Dijital çağın veri bolluğu, hız ve hibrit tehditlerle şekillenen yeni güvenlik ortamında istihbarat üretme süreci köklü bir dönüşüm geçirirken, analiz giderek daha belirleyici hale geliyor.
Anadolu Ajansının (AA) "Dijital Çağda İstihbarat" başlıklı dosya haberinin ikinci bölümünde, teknolojik gelişmeler, artan belirsizlik ve hibrit tehdit ortamının etkisiyle yeniden şekillenen istihbarat üretme süreci ele alındı.
Hibrit tehditler ile yoğun belirsizliklerin tecrübe edildiği ve gerçek zamanlı veri akışının hız kazandığı dijital çağda istihbarat üretmek, geri bildirime muhtaç ve daha karmaşık bir sürece dönüşüyor.
Teknolojik ilerlemelere rağmen insan istihbaratı (HUMINT) kritik önemini korurken, sinyal istihbaratı (SIGINT), görüntü istihbaratı (IMINT) ve açık kaynak istihbaratı (OSINT) gibi istihbarat toplama disiplinlerinin birlikte kullanıldığı "tam kaynak analizi" ön plana çıkıyor.
Eski İngiltere Güvenlik ve İstihbarat Koordinatörü ve Eski Elektronik İstihbarat Servisi (GCHQ) Başkanı Profesör David Omand, teknolojik gelişmeler ve hibrit tehdit ortamının etkisiyle dönüşen istihbarat sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Omand, "İstihbaratın amacını, karar vericilerin karşı karşıya kalabilecekleri durumlar hakkındaki bilgisizliğini azaltarak karar alma sürecinin kalitesini artırmak olarak tanımlıyorum. Bu sadece cumhurbaşkanları, başbakanlar, askeri komutanlar ve üst düzey güvenlik yetkilileriyle sınırlı değil. Halk sağlığı yetkilileri, merkez bankası başkanları ve her türden politika yapıcıları kapsıyor." diye konuştu.
Jeo-uzamsal istihbaratın (GEOINT) uygun maliyetli ticari uydu görüntüleri ve insansız hava araçlarının yaygınlaşmasıyla köklü bir dönüşüm geçirdiğini vurgulayan Omand, yüksek çözünürlüklü görüntü analizinin artık yalnızca büyük devletlerin tekelinde olmadığını kaydetti.
Omand, sinyal istihbaratında şifreli iletişimlerin yaygınlaşmasıyla büyük veri analizinin öne çıktığını ve açık kaynak istihbaratının ise kamuoyunun en çok ilgisini çeken toplama disiplini olduğunu aktardı.
Teknolojik gelişmelere rağmen insan istihbaratının önemini koruduğuna işaret eden Omand, "İnsan istihbaratı, niyetler ve bağlam hakkında istihbarat elde etmek açısından hala vazgeçilmez olsa da görevlilerin kaynakları tespit edip değerlendirmesine yardımcı olan dijital unsurlarla desteklenmektedir." dedi.
Analitik süreçler önem kazanıyor
İstihbarat üretme sürecini tanımlayan geleneksel istihbarat döngüsü, ihtiyaçların belirlenmesi, bilginin toplanması, analiz edilmesi ve karar alıcılara sunulması aşamalarından oluşuyor. Ancak bu yapı, teknolojik gelişmeler, artan belirsizlik ve hibrit tehdit ortamının etkisiyle giderek daha karmaşık bir sürece dönüşüyor.
Omand, istihbarat döngüsünün, karşılıklı geri bildirimlerin yer aldığı dinamik bir model olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
Özellikle terörist gruplar, suç şebekeleri ve hackerların "hedef" olduğu durumlarda bu modelin istihbarat üretme sürecini daha iyi açıkladığını anlatan Omand, bu süreçte analistler ile istihbarat kullanıcıları arasında neredeyse gerçek zamanlı bir etkileşim olduğuna dikkati çekti.
Omand, "Modern istihbarat analisti, cep telefonu verileri gibi toplu verilere ya da yolcu ön bilgileri, sınır kontrolleri, pasaportlar gibi veri tabanlarından elde edilen bilgilere erişebilir. İstihbarat sorularına doğrudan cevap arayabilir. Dolayısıyla toplama ve analiz döngünün ima ettiği kadar birbirinden ayrı değildir." değerlendirmesinde bulundu.
