Şanlıurfa'da seçim öncesi ve sonrası meydana gelen saldırılar ile ilgili aralarında KESK, İHD ve TMMOB odasının bulunduğu sivil toplum kuruşları açıklama yaptı. Açıklamada seçim öncesi ve sonrasındaki provokasyonlara dikkat çekildi.
Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), İnsan Hakları Derneği (İHD), Demokratik Hekim Girişimi, Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği ve Şanlıurfa Alevi Kültür Derneğinin üyelerinin yer aldığı grup Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde basın açıklaması yaptı.
Grup adına basın açıklamasını okuyan KESK Şubesi Sözcüsü Reşat Doğan, "Seçim süreci ile birlikte yaşanan provokasyonlar zinciri, seçim sonrasında Diyarbakır'da yaşanan 4 kişinin ölümü ile sonuçlanan katliamla devam etmektedir. Yaşanan provokasyonların hiç birinde siyasal iktidar sorumluluklarını yerine getirmemiştir" ifadelerini kullandı.
Mevcut hükümetin kendi iktidarı için kendi geleceklerini ipotek altına almak istediğine değinen Doğan şunları kaydetti: "Baskı ve katliamlarla korku ortamını yaymaya çalışmaktadır. Son süreçte yaşananlara baktığımızda iktidar hırsının nelere yol açtığını görmekteyiz. 200'e yakın saldırıda bir kişi bile gözaltına alınmadı, yargılanmadı. Diyarbakır mitingine bombalı saldırı 5 ölü, 6'sı ağır 402 yaralının faillere ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı, sadece bir kişinin tutuklandığı ifade edildi.
'TOPLUMSAL AYRIŞMA İÇİN ZEMİN HAZIRLANMAKTA'
7 Haziran genel seçimleri sürecine girildiğinden bu yana adeta bir merkezden ve bir plan doğrultusunda cinayetler işleniyor, katliamlar yapılıyor, linçler gerçekleştiriliyor. Toplumsal ayrışma ve kutuplaşma için zemin hazırlanmaktadır. Hükümet ve özellikle Cumhurbaşkanı bırakalım olayların önüne geçmeyi ve sorumluları yakalamayı miting alanlarındaki nefret dili ile adeta yeni olayların fitilini ateşlediler. Tüm gelişmeler AKP'nin iktidarda kalmak, Cumhurbaşkanın başkan olmak için bir takım karanlık işler içine girdiğini göstermektedir. Yaşananlar açıkça sivil darbe görünümündedir. Seçimlere kan bulaşmıştır. Sandıktan çıkan irade yok sayılmakta, adeta cezalandırılmak istenmektedir.
Hükümet, 12 Eylül'ün %10 barajına sıkı sıkıya sarılmayı da aşarak, barajın aşılmaması için her türlü yol ve yönteme başvurmuştur. İktidarın medyası, hemen tamamına yakını başta HDP'ye olmak üzere muhalefet partilerine yönelik yüzlerce saldırıya rağmen bir kişinin bile gözaltına alınmamasının cevabını vereceğine, psikolojik savaş yöntemlerine başvurarak suçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar.
'HDP HEDEF TAHTASI YAPILMIŞTIR'
Havuz medyası paranoyaklık derecesine varan yayınlarla HDP'yi hedef tahtası yapmıştır.
5 Haziran'da gerçekleşen Diyarbakır katliamı tüyler ürperticidir. Yüz binlerin katıldığı bir mitingde patlatılan bombalarla yüzlerce vatandaşın ölümünün hedeflendiği çok açıktır. Daha az sayıda kalabalık içinde patlatılan bombalarda yüzlerce insanın öldüğü dünyadaki örneklerden bilinmektedir. Olası bir izdihamda yaşanacak ölümleri hayal etmek bile kan dondurucudur. 40 yıllık çatışmalı bir ortamda büyüyen Diyarbakır halkının sağduyusu ve disiplini hedeflenen faciayı önlemiştir. 9 Haziran'da karanlık güçlerce katledilen İHYA-DER Başkanın ardından, yine karanlık güçlerce aynı gün 3 yurttaşımızın katledilmesi ile amaçlanan bölgede iç çatışmaları yoğunlaştırmaktır. 90'lı yıllarda ki hizbi-kontra terörünü yeniden piyasaya sürmektir. Son olayların gerçekleştirilme biçimleri kontrgerilla ve JİTEM'in yeniden devrede olduğunu düşündürtmektedir. Otoriterleşen ve dikta rejim kuranların seçim sonuçlarını tümden yok saymakta dahil her tür anti demokratik, faşizan yol ve yöntemlere başvurduğu deneyimlerle sabittir. Ülkemizde yaşananlar bu yöndeki kaygılarımızı artırır doğrultudadır."
Grup basın açıklamasının ardından dağıldı.
(Kaynak: Gazeteipekyol)
Son Dakika › Güncel › Doğan: Seçimlere Kan Bulaştı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.