Demirtaş: Organize Bir Saldırı

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ahmet Türk'e Yapılan Saldırıyı 'Organize Bir Saldırı' Olarak Niteledi.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında konuştu. Demirtaş şunları söyledi:
DTP'nin Eşbaşkanı ve halen Genel Başkan olarak kabul ettiğimiz Sayın Ahmet Türk'e yapılan saldırı. Her şeyden önce o alçakça saldırıyı nefretle kınadığımızı bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Sayın Ahmet Türk dün Samsun'da bir duruşmayı izlemek üzere bulunuyordu. Biliyorsunuz daha önce Bulanık'ta meydana gelen olaylardan dolayı iki yurttaşımız korucu silahıyla yaşamını yitirmiş, devletin kendilerine emanet ettiği silahı halkın üzerine doğrultmakta bir an tereddüt bile etmeyen kişiler, daha sonra yargılanmaya başlanmış, ne hikmetse davanın Muş'te güvenliğinin olmayacağı gerekçesiyle, Muş gibi bir yerde devletin güvenliği sağlayamayacağı gerekçesiyle dava Samsun'a nakledilmişti. Dün de Sayın Ahmet Türk'ün de aralarında bulunduğu partililer, avukatlar, mağdur aile bütün olarak duruşmayı izlemek ve aslında davanın Samsun'a alınması dolayısıyla konunun örtbas edilmesini önlemek amacıyla, orada hem halkımızla birlikte oldular. Hem de adaletin işlemesi için gözlemci olmak istediler. Benzer davaların da oradan oraya gönderilerek yıllarca il il dolaştırılarak örtbas edildiğini izliyoruz.
SAMSUN HALKINA TEŞEKKüR EDERİZ
Bulanık davasının da örtbas edilmesini önlemek partimizin görevidir dedik ve orada bulunmayı onur borcu olarak gördüler. Bir gün öncesinde Samsun'a giderek oraya yerleşiyorlar. Hem kaldıkları otelde, gittikleri her yerde Samsun halkından son derece dostane bir tutum gördüklerini ifade ediyorlar. Samsun halkının gösterdiği ilgiden, misafirperverlikten dolayı teşekkür ediyoruz. Son derece önemli ve anlamlıdır. Ama ne yazık ki duruşma çıkışında, daha önce İçişleri Bakanlığı bu konuda bizzat Sayın Sırrı Sakık tarafından bizzat aranarak uyarılmış olmasına rağmen, "Biz oraya gidiyoruz. Güvenlik önmellerinin alınmış olması gerekir. Daha önce Hrant Dink olayında hatırladığımız gibi, Trabzon – Samsun hattında ırkçı milliyetçi derin bir örgütlenmenin hala varolduğunu, açığa çıkarılmadığını biliyoruz. Bizzat İçişleri Bakanı Müsteşarı ile telefon görüşmesi gerçekleştiriyorlar.
ORGANİZE BİR SALDIRI
Tabi devletimiz Muş'ta güvenliği sağlayamayacağını belirtiyor. Güvenlik gerekçesiyle davayı Samsuna almışmış. Dünkü tablo çok açıkça ortaya koydu ki, davanın Samsun'a alınmasının sebebi bizatihi o korucuları gerçekleştirenleri korumakmış. Davayı korumak falan değil. Bulanık olayında kitlenin üzerine ateş açan köy korucuları, askeri helkopterle güvenli bir bölgeye götürülmüş, bir anda onlar koruma altına alınmıştı. Dünkü manzarayla karşılaştırıldığında gördük ki, devlet halkın üzerine otomatik silahlarla ateş açan köy korucularını koruyabiliyor. Ama bu halkın onuru, barışın temsilcisi ve hayatı demokrasi ve özgürlük mücadelesinde bedellerle geçmiş bir siyasi parti genel başkanını koruyamıyor. Samsun'da bu ortaya çıktı. Dolayısıyla Samsun'da atılan yumruk Sayın Ahmet Türk'e değil, devletin bu çarpık zihniyetine atılan yumruktur. O yumruğu atan belki bunun farkında değil, ama ortaya çıkardığı gerçek tam olarak budur. Türkiye Cumhuriyeti bir katili korumayı Sayın Ahmet Türk'ü korumaya yeğlemiştir. Hiçkimse Sayın Ahmet Türk'e yapılan saldırıyı bireysel, münferit olarak değerlendirmemelidir. O anda ortaya çıkmış bir saldırı olarak değerlendirilmemelidir. Organize olduğu, güvenlik güçlerinden cesaret belki de destek aldığı, önceden bunu tasarlayarak gerçekleştirdiği son derece ortaya koyuyor. Arkadaşlarımızın anlatımı da bunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
DHA