Haftanın ilk gününde Euro Bölgesi maliye bakanlarının Güney Kıbrıs'ın yeni kurtarma paketini onaylayarak ülkenin temerrüt ve kontrolsüz çıkış riskini azaltmasıyla Euro, önemli paraların çoğu karşısında değer kazandı.
Son yıllarda artan harcamalar ve işsizliğin yükselmesi, diğer yandan 2009 yılından beri bütçe açığındaki artışlar, küresel krizin derinleşmesinde önemli faktörlerdi. Bunların yanına bir de son verilere göre 84,5 Milyar Euro olan dış borçlar da eklendiğinde, Güney Kıbrıs'ta krizin boyutu biraz daha ciddileşiyor. Pek çok ülkeye göre 84,5 Milyar Euro, düşük bir borç olarak görünse de, bu noktada önemli olan borcun miktarı değil, gelire oranı olarak ön plana çıkıyor. Resmi olarak henüz onaylanmasa da geçtiğimiz hafta Euro Bölgesi maliye bakanları Güney Kıbrıs için 10 Milyar Euro büyüklüğünde bir kurtarma yardımı vereceklerini açıkladılar. Ancak sadece Euro Bölgesi'nin kurtarma paketinin yeterli olup olmayacağı tartışma konusu. Bu süreçte Güney Kıbrıs'ta dış yardımların büyüklüğünü sınırlandırmak için iç kaynakların kullanılmasını artıracak stratejiler geliştirmeli. Bu kapsamda mevduat sahiplerinden tek seferlik faiz alınabilir, sermaye gelirlerinden elde edilen stopaj arttırılabilir.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi'nin, son bir yılda Euro ekonomisi için yaptığı olumlu girişimler sonuç vermeye başlamışken başlayan bu kriz, Euro Bölgesi için bir şanssızlık. Bu şanssızlık, krizin faturasından kaynaklanmıyor. Asıl sorun, faturanın mevduat sahiplerine ödetilmek istenmesi. Zira hala düzlüğe çıkamamış İtalya ve İspanya için de bu olasılıklar dile getirilmeye başladı. Politika yapıcıların İrlanda'dan İspanya'ya Avrupa'nın borç krizindeki ülkelerinden talep ettiği kemer sıkma programları sonunda ekonomik büyümeyi korumak için gereken rekabetçiliği desteklemeye başladı.
Euro Bölgesi'nin çevre ekonomileri işsizlik oranını iki katına tırmandırmaya ve istihdam maliyetlerini yüzde 10'a yakın düşmesine mâl olsa da imalat ve ticaretini yeniden hayata döndürüyor. Diğer yandan Euro Bölgesi'nin en büyük ekonomisi Almanya'da iş dünyası güveni Mart'ta Güney Kıbrıs'ın bölgedeki borç krizini yeniden tetiklemesiyle 10 ayın zirvesinden düştü. Bu sıralar Güney Kıbrıs'ın kurtarma paketi ile başı dertte olan Euro Bölgesi'nde imalat ve hizmet üretimi Mart'ta ekonomistlerin beklentisinin üzerinde daralarak, bölge ekonomisinin resesyondan çıkmakta zorlandığına yönelik sinyallere yeni bir ekleme daha yaptı. Londra'daki Markit Economics'in verilerine göre, Euro Bölgesi bileşik satın alma yöneticileri PMI endeksi Şubat'ta 47,9 puan iken Mart'ta 46,5 puana geriledi.
Euro Bölgesi'nde her geçen gün yeni anlaşmazlıkların ön plana çıktığını gördüğümüz son günlerde, önümüzdeki hafta açıklanacak olan Almanya Gfk Tüketici Güveni Anketi, Perakende Satışlar, İşsizlik Değişimi, İşsizlik Oranı ve Euro Bölgesi M3 Para Arzı verileri yakından takip edilmelidir.
AB'deki kriz ABD'yi de etkiledi
ABD piyasaları da geçen haftaya Güney Kıbrıs olumsuzlukları ile negatif başladı. Avrupa borsalarındaki satışların ardından, başta Dow Jones olmak üzere S&P ve Nasdaq haftanın ilk gününde yüzde 0,42'lere varan değer kayıpları yaşadı. Haftanın ikinci gününde ise ABD Konut verileri piyasaları kısmi yukarı taşısa da Güney Kıbrıs etkisini silmeye yetmedi.
ABD tarafında geçen hafta yüzü güldüren taraf FOMC Faiz kararı ve FED Başkanı Bernanke'nin açıklaması oldu. Çarşamba günü FED, faiz oranını yüzde 0,25 ile sabit tutup değiştirmezken, ABD Merkez Bankası toplantı sonucunda ekonomide ve istihdam piyasasında görülen toparlanmaya rağmen aylık 85 Milyar Dolarlık tahvil alımına devam etme kararı aldı.
Toplantının en dikkat çekici açıklamaları ise FED'in 2013, 2014 işsizlik beklentilerini düşürürken, büyüme beklentisini de aşağı çekmesi oldu. İşsizlik beklentisini düşürmesi piyasaları olumlu etkilerken, büyüme beklentisindeki gerileme alımların hızını kesti. Genel tabloya baktığımızda Dolar FOMC sonrası değer kaybederken, ABD hisseleri FED'in tahvil alımına devam etme kararının ardından hafta başından beri devam eden düşüşüne ara vererek yükselişini hızlandırdı. Haftanın kapanışına doğru ise, Perşembe günü gelen ABD istihdam verilerinin hayal kırıklığı yaşatması hafta ortasındaki pozitif havayı dağıtsa da, haftanın son işlem gününde Güney Kıbrıs çözümü ile ilgili beklentiler ABD piyasalarının haftayı yataya yakın tamamlamasını sağladı.
Bir yanda Güney Kıbrıs sorunlarının diğer yanda da ABD tarafındaki harcama kesintilerinin gündemi meşgul ettiğini gördüğümüz son günlerde önümüzdeki hafta ABD tarafından açıklanacak olan Dayanıklı Tüketim Malları, Tüketici Güveni, Yeni Ev Satışları, Bekleyen Ev Satışları, GSYH ve Kişisel Harcamalar verileri yakından takip edilmelidir.
Son Dakika › Güncel › Haftalık Makro Yorum - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.