Malezya’nın en eski siyasi partilerinden DAP’ın başkanı Lim Kit Siang, ülkede "dini kutuplaşma"nın artmasından duyduğu endişeyi dile getiriyor. Siang’a göre daha çok oy almak için "Kim daha iyi Müslüman" yarışına girildi ve iş çığırından çıktı. Bunun sonucunda da "şeriat" anayasadan daha üstün hale getirildi.
DEMOKRATİK Hareket Partisi (DAP), ülkenin en eski siyasi partilerinden. Çinli oylarının büyük bölümünü alıyor. Partinin başkanı Lim Kit Siang, ülkenin sesi en yüksek çıkan laiklik savunucularından. Ona "özgürlük savaşçısı" da diyorlar. Lim Kit Siang’la DAP’nin merkezinde Malezya’daki İslamlaşmayı konuştuk:
9/29 AÇIKLAMASI Malezya’da giderek artan İslamlaşmanın kısa bir politik geçmişi var. 29 Eylül 2001’de eski Başbakan Mahathir Muhammed birdenbire şöyle bir açıklama yaptı: "Malezya bir İslam ülkesidir." Ben buna 9/29 açıklaması diyorum ve bana göre bir dönüm noktasıydı. Sonra iş çığrından çıktı.
DEVLET POLİTİKASI Anayasada yer alan "Malezya’nın resmi dini İslamdır" ibaresi bizleri hiçbir zaman rahatsız etmedi, çünkü o yaşam stilimizi, kimliğimizi etkileyen bir madde değildi. 44 yıl boyunca "Malezya Müslümandır" diye bağıranlar toplumun kenarında köşesinde kalmış marjinal tiplerdi. Ama son 5-6 yıldır, İslam bir devlet politikası haline geldi.
DİN KUTUPLAŞMASI Yaşanan İslamlaşma sürecinin en büyük sebebi, iktidar partisi UMNO’nun giderek güçlenen İslam partisi PAS’ın oylarına ortak olmak istemesi. Herkes ne kadar iyi Müslüman olduğunu kanıtlamaya çalışırken ülkenin yapısı değişiyor. Yıllar önce Malezya’da ırkların kutuplaşması yaşanıyordu. O aşıldı, şimdi dinlerin kutuplaşması problemiyle karşı karşıyayız.
DİYALOG AŞINDI Malezya’daki dinler arası diyalog aşınmış durumda, çünkü Çinliler ve Hindular, "Niye İslam daha üstün bir dinmiş gibi gösteriliyor" diye şikayet ediyor. Radikal İslamcı gruplar da Malezya’daki diğer dinleri kendilerine tehdit olarak görüyor. Çok endişeliyim çünkü İslamlaşmanın önümüzdeki yıllarda daha da artacağını düşünüyorum.
Lina’nın davasıyla şeriat anayasanın üstüne taşındı
DİN değiştirmek isteyen ve 9 yıllık hukuk savaşını kaybettikten sonra sırra kadem basan Lina Joy’un hikayesi, Malezya’daki İslamlaşma sürecinin en önemli dönüm noktalarından biri sayılıyor. Lina’nın hikayesini avukatı Ben Dawson’dan dinledik:
"Lina’nın savaşı 1996’da başladı. Hıristiyan olmaya karar vermişti. Zaten uzun bir süre de böyle ibadet ediyordu. Kimlik kartındaki Müslüman ibaresini çıkarttırmak istedi. Çünkü Malezya’da kimlik kartında Müslüman yazan bir kimse oruç tutmazsa, camiye gitmezse ya da aynı odada bir karşı cinsle otururken yakalanırsa cezalandırılıyor. Davasının ikinci sebebi, bir Hıristiyanla evlenmek istemesiydi ki, bu da Şeriat kanunlarına göre mümkün değildi. Lina’nın davası için 9 yıl uğraştık, bütün temyizlere gittik, ama hayır, şeriat mhkemesi, Lina’nın din değiştirmesine izin vermedi. Halbuki Anayasa’nın 11. Maddesi, bütün vatandaşların istediği dini yaşamakta özgür olduğunu söylüyordu. Lina’nın davası bize şunu kanıtladı: Malezya’da Müslümanlar din değiştiremiyor, başka dinden biriyle evlenemiyor. Son birkaç yıldır, Şeriat mahkemesinin kararları hem kamu mahkemelerinin hem de Anayasası’nın üstüne çıktı. Şimdi Lina, annesinin bile bilmediği bir yerde inzivaya çekilmiş durumda. Çünkü herkes ona hain olarak bakıyor, ciddi bir toplum baskısıyla savaşmaya çalışıyor."
İran Devrimi’nden çok etkilendik
SYED AZAMAN (İslamcı PAS’ın Uluslararası İlişkiler Başkanı): Malezya’da şu anda çok ciddi bir İslamlaşma var. Bunda 1980’lerde yurtdışına, Batı ülkelerine okumaya gidip dönen binlerce Malay’ın rolü büyük. İran devriminin ve Filistin sorununun da etkisiyle, döndüklerinde daha iyi Müslümanlar olmuşlardı. İki hafta önce buraya AKP’li bir ekip ve onların think tank’inden birkaç analist geldi. Bize seçimi nasıl kazandıklarını, stratejilerini anlattılar.
MALEZYA İSLAM ENSTİTÜSÜ BAŞKANI
Malezya olmaktan korkmayın sizde de ahlak polisi var
Malezya İslam Enstitüsü Başkanı Ali Tevfik Al-Attas şunları söyledi:
"Müslüman dünyası, feci bir kimlik krizi içinde. Kendimizi ’öteki’nden ayırmak, farklı kılmak için ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. Malezya’da İslamlaşmanın bir nedeni de, hem İngiliz etkisinden hem de Batı’nın bilgi bombardımanından kurtulmaktı. Gerçekten bir farklılık olmalı çünkü Batı’yla aynı dünya görüşüne sahip değiliz. Türkiye’nin yüzde 99’u Müslüman. Ama Malezya’nın yüzde 65’i Müslüman. Geri kalanlar Budist, Bahai vs... Dolayısıyla Malezya için İslam, aynı zamanda bir kimlik meselesi. "
KÖTÜ BİR ŞEY ZANNETMEYİN
"Eğer bir ülkede bütün vatandaşlar yeterli seviyede bilgiye sahip değilse, onları zorlamanız gerekir. Din polisi Malezya’da 30 yıldır var. Malezya olmayı, negatif bir şey olarak görüyorsunuz galiba. Bundan korkmanın hiç anlamı yok çünkü laiklik, Müslüman bir ülkeyi ilgilendiren bir kavram değil. Buradaki din işleriyle ilgilenen polislerin benzeri Türkiye’de var: Ahlak polisi!"
Bir Budist olarak rahatsızım
Büyük bir şirketin bilgi işlem bölümünde çalışan Kiat (23), Başbakan Abdullah Bedevi’nin ’Malezya İslam devletidir’ sözüne çok alınmış: "Burada İslam hákimiyeti olduğunu biliyorduk ama bunun böyle dile getirilmesinden bir Budist olarak rahatsızlık duydum. Devletin bütün söylemleri Müslümanlarla ilgili, sanki biz yokmuşuz gibi davranıyorlar."
Son Dakika › Güncel › Irk Kutuplaşması Biterken Din Kutuplaşması Başladı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.