Dbp Eş Başkanı Yüksek Hdp'den Ayrılıp Meclis'te Grup Kurma Düşüncemiz Yok - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dbp Eş Başkanı Yüksek Hdp'den Ayrılıp Meclis'te Grup Kurma Düşüncemiz Yok

Dbp Eş Başkanı Yüksek Hdp\'den Ayrılıp Meclis\'te Grup Kurma Düşüncemiz Yok
25.06.2015 09:34

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP)Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, HDP içinde bir grubun ayrılarak partilerine geçip mecliste grup kurarak ve Ak Parti'yi destekleyecekleri iddialarının doğru olmadığını açıkladı.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP)Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, HDP içinde bir grubun ayrılarak partilerine geçip mecliste grup kurarak ve Ak Parti'yi destekleyecekleri iddialarının doğru olmadığını açıkladı. Yüksek, Bizim arkadaşlarımızı tekrar DBP'ye alma, orada bir grup kurma gibi bir düşüncemiz söz konusu değil. HDP ile birlikte siyaset yapmaya devam edecekler dedi. Abdullah Öcalan'ın yeğeni Dilek Öcalan'ın meclise girmesinin Türkiye kamuoyunun geldiği düzeyi gösterdiğini söyleyen Yüksek, adaylığı konusunda Abdullah Öcalan'ın görüş belirtmediğini ve adaylığını parti olarak kendilerinin önerdiğini söyledi.

DBP MECLİSTE GRUP KURMAYACAK, HDP İÇİNDE SİYASETE DEVAM EDECEK

Ankara'da HDP'den seçilen milletvekillerinden bir grubun ayrılarak DBP'ye geçerek mecliste grup kurarak, Ak Parti'ye destek vereceği iddiaları üzerine Diyarbakır'da bulunan DBP Eş Genel Genel Başkanı Kamuran Yüksek, iddiaları yalanladı. Yüksek, aday olarak önerdikleri arkadaşlarını HDP içerisinde değerlendirdiklerini ve şu an HDP içerisinde siyaset yaptıklarını ifade ederek, DBP üyesi olup da HDP içerisinde yer alan arkadaşlarımız, HDP'nin diğer bileşenleri gibi kendi üyelerimizi HDP'de birlikte siyaset yapsınlar diye önerdik, değerlendirdik ve şu anda vekil seçilmiş durumdalar. O arkadaşlarımız HDP içerisinde olacaklar ve HDP ile birlikte siyaset yapmaya devam edecekler. HDP ortak bir proje. Türkiye'nin geleceğini inşa etmek üzere oluşturulan bir proje ve dolayısıyla, bizim arkadaşlarımızın tekrar DBP'ye alma, orada bir grup kurma gibi bir düşüncemiz söz konusu değil. orada HDP ile birlikte siyaset yapmaya devam edecekler dedi.

ŞU ANKİ MECLİS, 1921 KURUCU MECLİSE YAKIN BİR MECLİSTİR

Yüksek, koalisyonun kimlerden oluşacağı nasıl oluşacağından öte Türkiye'de ortaya çıkan tabloyu doğru okumak gerektiğini düşündüklerini belirtti. Yüksek, Yeni bir durum var. Türkiye bir değişim sürecine girmiş durumda. Türkiye toplumu bir değişim istiyor. ve meclis bileşeni de bu şekilde ortaya çıkmış durumda. Türkiye'de, Türk milliyetçiliğini, mütedeyyin, muhafazakar kesimleri, 90 yıllık Cumhuriyet geleneğini temsil eden siyaset şu anda TBMM'dedir. Kürtler ve Kürtlerle birlikte Türkiye'nin demokrasiden yana bütün kesimler bir realitedir. Diğer bütün etnik farklı gruplar, inançlar bir realitedir ve HDP çatısı altında TBMM'de yer alıyor. Aslında bu 1921 kurucu meclise yakın bir meclis bileşenidir dedi.

