Hiçbir dönemde özgür bir basın istenmedi. 56 yılın sonunda geldiğimiz noktada bugün 'hak' sözcüğü anlamını yitirdi. Okumayan, her duyduğuna inanan, sorgulamayan bir toplum olma yolunda koşar adım ilerlerken, haber yapmaya çalışan, kamuoyunu gerçeklerle aydınlatma görevini üstlenen bizler, iş güvencesinden yoksunuz.
Yazdıkları nedeniyle özgürlüklerimiz kısıtlanıyor. Şu anda 142 Gazeteci hapiste. Kalemlerimiz elimizden alınıyor. TÜİK verilerine göre 7 bin Gazeteci işsiz. Sayılarımız o kadar azaldı ki umutla kutlanan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, her geçen yıl "Çalışa(bile)n Gazeteciler Günü" olarak anılmaya başlandı. Tırnak içerisine alınan "bilen" sözcüğüne anlamlar o kadar fazla yükleniyor ki, kelimelere yapılan atıflar "bile" yetersiz kalıyor.
Amacı kamuoyunu bilgilendirmek olan bizler, her dönem hedef tahtasının ana merkezinde yer alıyoruz ve ilk kurşunun kurbanı oluyoruz. Kalemlerimiz, toplumumuzun özgürlüğünü yansıtan hayat damarlarımızdır. Sadece bir an durup düşünün özgürce yazan gazetecilerin olmadığı bir toplumun halini. Umarım birçoğunuzun içini büyük bir umutsuzluk ve karamsarlık kaplamıştır.
Kalemlerimiz elimizden alındıkça özgürlüklerden bahsetmek de olanaklı olmayacaktır. Belirli bir yayın organında ücret karşılığı çalışmadığı, haber takibi gibi bir sorumluluğu almadığı halde "basın mensubu"ymuş gibi davrananlardan mesleğimizi korumamız gerektiğine de inancımızı vurguluyoruz. Bir yandan sarı basın kartı taşımasına rağmen gazetecilere akreditasyon verilmediği, diğer yandan ise insanların kendisini gazeteci olarak tanıtarak istediği her yere rahatça girebildiği bir dönem yaşıyoruz.
İnanıyoruz ki, "Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır." Sözünü bizlere bahşeden Mustafa Kemal Atatürk'ün izinde 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'müz kutlu olsun.
Son Dakika › Güncel › 'Gazetecilik Geleceğimizi Aydınlatır' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.