Hüsamettin Cindoruk'u 1979'da tanıdım, o sırada Adalet Partisi İstanbul İl Başkanı'ydı ve basın toplantısı düzenlemişti. 2011-2012'de, AKP ve BDP'nin rejim değişikliği girişimi olan birinci açılım süreci ve Yeni Anayasa çalışmaları başladığında, Cindoruk'un önderliğinde her siyasi düşünceden aydınlar 'Milli Anayasa' toplantıları düzenledi. Eski DPT uzmanı Haluk Dural'ın organizasyonuyla, benim de konuşmacı olarak katıldığım bu toplantılar, iktidarın PKK açılımı ortaya çıktıkça daha büyük ilgi gördü ve salonlara sığmamaya başladı.
Bu faaliyet, 23 Nisan 2013'te Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde 15 bin kişinin katıldığı toplantıyla 'Milli Merkez'e dönüştü. Kurucu kadronun bir kısmı siyasi sebeplerle ayrılsa da, Milli Merkez yeni katılımlarla bir düşünce topluluğu olarak yoluna devam etti. Cindoruk'un bürosunda 15 günde bir toplanarak ülke meselelerini konuşup çözüm yolları aradılar. Nazilli'deki panelde Cindoruk, Erdoğan'ın milliyetçilik sözüne 'Tanrı o kadar büyük ayak yaratmadı' diye cevap verdi.
Ulusal Kanal'da 2011'deki bir programda, açılım sürecinin rejim değişikliği için yaşandığını anlattım ve 'AKP'nin Cumhuriyet ve Türk kimliği ile kavgası var' dedim. Cindoruk, programın sonunda seyirciye 'Cumhuriyeti geri alalım' dedi. SONAR Başkanı Hakan Bayrakçı, 'Cumhuriyet gitti mi?' diye sorduğunda, Cindoruk 'Gitmek üzere' yanıtını verdi. Bu tespiti yapan kişi, TBMM Başkanlığı yapmış ve Türk siyasetinin bilge ismiydi.
Milli Anayasa forumları için 100 kadar aydın, iki yıla yakın süre ülkeyi gezdi ve sonunda birinci açılım süreci rafa kaldırıldı. Buna karşı kurulan Akil İnsanlar platformu üyeleri devlet parasıyla yurt gezileri yaptı ama protesto edildi. Milli Anayasa forumlarında konuşmacılar masrafları kendi ceplerinden karşılarken, Milli Merkez'in arkasında sadece Türk Milleti vardı. Cindoruk, 2022'de yaptığı açıklamada, bazı Avrupa devletlerinin rejim sorunu olursa kapılarını açtığını belirterek bunun utanç verici olduğunu ve Türkiye'nin diktatörlüğe gittiğini söyledi.
Cindoruk, zaman zaman Süleyman Demirel ile yaşadıklarını anlatır, toplantılarda bana yakın ilgi gösterirdi. Son nefesine kadar ülkenin geleceğiyle ilgilendi. Biz, Milli Merkez'de onun tecrübelerinden yararlanarak aynı yolda yürümeye çalıştık. Türkiye, ikinci açılım sürecinde de rejim değişikliğine zorlanıyor. Cindoruk'un arkadaşları, Türkiye'yi ve Türk Milleti'nin birliğini meşruiyetten ayrılmadan savunmaya devam edecektir.
Son Dakika › Güncel › Hüsamettin Cindoruk'un Mücadelesi ve Milli Merkez'in Kuruluşu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?