HDP'SİZ BİR TÜRKİYE ARTIK DÜŞÜNÜLEMEZ

Yüksek, toplumun beklentisinin, bu meclisin yeniden birlikte yaşanabilecek demokratik bir ülke haline getirmesi, bir kurucu meclis görevini görmesi ve Türkiye Cumhuriyetini yeniden kurgulaması olduğunu söyledi. Yüksek, şöyle dedi

Bir toplumsal sözleşmeye ihtiyacı var. Birlikte yaşam kurallarının yeniden bir anayasaya ihtiyacı var, Türkiye'nin beklentisi budur. Dolayısıyla oluşacak olan koalisyon, hangisi olursa olsun, kesinlikle bu beklentiyi karşılamalı. Bizim ifade edebileceğimiz esas husus bu. Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Partilerin birbirleriyle yapacağı koalisyondan öte bu beklentiyi bütün partiler görmeli. ve hangi koalisyon oluşacak olursa olsun, kesinlikle ülkenin yeniden bütün bu realitelere dayalı kurulmasını önüne hedef olarak koyması gerekiyor. Bu da yeni bir demokratik anayasaya işaret ediyor. Bunun sözünü vermesi lazım. Demokratik bir ülke olmasının Kürt sorunun demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesi sözünü vermesi lazım. Emekçilerin, yoksulların haklarının verilmesi sözünü vermesi gerekiyor. Türkiye'nin bütün gerilim hatlarından kurtulabileceği Ortadoğu'daki şiddet sarmalına girmeden, demokratik dönüşümüne ivme kazandıracak bir hükümet oluşması lazım. Bizim ve toplumun beklentisi budur. Bu konuda HDP'nin de daha aktif bir öncülük etmesi gerekiyor. HDP'siz yeni bir Türkiye artık düşünülemez. HDP'nin seçim öncesi oluşturduğu perspektifi seçim sonrasına da yansıtması gerekiyor. Seçim sonrasına bu nedenle klasik manada, biz DBP olarak hangi parti, hangi partiyle koalisyon yapmasından önce biz bu temel görevin yapılmasını istiyoruz.

ÇÖZÜM SÜRECİ İÇİN MÜZAKERE KOŞULLARI OLUŞMUŞTUR

DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, seçim sonuçlarının Türkiye'de bir çok şeyi değiştirdiğini, bir hegemonyanın kırıldığını, toplumun yeni bir demokratik Cumhuriyetin inşasını beklediğini ifade ederek, şöyle dedi

Dolayısıyla çözüm süreci bağlamında da hiç bir şey eskisi gibi olamaz. Biz görüşmeler, diyalog kaldığı yerden devam etsin demek de istemiyoruz. Daha iyisi olmalı, daha ötesi olmalı artık. Hiç bir şey 7 Haziran öncesi gibi değil. 7 Haziran öncesi koşullar değişmiştir, dengeler değişmiştir. Bugün çok daha güçlü bir HDP var, çok güçlü bir DBP var. Kürt illerinde alınan oy oranları ortadadır. AKP bölgede tamamen bir tabela partisine dönüştü ve iradesini halk HDP'de birleştirdi. Dolayısıyla koşullar değişmiştir. Biz artık diyalog ve görüşmelerin ötesinde diğer müzakereler başlamalı diyoruz. Müzakere koşulları oluşmuştur. Türkiye vakit kaybetmeden bunu yapmalı. Rojava'daki gelişmeler Türkiye'yi de etkiliyor. Önemli gelişmeler var. Ortadoğu'daki gelişmelerin tamamı Türkiye'yi etkiliyor. Türkiye bir şiddet sarmalına girmeden, bir Suriye'ye dönmeden Irak gibi bir meseleye dönmeden, demokratik yollarla bu işin çözülebileceği kulvara biran önce hızla girmeli. Hükümet kim olacaksa, kimlerden oluşacaksa ilk önce ele alması gereken husus Kürt sorunu, demokratikleşme problemi, yeni anayasa konusudur ve İmralı'da daha önce gerçekleşen görüşme ve diyaloğun geldiği aşamanın ötesine geçerek, yeni koşullarda, yeni zeminde direkt müzakerelerden başlamalı ve sayın Abdullah Öcalan da özgür koşullarda bu müzakereleri gerçekleştirebilecek imkanlara sahip kılınmalıdır. Bu şekilde Türkiye'yi Ortadoğu'daki şiddet sarmalına sokmadan Türkiye ilerleyebilir.

