İçişleri Bakanı Efkan Ala, özerkliğin Türkiye'nin gündeminde olmadığına dikkat çekerek, "Biz bunu tartışmıyoruz ama tartışanlara söylüyorum, epeyce eskide kalmış bir tartışmadır. Ne tartışanlara bir faydası olur, ne Türkiye'ye, ne talep edenlere, ne itiraz edenlere Bireyin temel hak ve özgürlüklerini merkeze oturtan sistemler, çözüm üreten sistemlerdir bugünün dünyasında. Biz bunu sağlamak durumundayız" dedi.
Ala, "paralel yapı" iddialarına ilişkin şöyle konuştu:
"Büyük bir üzüntü duyduğumu belirtmek isterim. Görev ve yetkinin bu kadar kötüye kullanılmış olması sadece kanun ve kurallara değil; geleneğimize, ahlaki yapımıza aykırı kullanılmış olmasından büyük üzüntü duyuyorum. İnsanlar üzerinde kamu gücünü böylesine kötüye kullanmak kabul edilebilir bir şey değil. Bütün üst düzey devlet birimlerinin görüşmeleri dinlenmiştir. Bu akla aykırı bir husustur. Bunu ancak bir düşman, bir casusluk faaliyetiyle yapabilir. Bu normal şartlar altında izah edilebilir bir durum değildir. Biz ne yapıyoruz? Öncelikle idari önleyici tedbirler vardır. Orada bulunup denetim görevini bile gereğince yerine getirmeyen Ama meselenin içinde olmayan kişileri de görevlerinden başka görevlere atamak zorundasınız. Sonra o imzası olup yapılan hukuksuzluk içinde aslında rutin o imzayı atmış ama ne yapıldığını bileyenler var. Onları da incelemek zorundasınız. Bir de bu işi organize eden ve yapanlar var, bunların ciddi bir biçimde soruşturulması söz konusu. Onlar açığa alınıyor, görevden uzaklaştırılıyorlar. Türkiye'de şu anda konu olarak 200'e yakın soruşturma var. Bunlar 45 ilde ve daha başka illerde de olacak; çünkü oralarda da dinlemeler var. İdari soruşturmalar bunlar, adli soruşturmalar da var. Bir kısmı da ihtiyaç olduğu için bir seksiyondan alınıp başka birine veriliyor. Bu meseleler yüzünden görevden uzaklaştırılanların yerine atananlar var. Onlar birbirine karıştırılıyor. Bizim görevden uzaklaştırıp müfettişlerin teftişine devam ettiği kişilerle ilgili de sonuçlar alınıyor. Kimine meslekten ihraç hatta bunların önemli bir kısmını müfettişler görevden uzaklaştırdı."
-"KURAL DIŞI YAPILANMALAR KURUMLARDA HOŞ KARŞILANMAZ"-
Bir suçun olduğuna işaret eden İçişleri Bakanı, "Bir suç varsa, ki var o suçu kim ve nasıl işlemiş oraya doğru soruşturuyorsunuz vardığınız kişiyi görevden alıyorsunuz, bunu da müfettişler yapıyor. Sonra bunlardan idari soruşturma alanlar, maaş kesimi cezası alanlar olduğu gibi doğrudan savcılığa suç duyurusunda bulunulup bunların mahkemelerce de cezalandırılması da devam ediyor" dedi.
Hiçbir devlet kurumunda kural dışı yapılanma ve terfilerin hoş karşılanmayacağını söyleyen Ala, "Bu orada diğer çalışanların morallerini bozar. Küçük bir grup orada çalışan yüzde 90'ı bir kenara itip bir dayanışmaya girmişse bunun rahatsızlık uyandıracağını anlamak için müneccim olmaya gerek yok. Bu tür yapılanma var mıydı? Vardı. Bunları görevden aldık, alıyoruz. Türkiye bunu devam ettiremezdi. Şimdi biraz daha kim işini iyi yaparsa Biz de yanılıyor olabiliriz ama en azından böyle bir dayanışmanın olmaması gerekir. Sınavlara ilişkin soruşturmalar yürütülüyor, gerçekten ahlaki olmayan, sinir bozucu şeyler olmuş. Bunu sadece bir birim için de söylemiyorum. Bu insanların haklarını gasp etmektir. Daha önceden sorular alınıp verilmişse bu çok ciddi bir problemdir. Bunlara ilişkin soruşturmalar sürüyor" ifadelerini kullandı.
-"DAHA YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR"-
Özerklik tartışmalarını da değerlendiren Ala, şunları ekledi:
"Dünya geliştikçe o gelişmelere paralel yeni argümanlar ve yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Sanayi toplumunda, tarım toplumunda, o devirlerde coğrafi sınırlandırmalara dayalı argümanların ya da yönetim biçimlerinin bir çözüm olduğu zaman zaman yaşanmıştır. Bunlardan birisi de özerkliktir. Şimdi onun bir anlamı yok. Şimdi onun bir anlamı yok, dünya onu aştı. Bu Türkiye'nin gündeminde değil, bir kere onu söyleyeyim. Biz bunu tartışmıyoruz ama tartışanlara söylüyorum, epeyce eskide kalmış bir tartışmadır. Ne tartışanlara bir faydası olur, ne Türkiye'ye, ne talep edenlere, ne itiraz edenlere Bireyin temel hak ve özgürlüklerini merkeze oturtan sistemler, çözüm üreten sistemlerdir bugünün dünyasında. Biz bunu sağlamak durumundayız. Bunun için de kurumsal yapılarımızda, kurallarımızda, sürekli kesintisiz bir demokratikleşmeye ihtiyaç var. Kuralların sadece demokratikleşmesi yetmiyor, kurumların da demokratikleşmesi lazım. Türkiye'de "Reforma ihtiyacı yok' diyeceğimiz bir kurum gösteremezsiniz. Bazı kurumlarımız batılılaşma hareketiyle aldığımız kurumlar var, nasıl almışsak öyle duruyor. Daha yapacak çok işimiz var."
Son Dakika › Güncel › Bakan Ala(2/son): Özerklik Türkiye'nin Gündeminde Değil - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.