Antalya Patronlardan Siyasete Terör Uyarısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Antalya Patronlardan Siyasete Terör Uyarısı

Antalya Patronlardan Siyasete Terör Uyarısı
11.09.2015 16:21

Antalya iş dünyasının temsilcilerinin ortak deklarasyonunda, vatan yangın yerine döndürülmüşken siyasilerden ülkeyi vasat siyaset tuzağından biran önce çıkarması, bunun ilk adımı olarak da Kurtuluş Savaşı'nda bile açık ve faaliyette olan TBMM'nin hemen açılması istendi.

Antalya iş dünyasının temsilcilerinin ortak deklarasyonunda, vatan yangın yerine döndürülmüşken siyasilerden ülkeyi vasat siyaset tuzağından biran önce çıkarması, bunun ilk adımı olarak da Kurtuluş Savaşı'nda bile açık ve faaliyette olan TBMM'nin hemen açılması istendi. Antalya'da iş dünyasını temsil eden üç odanın başkanları, terör olayları nedeniyle artan ortak bir deklarasyon açıkladı. Antalya Ticret ve Sanayi Odası'ndaki (ATSO) toplantıda, ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği (AESOB) Başkanı Abdullah Sevimçok ortak açıklamada bulundu. Başkanlar toplantıya siyah takım elbise, siyah kravat ve yakalarında siyah kurdele ile çıktı.

Başkanlar adına açıklamayı ATSO Başkanı Davut Çetin okudu. Büyük bir yas içerisinde, kalplerinde acıyla yaşadıklarını belirten Davut Çetin, "Bu büyük acı ve üzüntüye rağmen, Antalya iş dünyasının temsilcileri olarak, büyük milletimize seslenmek istiyoruz. Vatanın bölünmemesi için hayatlarını feda eden kahraman şehitlerimizin isimleri, vatanın her yerinde sonsuza kadar yaşayacak ve her zaman minnetle anılacaktır. Şehitlerimizin çocukları, eşleri, aileleri büyük milletimiz için her zaman kutsal emanetler, milletimizin gurur vesilesi olarak kalacaklardır" dedi.

Terörün, suçlu- masum ya da dost- düşman ayrımı yapmaksızın, amacının sadece can almak olan insanlık dışı bir eylem olduğunu belirten Davut Çetin, hiçbir insani değere sahip olmayan, bu yüzden insanlık ve halk düşmanı olan teröre ve teröriste, bu toprakların insanlarının asla teslim olmayacağı ve pes etmeyeceğini söyledi.

BÖLGEDE GÜVENLİK ZAAFİYETİ

Terörün, bu topraklarda yıllardır kendini gösterdiğini kaydeden Çetin, şöyle konuştu:

"Ama hiçbir dönemde son 2 aydaki azgınlığını gösterememiştir. Siyaset kurumunun kendi kendini kilitlemesi ve bölgede yaşanan güvenlik zaafiyeti bu azgınlığa adeta kucak açmıştır. Unutulmamalıdır ki; hiçbir iktidar, hiçbir makam yiten canlarımızın saçının bir teli bile etmez. Tepeden tırnağa bütün siyaset erbabı bunu böyle bilmelidir. Bazı siyasilerin, bu tarifsiz acımızdan, fayda sağlamak için çabaladıklarını görmek bizleri daha da derinden üzmektedir. Vatan yangın yerine döndürülmüşken siyasilerden beklentimiz ülkeyi vasat siyaset tuzağından biran önce çıkarmalarıdır. Bunun ilk adımı da, milli iradenin bir bütün olarak tecelli ettiği yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) biran önce açılmasıdır. Terörle etkili mücadele, topyekun bir faaliyettir ve meclisimizin burada önemli bir sorumluluğu bulunmaktadır. Bu mücadelenin başarısından daha önemli ve hayati başka hiçbir konumuz yoktur."

