günlük rutin yaşamının düzenini bozmadan sancılı süreçleri ortadan kaldırdığı gibi, hastaların konfor ve motivasyonunu da olumlu yönde etkilemekte.
'KANSER HASTALARI KEMOTERAPİ ALMADAN TEDAVİ OLABİLECEK'
Kanser tedavisinde kemoterapi alanında sağlam hücrelere zarar vermeyen, sadece kanserli dokuya ilaç verebilecek bir sistemi kullandıklarını dile getiren Op.Dr. Muhammed Fatih Yılmaz, "Kanser tedavisinde kemoterapi gören hastaların genel olarak saçları dökülüyor, cildi bozuluyor, tüy dökülmesi gerçekleşiyor, ciltte renk değişimi ve halsizlik görülüyor. İlaç tüm vücuda verildiği için sağlam olan hücreler de zarar görüyor. Bizim kullandığımız teknolojide bunlar bulunmuyor." diye konuştu.
RD Global Yönetim Kurulu Başkanı Raşit Dinç kullandıkları yöntemi şöyle anlattı. 'Özel ve ilaç yüklenebilir moleküler bir yapıştırıcı kullanıyoruz. Bu özel yapıştırıcıyı vücudun kanserli olan dokusunun üzerine damar içerisinden bir katater vasıtasıyla ilerleyerek yapıştırıyoruz ve yapıştırdıktan sonra sürekli olarak ilacın 6 ay boyunca salınım yapmasını sağlıyoruz. Böylece hasta tekrar tekrar kemoterapi görmüyor ve hastalık tedavisi sürecindeki yan etkileri minimuma iniyorö.
HASTALAR ARTIK FELÇLİ KALMAYACAK
Felçli hastalar için yeni geliştirilen ve üretilen damar filtresi tedavi yöntemini anlatan Raşit Dinç; "Kana gelen pıhtıları süzerek akciğere ve diğer damarlara pıhtı atmasını engelleyen bir sistem. Bununla beraber felç geçirmiş hastalar için katater yardımıyla gerçekleşen bir tedavi yöntemimiz de mevcut. Bu sistem, felç geçirmiş olan bir hasta 6 saat içerisinde hastaneye getirilirse beyne atan pıhtıyı çıkartabilen bir tedavi şeklidir. Bu yöntem ile insanlar yıllarca felçli ve buna bağlı kayıplarını ortadan kaldırmış oluyoruz."dedi.
AKCİĞER EMBOLİSİNE BAĞLI HASTALILARDA YENİ UMUT
Raşit Dinç; "Açık kalp cerrahisine gerek kalmaksızın, sol atrium kapatma sistemimiz var. Sol atriumda oluşan yapısal bozulmadan dolayı sürekli pıhtı atan hastalar var. Bundan dolayı insanlar açık kalp ameliyatları oluyor ama şu an bizim geliştirdiğimiz tedavi şeklinde direkt girip, açık kalp ameliyatına gerek kalmaksızın sol atrium kapatma işlemi yapılabiliyor. İlk örgülü stentler ve akım yönlendirici stentlerin üretimi ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Beyin stenti ile ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Türkiye'de bunların üretimleri yok" dedi.
BY-PASS'A GEREK KALMADAN TIKALI DAMARLAR AÇILIYOR
Geliştiirlen en ilgin tedavi yöntemlerinden biri de 'tıraşlama' yöntemi ile tıkalı damarların açılması. Raşit Dinç "Türkiye'de ve Dünya'da ilk olan tıkalı Arteriyel damarların açılması için geliştirdiğimiz Aterektomi katateri tedavi yöntemi. Bu sistem yüzde 100 tıkalı damarlar için bile bir çözüm sunuyor. Çok ince lümenli kateterler ve mikro uçlar gönderdiğimiz için rüptürü riski de çok düşük. Bu işlemlere ek olarak yerli stent çalışmalarımızda devam etmekte. Geri çıkarılabilen stent sistemleri üzerinde ki çalışmalarımız olumlu olarak devam etmekte olup dünyada bir ilk olacak" dedi.
HEMOROİDDE AYAKTAN TEDAVİ ARTIK MÜMKÜN
Hemoroid tedavisi ile ilgili de bilgi veren Raşit Dinç, "Hemoroidde kesiye gerek kalmaksızın geliştirilen bu yeni yöntemle, hemoroid pakesinin bir yeni geliştirilen embolizasyon işlemi ile tamamen mühürlenmesidir. Bu yöntemle hemoroid hastalığı, hastaların anesteziye dahi ihtiyacı olmaksızın ayaktan tedavi edilebilir bir hastalık haline gelmiştir. İşlem sonrası hasta hemen taburcu olabilmekte ve kesi işlemi yapılmadığı için dışkılama problemi de yaşamamaktadır. Hemoroidin cerrahi tedavisine kıyasla hastalara ultra bir konfor yaşatmaktadır." ifadelerine yer verdi.
KÖK HÜCRE TEDAVİSİNDE DEVRİM
Dünyada birçok kök hücre yönteminin üretildiğini belirten Raşit Dinç, ürettikleri kök hücre sistemi ile diyabet ve iskemik ayakların tedavisinde yeni bir çözüm olduğunu belirtti.
Bu yeni sistem hastanın kendi kök hücrelerini ayrıştırarak diyabet ya da iskemi gibi hastalıklardan kaynaklı dolaşım yetmezliğini yeni damar sentezi sağlayarak ayak veya bacak kesilmesini engellediğini ve yeni damar oluşumunu geliştirdiğini belirtti.
Son Dakika › Güncel › Antalya - Obezite, Kanser ve Kalp Hastalıklarında Cerrahi Gerektirmeyen Yeni Dönem - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.