Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, "Ruhban okulunun açılması, kamulaştırma gibi sorunlar Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün meselesinden öte genel hukuk problemidir" dedi.
Ertem, Cemaat Vakıfları tarafından Mardin Süryani Katolik Kilisesi Vakfı aracılığı ile bir otelde düzenlenen iftarda yaptığı konuşmada, Cemaat Vakıflarına ilişkin problemlerin çözümü konusundaki adımların 2012 yılından itibaren atıldığını kaydetti.
Ancak bazı problemlerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde olmadığını bildiren Ertem, "Ruhban okulunun açılması, kamulaştırma gibi sorunlar Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün meselesinden öte genel hukuk problemidir" değerlendirmesinde bulundu.
Kadastro ve kamulaştırma konusunda vakıfların da bazı konularda üzerlerine düşen mesuliyetleri yerine getirmediklerini belirten Ertem, "Her şeyi vakıflardan beklemeyelim her şeyi devletten beklemeyelim. 'Acaba biz üstümüze düşünler noktasında ne yapıyoruz', bunun da hesabını yapmamız lazım. Kadastro tespiti esnasında ne yazık ki o dönemin Cemaat Vakfı yöneticileri hiçbir itirazda bulunmadılar. Üzerinden 10 yıldan fazla bir zaman geçti. Hak düşürücü süre 10 yıldır, bu herkes için geçerlidir. Değişmesi mümkün değildir. 10 yıllık süre geçtikten sonra mülk kesinleşiyor. Ondan sonra taşınmaz ile ilgili müracaat yapıyor. Hiçkimsenin bu konuda yapabileceği bir şey yok. Çünkü bu kural genel bir kuraldır" diye konuştu.
Ertem, Mor Gabriel Manastırı ile ilgili dosyanın vakıflar meclisinde olduğunu, bununla ilgili değerlendirmenin yapılacağını ve çalışmaları yürüttüklerini söyledi.
Vali Ahmet Cengiz de problemlerin çözümünün sevgi ve güvenden geçtiğini söyledi.
Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu ise Mardin'in farklı etnik yapılar bir arada barındırdığını, herkesin hoşgörü içerisinde yaşadığını belirtti.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıflar Meclisi Cemaat Vakıfları Temsilcisi Pandeli Laki Vingas da, bu organizasyonların farklı bir anlam taşıdığını, binlerce yıldır özellikle Süryani toplulukların merkezinde bir araya geldiklerini söyledi.
-Diğer konuşmacılar-
İstanbul Süryani Kadim Meryemana Kilisesi Vakfı Başkanı Sait Susin de ramazan ayında ülkenin bütün güzelliklerin ortaya çıkması açından farklı inanç gurupları içinde çok önemli bir ay olduğunu söyledi.
Süryanilerin bu bölgede çok önemli bir geçmişe sahip olduklarını ifade eden Susin, "Mardin ve civarında sayısız kilise ve manastırına rastlıyoruz. Bunların hepsi ülkemizin zenginliği kültür mirasıdır. Bunların korunması gelecek nesillere ulaştırılması hepimizin görevidir" dedi.
Mardin Süryani Katolik Kilisesi Vakfı Başkanı Fuat Çöllü, zaman içinde mülklerinin işgal edildiğini şimdilerde ise bu mülkleri almak için mahkeme kapılarını aşındırdıklarını belirtti.
İlgili bakanlılıkların ve yerel yöneticilerin bu konuda kendilerine yardımcı olmalarını istediklerini kaydeden Çöllü, "Aziz Efrem Manastırı Mardin'in en güzel yerinde. Kanun ve kurallar hiçe sayılarak işgal altındadır. Biz ne yapacağımızı bilemiyoruz. Buna benzer problemler ile karşı karşıyayız . Ancak ciddi bir destek ve öncülükle 3 bin yıllık geçmişi ayakta tutabiliriz. Sevincimiz kursağımızda kalmasın" değerlendirmesinde bulundu.
Elazığ Kilise Vakfı Başkanı İshak Tanoğlu ise imam hatiplerin açıldığını, Kur'an kursların açıldığını fakat Süryanilerin, Ermenilerin ve Rumların bir kurumunun olmadığını savundu.
Katolik Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Munir Üçkardeş de mülklerini geri istediklerini fakat devletten hiçbir tazminat istemediklerini belirtti.
İftar yemeğine vakıf Vakıflar Genel Müdürlüğü Meclis üyeleri, vakıf temsilcileri ve bazı vatandaşlar katıldı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın ise Bakanlar Kurlu toplantısı nedeniyle programa katılamadığı bildirildi. - Diyarbakır
Son Dakika › Güncel › Cemaat Vakıfları İftarı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.