Uygulamaya karşı çıkan tutuklu ve hükümlülerin açık ve kapalı görüşlere çıkarılmadığı, telefon haklarının kullandırılmadığı, sağlık hizmetlerine erişimlerinin zorlaştırıldığı ve sosyal faaliyetlerden men edildiğine dikkat çeken Nalbantoğlu, yaşanan hak ihlallerinin infaz kanununa aykırı olduğunu belirterek konuyu Meclis gündemine taşıdı.
Nalbantoğlu, 2017 ve 2018 yıllarında Elazığ ve Diyarbakır cezaevlerinde benzer uygulamalar nedeniyle açlık grevleri yaşandığını ve uygulamanın kaldırılmasıyla grevlerin sona erdiğini hatırlatarak, CHP'li İnsan Hakları Komisyonu üyeleri olarak hak ihlallerini defalarca dile getirmelerine rağmen artarak devam ettiğini ifade etti.
Başta İzmir Şakran olmak üzere bazı cezaevlerinde başlatılan tutuklu kimlik kartı taşıma zorunluluğunun haksız, hukuksuz ve onur kırıcı bir dayatma olduğunu vurgulayan Nalbantoğlu, buna karşı çıkanlara uygulanan hak ihlallerinin cezaevinden cezaevine değiştiğini ve keyfi yaptırımlarla mağduriyetler yaşatıldığını belirtti.
İnfaz kanununa aykırı bu ihlaller nedeniyle bazı cezaevlerinde açlık grevleri başladığını ve bu grevler nedeniyle sağlık sorunları yaşayan tutukluların yaşamından cezaevleri yönetimleri ile Adalet Bakanlığı'nın sorumlu olduğunu söyledi.
Ailelerin ve avukatların cezaevleri yönetimiyle yaptıkları görüşmelerde uygulamaya yönelik talimatın Adalet Bakanlığı'ndan geldiğinin ifade edildiğini ancak bakanlığa yapılan başvurulara cevap verilmediğini ifade eden Nalbantoğlu, konuyu soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle hazırlanan önergede, uygulamanın yasal dayanağı, hangi cezaevlerinde uygulandığı, hak ihlalleri ve açlık grevleri gibi konularda sekiz soru yer aldı.
Son Dakika › Güncel › Tutuklu Kimlik Kartı Uygulaması Meclis Gündemine Taşındı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?