İsrail'in evlerini yıkmasının ardından mağaraya sığınan Filistinli aile, burayı da kaybetmemek için mücadele veriyor.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki Mesafer Yatta bölgesinde yaşayan 10 kişilik Amur ailesi, İsrail'in "ruhsatsız inşa edildiği" gerekçesiyle defalarca yıktığı evlerinin ardından sığındıkları mağaranın da İsrailli yerleşimciler tarafından zorla alınmak istenmesi üzerine direnişini sürdürüyor.
Aile, 11 gündür açık arazide yaşamını sürdürürken, mağaralarını geri almak için aktivistlerle birlikte yaktıkları ateşin etrafında ısınarak nöbet tutuyor.
İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs'te sık sık "ruhsatsız" olduğu iddiasıyla Filistinlilere ait yapıları yıkıyor.
İsrail makamları işgal altındaki Batı Şeria'nın "C" bölgesinde Filistinlilerin inşaat ve tarım yapmasını engellerken, Filistinliler için ruhsat almanın ise neredeyse imkansız olduğu belirtiliyor.
Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın yüzde 18'ini kapsayan "A bölgesi"nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik "B bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e "güvenliği" İsrail'e devredilirken, yüzde 61'ini kapsayan "C bölgesi"nin "idare ve güvenliği" İsrail'e bırakılmıştı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
Amur ailesinin kaldığı bölge, Oslo Anlaşması'na göre idare ve güvenliği İsrail'e bırakılan "C" bölgesi olarak sınıflandırılan El-Halil kentinin güneyindeki Sarura beldesinde yer alıyor.
İsrail'in evlerini yıktığı bazı Filistinli aileler mağaralarda yaşam mücadelesi veriyor
Mesafer Yatta bölgesinde bazı Filistinli aileler, İsrail'in evlerini yıkmasının ardından "Tur" adını verdikleri mağaralarda yaşamaya devam ediyor.
İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da gasbedilen Filistin toprakları üzerine kurulu 250'ye yakın yasa dışı yerleşim bulunuyor.
İşgal altındaki Batı Şeria'da 451 bin, Doğu Kudüs'te ise yaklaşık 230 bin İsrailli, Filistin topraklarını gasbediyor. Uluslararası hukuka göre Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki bu gasplar yasa dışı sayılıyor.
Filistinlilerin sığındığı mağaraları bile işgal ediyorlar
Filistinli ailenin reisi Celal el-Amur, AA muhabirine, 21 Ekim'de ailesiyle birlikte yakındaki Yatta kasabasındaki bir etkinliğe katılmak üzere evlerinden (mağaradan) ayrıldıklarını, sonrasında Filistin topraklarını gasbeden bir İsraillinin mağarayı işgal ettiğini öğrendiklerini söyledi.
Amur, "Eve döndüğümde bir gaspçıyı ailesiyle birlikte içeride buldum. Evime el koyan İsrailliler, eşyalarımızı tahrip etti, kendi eşyalarını mağaraya getirip İsrail bayrağı astılar. Buranın kendilerine ait olduğunu iddia ettiler." ifadelerini kullandı.
Aktivistler ve dayanışma gruplarıyla birlikte mağaranın yanında oturma eylemi düzenleyerek geri alınmasını talep eden Amur, "Tüm bölgeyi ele geçirip Filistinlileri buradan çıkarmak istiyorlar. Ben sadece evimi istiyorum. Bu benim evim ve ondan vazgeçmeyeceğim. Burada kalıp direneceğim, ta ki geri alana kadar." diye konuştu.
İsrail'in evini yıkmasının ardından geriye sadece mağaranın kaldığını, bundan vazgeçmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Amur, konuyla ilgili bir hukuk ekibinden destek aldığını ifade etti.
Filistin topraklarını gasbedenler, yaklaşık bir yıl önce El-Halil'in güneyindeki Mufakkara köyü ve Saruura beldesi yakınında bir yerleşim noktası kurmuş, buradan çevredeki Filistinlilere ve evlerine saldırılar düzenlemeye başlamıştı.
-"Filistinlileri baskıyla göçe zorluyorlar"
Batı Şeria'nın güneyinde yerleşimlere karşı direniş gösteren aktivist Usame Muhamra ise, özellikle Mesafer Yatta'daki saldırıların artmasının "Filistinlileri baskı altına alarak, onları kuşatıp bölgeden göç etmeye zorlamayı" amaçladığını söyledi.
Muhamra, İsrail'in bir yerleşim noktasını diğerleriyle birleştirerek geniş bir yerleşim kuşağı oluşturmayı hedeflediğini, böylece mümkün olan en geniş toprak parçasını kontrol altına almayı planladığını ifade etti.
Filistinli aktivist, "Filistinli kendi toprağında, bedeniyle direnirken yerleşimciler elinde silahı, İsrail yasası, ordu ve polisiyle güç buluyor." dedi.
Mesafer Yatta ve çevresindeki Filistinliler, yerleşimcilerin sürekli artan saldırılarına maruz kalıyor; bu saldırılar, bölgedeki yerleşim noktalarını genişletme ve halkı göçe zorlama amacı taşıyor.
Gazze'deki savaşla eş zamanlı yürütülen bu operasyonlarda şimdiye kadar bin 62 Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 10 bin kişi yaralandı ve bin 600'ü çocuk olmak üzere 20 binden fazla kişi gözaltına alındı.
10 Ekim'de Gazze'de varılan ateşkes anlaşması, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 68 binden fazla kişinin ölümü ve 170 binden fazla kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan iki yıllık İsrail savaşını sona erdirdi.
Son Dakika › Güncel › İsrail, Filistinli Aileyi Mağarasında Zorla Zorlamakta - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.