İstihbarat ortamının daha hızlı, şeffaf ve çekişmeli bir hale geldiğine dikkati çeken Omand, "Kamuya açık bilgilerle gizli istihbarat arasındaki sınırlar giderek bulanıklaşıyor. Aynı zamanda açık kaynak verilerinin hacmi, doğrulama ve dezenformasyon konusunda yeni zorluklar yaratıyor. Bu durum, analistleri emareleri manipüle edilmiş ya da yanıltıcı içeriklerden ayırt etmek için daha gelişmiş yöntemler geliştirmeye zorluyor." ifadelerini kullandı.
Araştırmacıların, gazetecilerin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının (STK) ve bireylerin, mobil cihazlar üzerinden paylaşılan görüntüler gibi açık kaynak verilerini kullanarak önemli gelişmeleri analiz edebildiğini vurgulayan Omand, şunları kaydetti:
"(İstihbarat alanında) Asıl mesele, istihbarat analizinin nispeten kısıtlı kaynaklarla ilgili bir sorundan aşırı bolluk sorununa dönüşmesi. Buradaki zorluk, devasa veri kümelerini hızlı bir şekilde anlamlandırmak. Bu nedenle analitik süreçler büyük önem kazanıyor."
Yapay zeka ve analiz kalitesi fark yaratıcı birer unsur
Omand, "Yapay zeka, görüntü ve videoları insanın yapabileceğinden çok daha hızlı ve geniş ölçekte, aynı veya daha yüksek bir doğrulukla analiz etme yeteneği sayesinde modern istihbaratı, özellikle de askeri istihbaratı şimdiden dönüştürüyor." dedi.
Yapay zekanın hem kamu hem de özel sektörde yabancı dildeki materyalleri çevirme ve özetleme gibi görevleri üstlenerek verimliliği artırdığını belirten Omand, makine öğrenimi algoritmalarının büyük veri setlerini filtreleme, analiz etme ve arama süreçlerinde istihbarat çalışmalarına önemli katkı sunduğunu vurguladı.
Omand, makine öğrenimi ve yapay zeka gibi teknolojilerin, milyonlarca veri noktası arasındaki ilişkiyi ve kalıpları tespit ettiğine değinerek, analiz kalitesinin ise hipotezlerin ne kadar iyi test edildiği, önyargının nasıl yönetildiği ve belirsizliğin nasıl aktarıldığına bağlı olduğunu söyledi.
İstihbarat gittikçe özelleşiyor
Ticari uydular, istihbarat uyduları ve insansız hava araçlarından (İHA) elde edilen görüntülerin, Ukrayna örneğinde olduğu gibi askeri istihbarat açısından önemli olduğunu vurgulayan Omand, söz konusu görüntülerin mobil cihaz verileriyle birlikte sahada bir "öldürme ağı" oluşturulmasına imkan tanıdığını belirtti.
Omand, istihbarat kurumları ile birçok devlet kurumunun özel sektör tarafından sunulan açık kaynak analiz ürünlerinden yararlandığını aktardı.
Özel şirketleri, istihbarat ekosisteminin "vazgeçilmez bileşeni" olarak nitelendiren Omand, sinyal istihbaratının da uzun süredir özel sektör tarafından geliştirilen bilgisayarlara dayandığını hatırlattı.
Gelecek
Omand, "Düşmanların geleneksel askeri harekatları, siber saldırıları, dezenformasyon kampanyalarını, ekonomik baskı araçlarını, suç çetelerini ve vekil güçleri bir arada kullandığı günümüzün hibrit tehdit ortamında, istihbarat teşkilatlarının, geleneksel modellerin, gerektirdiğinden daha geniş ve daha uyarlanabilir yetenekler geliştirmeleri gerekiyor." dedi.
Teknolojik ortamın artık dijital ve karmaşık olduğunun altını çizen Omand, bu nedenle tüm istihbarat ve güvenlik teşkilatlarının söz konusu ortama aşina görevlileri işe alması ve eğitmesi gerektiğini vurguladı.
Omand, "anlatı savaşının" devlet ve devlet dışı aktörlerin birincil aracı haline geldiğini kaydederek, istihbarat görevlilerinin dezenformasyonla mücadele ve etki operasyonu tespit becerilerini geliştirmeleri gerektiğini söyledi.
Hibrit tehditlerin hükümet, endüstri ve sivil toplum arasındaki sınırları aştığına işaret eden Omand, devletlerin müttefikler ve özel sektör aktörleriyle ortaklıklara yatırım yapması gerektiğini sözlerine ekledi.
Son Dakika › Güncel › Dijital Çağda İstihbaratın Dönüşümü - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?