- Terör örgütü PKK'nın üst yapılanması KCK'ya ilişkin, aralarında gazetecilerin de bulunduğu,
24'ü tutuklu 46 sanığın yargılandığı davada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi.
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin dışında oluşturulan büyük salonda görülen duruşmada, Türkçe savunma yapan tutuklu sanık Davut Uçar, iddianamede yurt dışına çıkarak toplantılara katıldığı iddiasının olduğunu belirterek, "Kardeşimle ilgili ailevi bir problem vardı. O yüzden yurt dışına çıktım. Herhangi bir toplantıya katılmadım. İllegal bir örgütün içerisine girmiş değilim. Bu durum yanlıştır" dedi.
Açıklığa çıkması gereken şeyler olduğunu söyleyen Uçar, şunları anlattı:
"Etik Haber Ajansı herkes tarafından bilinen bir ajanstır. Hangi maksatla iddianameye konulmuş anlamış değilim. Gizli tanıklar ajansın adresinin Yenibosna'da olduğunu söylemiş. Yerimiz Yenibosna'da da değildir. Ben hiçbir toplantıya da katılmadım. Davadaki herkese kes-yapıştır modeli uygulanmış. Ayrıca bir basın kurumu kendi mecrasında toplantı yapar. Çalıştığım şirketin telefon faturası da iddianameye konulmuş. Neden konulduğunu anlamış değilim."
Söz alan tüm sanıkların avukatı Sinan Zincir, Cengiz Kalkmaz'da ele geçirildiği iddia edilen delillerin ciddiye alındığını, bütün müvekkillerinin Cengiz Kalkmaz'ın tanık olarak dinlenilmesi talebinde bulunduklarını, Kalkmaz yüzünden tutuklu bulunduklarını kendisine söylediklerini belirtti.
Kürtçe tercüman vasıtasıyla savunma yapan tutuklu sanık İrfan Bilgiç de, bu davanın hiç bir şekilde hukuki olmadığını, siyasi bir amaçla yapıldığını söyledi.
Bilgiç, davada Kürt basınının ve ifade özgürlüğünün yargılandığını dile getirerek, "Özgür Kürt basınına karşı sistematik bir zorbalık yürütülüyor. Bizim artık fikirlerin özgür olduğu bir ülke olmamız lazım. Çıkan gazetelerin okuyucuya ulaştırılması engelleniyor. Sansür uygulanıyor. Biz gazete dağıtırken polisler yolumuzu keserek, gözaltı izinleri olmadan bizi gözaltına alıyorlardı ya da bizi uzun süre bekletiyorlardı. Gazetelerin sabahları dağıtılması gerekir. Benim gözaltına alınmalarım kayıtlanmıyordu. Hukuksuz bir şekilde gazete dağıtımı engelleniyordu. Ümit ediyorum ki bu mahkeme bu gerçekleri gözönünde bulundurarak bir karar verir" diye konuştu.
Tutuklu sanık Ömer Çelik de tercüman aracılığıyla yaptığı savunmasında, kendileri hakkında kimliksizleştirme politikasının zorbalıkla gerçekleştirilmeye çalışıldığını söyledi.
Bazı sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından, duruşma yarına ertelendi. - İstanbul
Son Dakika › Güncel › İstanbul'daki 3. Kck Davası - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.