Hüseyin Goncagül'ü Anarken - Son Dakika
Son Dakika Logo

Hüseyin Goncagül'ü Anarken

Hüseyin Goncagül\'ü Anarken
16.06.2026 11:30

Tiyatro ve televizyonun önemli ismi Goncagül, dostları tarafından unutulmaz anılarla anıldı.

Oyuncu, sunucu, programcı ve yönetmen Hüseyin Goncagül, tiyatrodan radyo ve televizyona, çocuklara yönelik kültürel çalışmalardan eğitime uzanan üretimleriyle geniş bir kitlenin hafızasında iz bıraktı.

Müzisyen Ömer Karaoğlu, siyasi ve sivil toplum alanındaki çalışmalarıyla tanınan Mehmet Zeyyad Doğansoy, sunucu Cemalettin Tül ve televizyon programcısı, yapımcı Mustafa Aslantürk, geçen yıl 13 Haziran'da toprağa verilen yakın arkadaşlarını AA muhabirine anlattı.

Karaoğlu, Goncagül'ü ilk olarak 1984'te İbrahim Sadri'nin yazdığı "İnsanlar ve Soytarılar" adlı oyundaki performansıyla tanıdığını belirterek, "Tiyatro kökenli olması, oyunculuk eğitimi almasının yanında sivri zekası, yorum kabiliyeti, yeteneği hemen izleyicinin dikkatini çekiyordu. Her zaman olduğu gibi pek çok insanla espri yaparak tanıştı. Bizimle de öyle tanışmıştı." dedi.

"Çocuklarla özel bir dil kurdu"

Sahnede 1990'ların başında birçok kez birlikte yer aldıklarını ve yurt dışında da etkinlikler yaptıklarını dile getiren Karaoğlu, "Goncagül, mizahın ciddi bir iş olduğunu bizlere hatırlatan biriydi. Bizler hayatın çok küçük, basit detayları üzerinde çok fazla dururuz, Goncagül ise oralarda hiç durmazdı. İdealizmini de elden bırakmıyordu. İnandığı değerler konusunda olabildiğine hassas ve ciddiydi. Onu bizlere de hissettiriyordu." diye konuştu.

Karaoğlu, Goncagül'le olan yolculuklarında insan ilişkilerini daha iyi öğrendiğini söyleyerek, şöyle devam etti:

"Kendisi aslında bir mektep gibi ustalığını bize de aktarmış oldu. Kendisine bu yüzden hep minnet duyarım. İslam alemini ve Müslümanları heyecanlandıran pek çok gelişme onu da heyecanlandırırdı. 1980'lerin başında Türkiye'deki tatsız dönemleri o da yaşadı. Ayrıca 28 Şubat gibi Türkiye'nin içinden geçtiği o dar geçitlerde yine Goncagül'le beraberdik. Zahmetleri, sıkıntıları birlikte yaşadık. Fakat o neşesini, umudunu hiçbir zaman kaybetmedi. Pek çok insanın ağlayıp, sızlayacağı yerde o tebessüm eder, mizah yapardı. Bence bu müthiş bir güç ve her yiğide de nasip olmaz. Yeni zamanların Nasrettin Hocası gibi bilgeliği, irfanı onda görürdük."

Hüseyin Goncagül'ün her zaman çocuklarla iyi bir bağ kurduğunu vurgulayan Ömer Karaoğlu, "Çocuklarla bir diyalog kurabilmek, onların abisi, amcası, arkadaşı gibi olabilmek herkesin yapamayacağı bir iş. Bu durum Goncagül'de fazlasıyla vardı. Yani onunki çocuklara adeta adanmış bir sanat yolcuğuydu. Özellikle de son 15, 20 yıldır böyleydi. Çocuklarla özel bir dil kurdu." ifadelerini kullandı.

"Yetiştirdiği talebelerin hepsi çok önemli yerlere geldi"

Mehmet Zeyyad Doğansoy, Goncagül'le 1985'te kolejde öğretmenlik yaparken tanıştıklarını aktararak, "Dostluğumuz vefat edene kadar devam etti. Çok iyi bir öğretmendi. Sahnede nasıl performans gösterdiyse derste de aynı o şekilde öğrencilere ders anlatırdı. Yetiştirdiği talebelerin hepsi çok önemli yerlere geldi. Üzerimizde kalıcı etkisi olan çok güzel alışkanlıklar ve hasletler bıraktı." değerlendirmesini yaptı.

Goncagül'ün her zaman çok cesur olduğunu altını çizen Doğansoy, şunları kaydetti:

"12 Eylül zamanlarında çok sıkıntı çekmişti. 1990'lı yıllarda Refah Partisi zamanında programlarda da beraber yer alıyorduk. Ben klavye çalıyordum, o da programı sunuyordu. Bende bıraktığı en önemli şey ise yanlışın karşısında ısrarla hayırlı işler yapmak ve karamsar olmamaktı. Her zaman en sıkıntılı durumlarda bile kendini motive ederdi. Özellikle 28 Şubat sürecinde biz bunu gördük. 28 Şubat sürecinde o sıkıntılı dönemlerde moralimizi yüksek tutmamızda Hüseyin abinin bize çok faydası olmuştu."

