
Kocaeli Barosu Başkanı Avukat M. Tamer Solakoğlu, son günlerde özel yetkili mahkemeler tarafından yapılan kovuşturmalarda savunma mesleğini etkisizleştirme, sindirme, terbiye etme, bağımlı kılma amacına yönelik girişimlerin kaygı verici boyutlara ulaştığını belirterek, avukatların keyfi olarak suçlanmasının savunma hakkının ortadan kaldırılması gibi vahim sonuçlar doğuracağını söyledi.
Avukat M.Tamer Solakoğlu, savunma mesleğinin özgürce, her türlü etki ve baskıdan uzak olarak yapılabilmesinin, bizzat savunma hakkının ve hak arama özgürlüğü için vazgeçilmez olduğunu hatırlattı. Solakoğlu, "Savunma hakkı, her bir birey ve toplumun bütünü için temel ve ortak bir güvence olmasının yanı sıra, yargılama faaliyetini demokratikleştiren, hukuk güvenliğini sağlayan asli bir unsurdur. Bu çerçevede avukat, mahkemelerde şekli olarak varlığı gereken bir kişi değil, yargılamanın kurucu unsuru olarak yargılamanın olmazsa olmazı savunma faaliyetinin asli bir parçasıdır" dedi. Solakoğlu, bu işlevini hakkıyla ve gereği gibi yapabilmesi için savunma mesleğinin, özgür bağımsız ve dokunulmaz olması gerektiğini söyledi. M. Tamer Somlakoğlu, şöyle devam etti:
"Avukat, hukuk devleti ve adil yargılanma hakkının temeli olan savunma hakkının etkin ve işlevsel olarak yerine getirilmesi için duruşmanın her aşamasında gerek usule gerekse esasa ilişkin beyanda bulunabilir. Savunma ve onun temsilcisi avukatın engellenmemesi yasal haklarıdır. Bu hakkın engellenmesi sanığın savunma hakkının engellenmesi anlamındadır. Avukatın müvekkilini savunmak amacıyla karşılaştığı haksızlıkları, haksızlık nedenlerini ve bu haksızlığa yol açan uygulamaları her ortamda eleştirmesi hem hakkı, hem de asli görevidir."
Baro Başkanı Solakoğlu, son günlerde, özel yetkili mahkemeler tarafından yapılan kovuşturmalarda savunma mesleğini etkisizleştirme, sindirme, terbiye etme, bağımlı kılma amacına yönelik girişimler kaygı verici boyuta ulaştığını kaydederek şöyle dedi:
"Avukata söz verilmeyerek duruşmadan çıkarılması, makul bir gerekçe olmaksızın ve orantısız olarak 16 celse, hatta esas hakkındaki savunmaya kadar duruşmalardan men edilmesi gibi uygulamalar, hukuka aykırılığı da aşan keyfi ve yasal sorumluluk gerektiren bir tutum ve uygulamadır. Günümüze kadar pek çok kez yaşanan savunma hakkına ve mesleğine yönelik haksız uygulamalardan sonuncusu, İstanbul'da kamuoyunda 'Balyoz' olarak bilinen davanın yargılama aşamasında yaşanmış, bu bağlamda davayı gören mahkemece savunma görevini yapmakta olan avukat meslektaşlarımız, mahkemenin uyguladığı usulü eleştirdikleri, eksik kalan delillerin toplanmasını istedikleri, yani mesleklerini icra etmek istedikleri için duruşma disiplinini bozdukları gerekçesi ile duruşma salonundan çıkarılmışlardır. Üstelik bununla da yetinilmeyerek avukatların
savunma görevlerini yapmalarına bağlı olarak haklarında suç duyurusunda bulunulmuştur. Avukatların, yasal savunma görevleri nedeniyle 'Terörle Mücadele Kanunu (m. 6)' kapsamında ve hatta 'Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs (TCK 288'inci madde)' iddialarıyla keyfi olarak suçlanması, sonuç olarak savunma hakkının ortadan kaldırılması gibi vahim sonuçlar doğuracaktır." - Kocaeli/ İzmit
Son Dakika › Güncel › Kocaeli Baro Başkanı Solakoğlu: Savunma Mesleğini Terbiye Etme Girişimleri Kaygı Verici Boyutta - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.