DİLEK ÖCALAN'IN ADAYLIĞI KONUSUNDA SAYIN ÖCALAN GÖRÜŞ BELİRTMEDİ

DBP MYK üyesi olup HDP'den Şanlıurfa Milletvekili seçilen Abdullah Öcalan'ın yeğeni Dilek Öcalan'ın adaylık süreci ile ilgili tartışmaları değerlendiren Yüksek, Dilek Öcalan'ın milletvekili adaylığı konusunda sayın Abdullah Öcalan görüş belirtmediği doğrudur. Biz DBP olarak HDP'nin bir bileşeniyiz. HDP içerisinde şu anda hem meclis grubunda hem de parti meclisinde görev yapan arkadaşlarımız var. Dilek Öcalan arkadaşımız da DBP'nin MYK üyesiydi. Onun gibi bir çok arkadaşımızı biz HDP içerisinde DBP adına, onun daha önce bir üyesi adına önerdik, kabul gördü, kendisi de aday oldu ve seçildi. Diğer arkadaşlarımız gibi DBP'den önerilen bir arkadaşımızdır. Dolayısıyla aile içi tartışmaların dışında şekillenen bir şeydir. DBP'nin önerisi olarak HDP tarafından kabul edilen bir şekilde gerçekleşti dedi.

MECLİSTE 'SAYIN ÖCALAN'IN ÇAĞRILMASI TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ BİR GELİŞMEDİR

Yüksek, Dilek Öcalan'ın mecliste yemin etmesi ve bunun uluslararası basındaki yankısını değerlendirirken, şunları söyledi

Dilek Öcalan'ın mecliste olması bir bakıma Türkiye için bir gelişmedir. Türkiye kamuoyunda da bir tepki refleksinin olmadığını gördük. Türkiye kamuoyunun ve toplumunun geldiği düzeyi gösteriyor. Hakikatten artık toplum, barışa ve kucaklaşmaya hazır. Biz bunu böyle algılıyoruz. HDP'nin başarısı da bunu ifade etmiştir. HDP yüzde 13 oy almış olabilir ama biz inanıyoruz ki, bunun 3 katı kadar Türkiye'de halklar HDP'yi yüreğine bastı, kucakladı, oy vermiş olsun veya olmasın. Bir barış, bir kucaklaşma özlemi var. Birbirini kabul var. Dolayısıyla Dilek Öcalan isminin, orada 'sayın Öcalan' olarak çağrılması, lanse edilmesi, bunun toplumda kabul görmesi, bizim açımızdan önemli bir husus. Biz bunu iyi bir işaret olarak görüyoruz. Bunu Türkiye'de devlet ve hükümet edecek olanlar da iyi görmeli. Süreci geciktirme, yavaşlatma ve benzeri yaklaşımlardan artık çıkmaları gerektiğini işaret eden bir husustur. Türkiye kucaklaşmaya hazır. Eskiden kırmızı çizgiler dediği, eskiden tabu olarak gördüğü önyargıların oluşturmuş olduğu tabuları toplum bir, bir gideriyor. Bu çok önemli bir husus. Türkiye'de bu tabular yıkılıyor, Kürtler, Türkler, Lazlar, Çerkezler birbirini kucaklamak istiyor. Birlikte yaşayabilecekleri bir ülke yaratmak istiyorlar.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dbp Eş Başkanı Yüksek Hdp'den Ayrılıp Meclis'te Grup Kurma Düşüncemiz Yok - Son Dakika


Advertisement