CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, Amerikan Yahudi Kongresi'nin Başbakan Erdoğan'a verdiği "Cesaret Ödülü"yle ilgili, "Ödül geri istendikten sonra Erdoğan'ın "Alın ödülünüzü başınıza çalın' ifadeleri onurlu ve dürüst bir duruş değildir. İş işten geçtikten sonra efelik taslamanın bir anlamı yoktur ve halkımızın bu yutturmacaya karnı toktur" dedi.
Loğoğlu yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu ödülün 10 yıl önce, Erdoğan'a "aşırılığın önlenmesi, terörizmle mücadele ve Filistin- İsrail sorununda iki devletli çözüm" konularındaki görünür tutumu gerekçe gösterilerek verildiğini ancak Kongrenin, Erdoğan'ın İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları karşısında Hitler örneğine de sıkça vurgu yaparak Yahudi aleyhtarı bir söylemi benimsemesi karşısında veriliş gerekçelerinin ortadan kalktığını ileri sürerek ve Erdoğan'ı "En zehirli İsrail karşıtı lider" olarak tanımlayarak verdiği ödülü 24 Temmuz 2014 tarihinde geri istediğini belirtti. Loğoğlu, "Gazze'deki insanlık dramını her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutan bir Başbakan'ın ödülü, CHP'nin uyarıları ve halkımızın beklentileri doğrultusunda, İsrail'in bölgeye yıkım ve ölüm getiren toplu cezalandırma politikalarına tepki olarak zaten iade etmesi beklenirdi. Fakat Erdoğan, kendisine yapılan bütün çağrılara kulaklarını tıkamış ve Filistin halkına yapılan zulmü dahi devletin resmi imkanlarıyla düzenlediği mitinglerde Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası malzemesi olarak kullanmakta ısrar etmiştir. Bu nedenle, ödül geri istendikten sonra Erdoğan'ın "Alın ödülünüzü başınıza çalın' ve "Ödülü vermekten memnuniyet duyacağım' ifadeleri onurlu ve dürüst bir duruş değildir. İş işten geçtikten sonra efelik taslamanın bir anlamı yoktur ve halkımızın bu yutturmacaya karnı toktur" dedi.
Uluslararası ilişkiler konusunda sık sık "samimiyet" kelimesine başvuran Başbakan Erdoğan'ın, Kongreden 2004 yılında aldığı ödül konusunda samimiyet sınavını geçemediğini ifade eden Loğoğlu, "Daha somut bir ifadeyle, Erdoğan, tarihimize, değerlerimize, geleneklerimize ve insanlığa aykırı olarak benimsediği ırkçı ve dinci zihniyetini neticede saklayamaz hale gelmiş ve gerçek iç dünyası afişe olmuştur" ifadelerini kullandı.
-"10 AĞUSTOS HEPİMİZ İÇİN YÜZLEŞME TARİHİ OLACAK"-
Öte yandan, Karalamayla Mücadele Birliği'nin (ADL - Anti-Defamation League) II. Dünya Savaşı'nda Nazi zulmünden kaçan Yahudilere yardımcı olan cesur Türk diplomatlarının anısına verdiği "Cesaret Ödülü"nün de, 2005 yılında o tarihte Başbakan olan Erdoğan'a sunulduğunu anımsatan Loğoğlu, bu ödülün de iade tartışmaları bağlamında gündeme geldiğini kaydetti. Konuya ilişkin tartışmalarda, Kongrenin ve ADL'nin verdiği ödüllerin birbirinden çok farklı olan veriliş gerekçelerini akılda tutmak ve toptancı bakış açılarından kaçınmak gerektiğini vurgulayan Loğoğlu şöyle devam etti:
"ADL, ödülünü, o sırada Başbakan olan Erdoğan'a, II. Dünya Savaşı yıllarında görev yapan ve Yahudileri Nazilerin elinden kurtaran cesur diplomatlarımızın anısına vermiştir. Bu ödül Erdoğan'ın şahsına değil, kökenlerine bakmaksızın insan onuruna saygı duyan seçkin diplomatlarımızın vicdanlı ve korkusuz davranışları anısına verilmiştir. Diplomatlarımızı anlamını dahi bilmediği "monşer' tabiriyle kendince aşağıladığını sanmaya devam eden Erdoğan, bir Türk diplomatının sahip olduğu görev bilinci, insan sevgisi ve cesaretinden nasibini almış olsaydı bugün biçare durumda olmazdı.
Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan kendisini istediği kadar aldatabilir, avutabilir, kendi insanlarına dahi korku, tehdit ve kin salmaya çalışabilir. Ancak yolun sonu gelmiştir. 10 Ağustos hepimiz için yüzleşme tarihi olacaktır."
Son Dakika › Güncel › CHP'li Loğoğlu'ndan 'Cesaret Ödülü' Açıklaması: İş İşten Geçtikten Sonra Efelik Taslamanın Anlamı... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.