Doğansoy, Goncagül'ün 12 Eylül'de yaşadıklarını, "Kendisini 12 Eylül'de babasının yanında polisler aldıkları zaman, babası polislere diyor ki, 'Hocamı nereye götürüyorsunuz', Goncagül de 'Baba arkadaşlar beni gezdirmeye gelmişler' diyor. Sonrasında kendisi 5-6 ay işkenceye maruz kalmış. Bunları unutmamak lazım." sözleriyle aktardı.

Hüseyin Goncagül'ün manevi derinliğinin çok yüksek olduğunu söyleyen Doğansoy, "Ben kendisinden çok şey öğrendim. Tasavvufi yönleri de vardı. Mesela Mustafa İsmet Efendi Dergahı'ndan feyz alan birisiydi. Çok mukallit bir insandı. Siz onlayken o kadar mutlu bir hayat yaşıyordunuz ki, geçmişe bakınca çok şanslı olduğumu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

"Bu milletin evlatlarına ışık oldu"

Sunucu Cemalettin Tül de 1994'te Bursa'da yerel bir radyoda çalışırken tanıştığı Goncagül'ün kendisine her zaman bir aile ferdi gibi olduğunu, bir baba gibi kucak açtığını ve iş olanakları sunduğunu anlattı.

Goncagül'ün iyi bir baba ve şefkatli bir insan olduğuna işaret eden Tül, şöyle konuştu:

"Onunla tanışmamış olsaydım, belki bir televizyon kanalıyla yolumun kesişmesi daha uzun sürebilirdi. O benim hayatımda bir fener olmuştur. Ümidimi arttırmıştır. Hiçbir zaman onun depresyona girdiğini, somurttuğunu görmedim. En sıkıntılı zamanlarında bile mutlaka bize yapacak şakalar bulurdu. Dolayısıyla Hüseyin abi bize karşılaştığımız zorluklar karşısında neşemizi kaybetmeden, o yolu zorlamamız gerektiğini, nasihat ederek değil böyle yaparak öğretti. Bence çok şöhretli bir insandı. Çocuklara dokundu. Birçok çocuğun onunla hatırası vardı. Çocukları eğlendirmeyi çok iyi bilen, bugün Türkiye'de çok ihmal ettiğimiz çocuk ve gençlere dokunabilen ender insanlardan birisiydi. Bu milletin evlatlarına ışık oldu."

"Yerinin doldurulacağını düşünmüyorum"

Mustafa Arslantürk ise Goncagül'ün öğrenim gördüğü İstanbul Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesinden mezun olduğunu ve ilahi sanatçılığı yaptığı dönemlerde kendisiyle aynı sahneyi paylaştığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) başkanlığı dönemlerinde, miting çalışmalarında Hüseyin Goncagül ile kendisini etkinliklere çağırdığını aktaran Arslantürk, daha sonra Goncagül'ün telkiniyle kurduğu Hazan Prodüksiyon'dan "Goncagül Çocuk Şarkıları" ve "Goncagül Çocuk İlahileri"nin aralarında bulunduğu dört albüm çıkardıklarını dile getirdi.

Arslantürk, Goncagül'ün çocuklarla ilgili çalışmalarının etkisinin de halen devam ettiğinin altını çizdi.

Goncagül ve İbiş karakterini canlandıran Ümit Kaplan'la 2011'de ramazan ayına özel İstanbul'un önemli mekanlarında bir program çektiklerini kaydeden Arslantürk, Hazan Prodüksiyon ile kendi YouTube sayfasından izlenebilen bu programın halen farklı kanallarda yayınlandığını vurguladı.

Mustafa Arslantürk, "Goncagül, yeri doldurulamaz bir isim. Eğitime, kültüre çok önem verirdi. Cumhurbaşkanımızın da sınıf arkadaşı. Aynı okuldan mezunlar. Hüseyin abi bende her zaman doğumdan mezara kadar okuma hissini uyandırdı. Bu sebeple halen okumaya devam ediyorum." dedi.

Goncagül'deki tükenmeyen çocuk sevgisine dikkati çeken Arslantürk, "Onunla anılarımızı birkaç kelimeyle anlatmak mümkün değil. Beraber 30 yılımız geçti. Sahnede birlikte yer aldık. Televizyonda onun programına konuk oldum. Sonra o benim programıma konuk oldu. Bütün albümlerinin yönetmenliğini yaptım. Ben onun yerinin doldurulacağını düşünmüyorum." diye konuştu.

Arslantürk, Hüseyin Goncagül'e dair bir belgesel yapmak ve yeni nesillere Goncagül'ü anlatmak istediğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Hüseyin Goncagül'ü Anarken - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement