Konferanstan "Suriye'yi Kına" Mesajı

Suriyeli alimler İstanbul'daki konferansta biraraya geldi.
Suriye'de yaşanan halk ayaklanması sonrasında ülkede yaşanan olaylarla ilgili kendilerine "Suriyeli Alimler" adı veren grup, İstanbul'da biraraya geldi.
Yeşilköy'deki WOW Otel'de biraraya gelen yaklaşık 25 kişilik grup, "Suriye Halkına Destek İçin İslam Alimleri Konferansı " adı altında bir konferans düzenledi.
Düzenlenen konferansta bir sonuç bildirgesi de sunuldu. Konferansa İslam Alimleri Konferansı Hazırlık Komitesi Başkanı Muhammed Yaser Al - Musaddi, konferansın basın sözcüsü Abdülkerim Bakkar, Suriye'nin Milli Kurtuluş Kongresi Hazırlık Komitesi Genel Sekreteri İmadethin Reşid, din bilginleri ve rejim muhalifi Suriyeli kadınlar katıldı. Suriyeli kadınların haremlik selamlık düzeninde oturması dikkat çekti.
ARAP BİRLİĞİ VE İSLAM KONFERANSI ÖRGÜTÜNE ' SURİYE'Yİ KINA " MESAJI
Konferansın sonunda Ahmad Abdulal tarafından bir sonuç bildirgesi okundu.
Bildirgede, alimlerin aldığı on beş karara yer verildi. Bu on beş karardan ilki alimlerin Suriye'de düzenlenen gösterilere destek çıkılması yönünde verilen fetva oldu. Sonuç bildirgesinde ayrıca, dış müdaheleye karşı çıkıldı.
Suriye ordusunun halkın karlısından değil, yanında olması gerektiğine vurgu yapıldı. Sonuç bildirgesinde seçimle iktidarın el değiştirmesi gerekliliği vurgulanarak, "Seçimle iktidarın el değiştirmesi modern Suriye'nin inşaası için istisnasız halkın bütün katmanlarının genel isteğidir " denildi.
Sonuç bildirgesinde ayrıca, Arap Birliği ve İslam Konferansı Örgütüne de seslenildi. Bu örgütlerin Suriye'yi kınaması gerektiğine işaret edildi. Bildirgede Suriye halkının desteklenmesi için, şerii komisyon, acil yardım komisyonu ve basın enformasyon komisyonu olmak üzere üç komisyon kurulduğu da açıklandı.
" SURİYE HALKI SABRETMEYE DEVAM ETSİN. KURTULUŞ YAKINDIR "
On beş maddelik sonuç bildirgesinin okunmasının ardından, bu kez soru cevap bölümüne geçildi.
Suriye'de yaşanan son olaylarla ilgili konuşan Suriye'nin Milli Kurtuluş Kongresi Hazırlık Komitesi Genel Sekreteri İmadethin Reşid, Beşar Esad hükümetinin geçerliliğini yitirdiğini kaydetti.
Reşid, " Suriye'de şu anda mevcut bulunan rejim meşruiyetini tanklarla köylere ve şehirlere girerek, buradaki insanları ezerek, öldürerek yitirmiş oldu. Suriye hükümeti bu şekilde meşruiyetini yitirdi. Suriye halkı mazlumdur. Onlar Suriye'deki rejim tarafından katledilip öldürülmektedir" dedi.
Konferansın basın sözcüsü Abdülkerim Bakkar ise, Suriye halkının 50 bin şehit verdiğini söyleyerek, " Suriye'nin de Suriyelilerle büyüyeceğine inanıyoruz " diye konuştu.
Bakkar, İstanbul'dan Suriye halkına bir mesaj da gönderdi. Bakkar, " Suriye halkı sabretmeye devam etsin. Onlara müjdeliyoruz ki kurtuluş yakındır. Diyoruz ki nerede bir zulüm olursa bu mutlaka bir gün son bulacaktır. Yeter ki sabrederek devrime sahip çıksınlar.
Suriye halkına bunu söylüyoruz. Suriye'deki olaylar zulmün de ötesindedir. Bu barışçıl devriminize devam edin sizleri bölmeye çalışanlara izin vermeyin bu sayede özgürlükçü bir ülkeye ve iktidara sahip olacaksınız diyoruz" şeklinde konuştu.
"ALİMLER OLARAK, DIŞ MÜDAHALEYİ KESİNLİKLE KABUL ETMİYORUZ "
Alimlerin Suriye'ye bir dış müdahaleye nasıl baktığı sorusuna ise, İslam Alimleri Konferansı Hazırlık Komitesi Başkanı Muhammed Yaser Al - Musaddi cevap verdi.
Musaddi, " Alimler olarak kesinlikle dış müdaheleyi kabul etmiyoruz. Yabancı ülkelerden hiç umudumuz yok. Onlara inanmıyoruz. Boş sözler bunlar. Biz insan hakları konusunda Esad'ı uyardık diyorlar. Ancak bu olaylar başladığından beri dört ayı geçkin bir süreden beri binlerce şehidimiz var; haksız yere tutuklanan çok kardeşimiz var. Bunların sözleri boş sözlerdir " dedi. Musaddi'nin bu sözleri salondan alkış aldı.
" TÜRKİYE'NİN AÇIKLAMALARI KARARLI VE DEVAMLI OLMALIDIR "
Düzenlenen konferansın basın komitesi sorumlusu Beşir Haddad ise, Suriye'de yaşanan olaylarda Türkiye'nin tutumuyla ilgili bir soruya yanıt verdi.
Haddad, "Bizler diyoruz ki ülkemizde istikrar olsun geri kalmışlık olmasın. Başta Türkiye olmak üzere, elbette komşularımızı var; bölgedeki ülkelelerin de tepkileri olacaktır.
Kesinlikle askeri bir müdaheleyi kesinlikle hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Bizler hiçbir şekilde hürriyetimizi pazarlık konusu yapmayacağız. Kan dökücü rejime karşı baskının her türlüsünün yapılmasından yanayız. Bu konuda Türkiye'nin yapmış olduğu açıklamaların açık söylemek gerekirse gerektiği şekilde olduğuna inanmıyoruz.
Türkiye'nin yaptığı açıklamaların kararlı ve devamlı olması sayesinde Suriye rejimiyle ilgili durumun daha net ortaya çıkacağına inanıyoruz. Siyasi baskıların faydalı olacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu.
Konferansın basın sözcüsü Abdülkerim Bakkar ise son olarak, Suriye'den Türkiye'ye göç eden mültecilerin kaldığı çadır kenti ziyaret edeceklerini belirtti.
GÖZYAŞLARI İÇİNDE SURİYE İÇİN DUA ETTİLER
Konferansın sonunda konferansa katılan din bilginleri hep bir ağızdan, " Halkın isteği rejmin düşmesidir. ", " Arap ümmeti rejmin düşmesini istiyor " sloganları attı. Sloganlara haremlik selamlık şeklinde oturan rejim muhalifi Suriyeli kadınlar da destek verdi.
Sloganların ardından bu kez, Suriye'nin hürriyeti için bir ilahi okundu. İlahinin okunması sırasında konferansı izleyenlerden bazıları duygulanarak gözyaşlarını tutamadı. İlahi bittikten sonra bu kez de, konferans salonunda bulunanlar Suriye için dua etti.
İstanbul DHA