KURTULUŞ SAVAŞI'NDA AÇIKTI

Terörü dizginlemenin yollarından birinin kolluk kuvvetleri ise diğerinin de TBMM'nin aktif olarak çalışması olduğuna işaret eden Davut Çetin, Kurtuluş Savaşı sırasında bile TBMM'nin açık ve faaliyetlerini en etkili şekilde yerine getirdiğini hatırlattı. Bu yapılmazsa, kaybetmekte olduğumuz güvenin, sadece siyasetle sınırlı kalmayacağına dikkat çeken Çetin, hükümete ve siyasi liderlere şöyle seslendi:

"Ülkemizi yakan bu ateşin büyümesini izlemeyiniz ve artık söndürünüz. Bu görev en başta sizin görevinizdir. Siyasi liderlik toplumu yönlendirmek, çözüm bulmaktır. Toplumda gerilime ve çatışmaya yol açan siyasi gerilime son veriniz. Kürsülerde sarfedilen sert sözler toplumda galeyana ve şiddete dönüşmektedir. Siyasi partilerimiz biraraya gelerek bu ateşi söndürecek bütün önlem ve politikaları birlikte belirlemelidirler. Bugün biraraya gelinmeyecekse ne zaman gelinecektir?"

SAĞDUYU ZAMANI

Son günlerde şehit cenazeleriyle birlikte yaşanan olaylarda, bütün uyarılara rağmen, etnik nefret ve bölünme tuzağına düşüldüğünü gösterdiğine değinen ATSO Başkanı Çetin, sağduyu ile gösterilmesi gereken tepkilerin, amacını aştığı, galeyana, yakıp yıkmaya dönüştüğünü söyledi. Herkesin demokratik protesto hakkı olduğu ve bu hakkı sonuna kadar kullanması gerektiğini kaydeden Çetin, 'Ancak, otobüslerin taşlanması, dükkanların yakılıp yıkılması, masum insanların hedef alınması asla ve asla meşru görülemez ve gösterilemez. Memleketindeki terör belasından kaçmak ya da ekmek parası kazanmak için gurbete çıkan insanlarımıza toptan terörist muamelesi yapmak kabul edilemez. Bugün vatanı ve bayrağımızı seven herkesin göstermesi gereken asıl büyük fedakarlık, eline taş, sopa, silah almak değil, sağduyulu davranmak, serinkanlı olmaktır. Türkiye'nin geleceği, herkesin tepkisinden, öfkesinden daha önemlidir" şeklinde konuştu.

ANTALYALILARA SESLENDİ

Adaleti ve güvenliği sağlamanın da kişilerin değil, devletin görevi olduğunu vurgulayan ATSO Başkanı Çetin, aksi halde ortaya çıkacak bir kaosun ülkeyi felakete götüreceğine dikkat çekti. Herkesin sorumlu, itidalli davranmak zorunda olduğunu belirten Çetin, "Şimdi teröre karşı 'hep birlikte Türkiye'yiz' deme zamanı. Galeyana gelerek yapılan şiddet içeren eylemleri Antalya'ya da Türkiye'ye de zarar vermektedir. Antalya iş alemi temsilcileri olarak bütün Antalya'yı asil bir sorumlulukla, sağduyu ve itidale davet ediyoruz" diye konuştu.

TURİZME ETKİSİ

Terör saldırıları ve Antalya'da işyeri yakmalara varan olayların turizm sektörüne etkileri de değerlendirildi. ATSO Başkanı, şu anda bile bazı ülkelerin vatandaşlarını geri çağırmaya başladığını, önümüzdeki yıl daha da ciddi sıkıntılar yaşanacağının açık olduğunu ve bir an önce bu olayların sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.

Son günlerdeki açıklamalarında ekonomiyi, gelişmeyi, doları, borsayı, bankaları falan unutmuş durumda olduklarına dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır ise, 'Ülke yangın yerine dönmüş. İnsanlar gencecik evlatlarını kaybederken ekonomiye odaklanmak doğrusu içimizden çok gelmiyor. Kaldı ki güven ortamının olmadığı yere ne turist gelir, ne yatırımcı, ne ticaret olur, ne de kazandığınız parayı harcayabilirsiniz, ne de para harcayabilmek için olanaklar bulabilirsiniz. O nedenle ülkenin en büyük önceliği güven huzur ortamının sağlamasıdır. Hepimizin odaklanması gereken nokta burasıdır" dedi.

AESOB Başkanı Abdullah Sevimçok, Antalya'da 20'ye yakın işyerinin yakıldığı veya zarar gördüğünü belirterek, '20-25 olması önemli değil, onun etkisi o bölgeyi komple yakıp kavuruyor. İnsanlar demokratik tepkilerini oraya koyabilir ama kimsenin malını yakmaya, işyerini yıkmaya hiçbirimizin hakkı yok" diye konuştu.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Antalya Patronlardan Siyasete Terör Uyarısı - Son Dakika


Advertisement