Ömür Melih Üzelce - Fransa'nın başkenti Paris'teki sebze meyve halinde ithalat ve ihracat işiyle uğraşan Türk işletmeci Ümit Özüişçi, Fransızların kendi ürünlerini daha fazla fiyata satmak için yurt dışından gelen malları engellemeye çalıştığını savundu. Fransızların yıldırma politikalarıyla baskı yaptığını iddia eden Özüişçi, " İspanya'dan gelen şeftali 1 avroyken, Fransızlar 2 avroya satmak istiyor, bütün sorun bu" dedi.
Avrupa'nın en büyüğü, dünyanın sayılı sebze-meyve hali olan Paris'teki Marché de Rungis'de, Fransa dışından gelen ürünlere yönelik kısıtlama yapıldığı ileri sürülüyor. 1998'den beri, Marché de Rungis'de sebze-meyve ithalat ve ihracatıyla uğraşan Ümit Özüişçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fransızların "aşırı milliyetçi" uygulamalarından yakınıyor.
Türkiye'den domates, narenciye, incir, yeşil biber, kabak, patlıcan ve limon gibi ürünler getirerek, Fransa'da sattığını belirten Özüişçi, en çok Mersin domatesi ve siyah Mudanya incirinin tercih edildiğini söylüyor.
Sahibi olduğu firmaya günde 1 ila 10 kamyon arasında Türk ürünü geldiğinin altını çizen Özüişçi, Fransızların baskı politikalarıyla engelleme yaptıklarını ileri sürüyor.
Özüişçi, sorunun sadece Türk ürünleriyle ilgili olmadığını, İspanya'nın da aynı sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu belirterek, şöyle konuşuyor:
"Fransızlar, bugün aşırı milliyetçiliğe döndüler. Politikacılar da yerli malı kullanın diye millete baskı yapıyorlar. Ama bunun imkanı yok. Domates markette 15 avroya satılırsa siz aynı domatesi dörtte bir fiyata satarsanız Fransız sizin domatesinizi alır. Bunu yapmamızı istemiyorlar. Fransa'da nektarin, şeftali, üzüm gibi ürünlerin dönemi başladığında İspanya'da bir ay önce başlıyor. Son 4-5 yıldır İspanya sınırında Fransız çiftçiler, İspanya'dan gelen kamyonlara saldırıp, yakıyorlar. İspanya'dan gelen şeftali 1 lirayken, Fransızlar 2 liraya satmak istiyorlar."
2004'te kendi firmasına ait 20 kamyonun satış yapmaması için zorla hal dışına çıkartıldığını anlatan Özüişçi, Türk Büyükelçiği'nin o dönem araya girip sorunun çözülmesi sayesinde ürünlerini satabildiğini söylüyor. Özüişçi, Fransızların, "Çok malınız var, Fransız çiftçileri memnun değil, gelip kamyonlarınızı yakabilirler. Şoförleriniz ölebilir" diyerek mal ve can güvenliğini gerekçe gösterdiğini aktarıyor.
-"Fazla ve ucuza mal getirip satamıyorsunuz"
Özüişçi, baskıların özellikle aynı ürünlerin Fransa'daki hasat dönemlerinde daha arttığını belirterek şunları kaydediyor:
"Ben mesela incir getireceğim. Piyasa ihtiyacı 5 kamyonsa o gün 8 kamyon getirirsem, hemen üstüne binerler biliyorum. Dolayısıyla 5 ya da 3 kamyon getiriyorum. Ekonomik kriz yüzünden Fransa'da yaklaşık 8 milyon insan açlık sınırında yaşıyor. Bu adamlar sebze, meyve alamıyorlar. Siz onların bütçesine uygun sebze getiriyorsunuz. Sebze meyve birliği başkanı, baskı yapıyor. 'Sizin ürün bizimkinden yüzde 40 ucuz, aynı fiyata satın' diye. Siz aynı fiyatı koyduğunuz zaman Fransız, kendi üzümünü almak istiyor."
Veteriner kontrolü, kutuların üstündeki yazılar, karantina uygulamalarıyla Fransızların yıldırma politikası uyguladığını öne süren Özüişçi, "Yapmak istedikleri baskı. Yasaklamaya hakları yok ama baskı yapıyorlar. Fazla mal getirdiğiniz zaman didik didik açık arıyorlar" diyor.
-"Fransızlar Türk ürünlerini pek fazla tanımıyor"
Bu arada Paris'e 350 kilometre uzaklıktaki Nancy şehrinden sebze ve meyve almaya gelen market işletmecisi Cemal Borukçu, Fransızların Türk ürünlerini tanımadığına dikkat çekiyor. Fransızların en çok çekirdeksiz üzüm ve inciri tercih ettiğini belirten Borukçu, Türk ürünlerini Türk müşterilerin yanı sıra İtalyanlar, Portekizliler, Araplar ve Yahudilere sattığını söylüyor. - Ile-de-France
Son Dakika › Güncel › Fransızlara Sebze Meyve İthalatında Ayrımcılık Eleştirisi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.