Kuşeyri Risalesi'nin Tek Şerhi Yayınlandı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kuşeyri Risalesi'nin Tek Şerhi Yayınlandı

03.07.2026 20:23

TÜYEK, Kuşeyri Risalesi'nin bilinen tek şerhini yayımladı. Eserin önemi vurgulandı.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) tarafından, Osmanlı döneminde Kuşeyri Risalesi'nin bilinen tek şerhi olan Seyyid Mehmed Tevfik Efendi'nin "Tercüme ve Şerhi Risale-i Kuşeyriyye" eseri yayımlandı.

TÜYEK Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürü Emine Altay Öztürk'ün yıllarca süren emeği ve titiz çalışmasıyla hazırlanan eser, özenli bir baskıyla okuyucuya sunuluyor.

Eserin TÜYEK Süleymaniye Sıbyan Mektebi'nde gerçekleştirilen tanıtım toplantısında konuşan Öztürk, çalışmanın alanındaki önemli kaynaklardan biri olduğunu belirterek, "Bu kıymetli eser, kendi sahasının en güçlü ve değerli kaynakları arasında yer alıyor. Bugün burada, İslam coğrafyasında etkisini sürdüren bir metnin Anadolu'daki izlerini ele alacağız." dedi.

"Fuat Köprülü, Kuşeyri'nin Türk edebiyatını besleyen temel eser olduğunu vurgular"

Öztürk, bu doktora çalışmasını yaklaşık 25 yıllık bir süreçte tamamladığını ve bu süreçte birçok tecrübe edindiğini dile getirerek, "Programı Süleymaniye'nin gölgesinde gerçekleştiriyor olmak da bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Tanıtımını yaptığımız bu eser, böyle bir birikimin neticesinde ortaya çıktı. Bu ilmi ve edebi mirası bizlere bırakanlara Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyorum." ifadelerini kullandı.

Kuşeyri'nin bu eserinin Osmanlı coğrafyasında en çok okunan eserlerden olduğuna işaret eden Öztürk, şunları kaydetti:

"Katip Çelebi, Taşköprülüzade ve Fuat Köprülü gibi isimler Kuşeyri'nin çalışmasının önemine dikkati çekmişlerdir. Örneğin Fuat Köprülü, Kuşeyri'nin Türk edebiyatını besleyen temel eser olduğunu vurgular. Seyyid Mehmed Tevfik Efendi'nin elimizdeki metni ise Osmanlı coğrafyasındaki tek şerhtir. Dolayısıyla Anadolu coğrafyasını fazlaca etkilemiş Kuşeyri Risalesi'nin tek şerhinin bu çalışma olması oldukça dikkati çeken bir husustur. Şerhi kıymetli kalan unsurlardan birisi de Mehmet Tevfik Efendi'nin klasik şerh usulünü takip etmemiş olmasıdır. Bunun yanı sıra şerh için yararlanılan kaynakların zenginliği de oldukça önemlidir."

"Kuşeyri, Sülemi'den aldığı birikimle tasavvufun en önemli çalışmalarından birini ortaya koydu"

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Tasavvuf Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan Doç. Dr. Necdet Yılmaz, "Kuşeyri Risalesi"nin tasavvuf tarihinin en önemli kaynaklarının başında geldiğini aktardı.

Hz. Peygamber'in vefatıyla İslam coğrafyasında çeşitli sorunların ortaya çıktığını söyleyen Yılmaz, "Hz. Peygamber yaşayan bir Kur'an'dı. Bu yüzden onun ahirete intikaliyle büyük bir kriz yaşandı ve bu krizin nasıl çözüleceği önemli bir mesele olarak karşımıza çıktı. Bu süreçte Sünni paradigma içinde ilimler ayrıştı ve farklı ilim dalları ortaya çıktı. Bunların başında ise fıkıh ve kelam gelmekteydi." dedi.

Yılmaz, fıkıh ve kelamın dışında ortaya çıkan bir diğer ilim dalının da tasavvuf olduğunu aktararak, "Fıkıh ve kelam insanın asıl maksadına dair sorulara cevap veremediler. Örneğin 'huşu'nun nasıl elde edileceği fıkıh ve kelam kitaplarında yazmıyordu. Dolayısıyla Hicri ikinci asırdan itibaren ortaya çıkan tasavvuf, Hz. Peygamber'den tevarüs edilen manevi mirası aktarmaya çalıştı. Buradaki önemli meselelerden birisi ise bu alanın disipline edilmesiydi." değerlendirmesini yaptı.

Hicri 4. asrın ikinci yarısından itibaren tasavvufun bir "ilim dalı" olarak teşekkülü için çalışmaların yoğunlaştığı bilgisini veren Yılmaz, şöyle devam etti:

"Örneğin Ebu Nasr Serrac, bu alanda çalışma yapan ilk isimlerindendir. O, Sünni paradigmanın ana çerçevesini ortaya koydu. Serrac gibi birçok isim de tasavvuf alanında önemli çalışmalara imza attı. Kuşeyri de bu isimler arasında yer almaktadır. O, hocası (mutasavvıf ve müfessir) Sülemi'den aldığı birikimle tasavvufun en önemli çalışmalarından birini ortaya koydu."

Yılmaz, tasavvufun Cüneyd-i Bağdadi, Mansur el-Hallac gibi isimlerle ortaya çıktığını, fakat 3. asırda Serrac'la başlayıp Kuşeyri'yle devam eden isimlerle dini bir ilim haline geldiğini söyleyerek, "Kuşeyri, hocasından aldığı ilmi mirası onu takip ederek ortaya koyar. Bu noktada Kuşeyri'nin önemi ise bütün bu birikimi aktarırken, tabakat mirasını kendi sistematiği içinde ele alıp bizlere sunmasıdır. Kuşeyri bu anlamda söz konusu tabakatı, kendi ilim paradigması ve çerçevesi içinde okuyucuna ulaştırmıştır." dedi.

"Batıni alanın dilini oluşturan kurucu bir isimdir"

TÜYEK Yazma Eser Uzmanı Hüseyin Örsen ise konuşmasında Kuşeyri'nin yaşadığı Nişabur'un siyasi ve ilmi durumundan bahsederek, "Nişabur, siyaset ve ticaret yollarının içinde yer alan bir konuma sahipti. Hem siyaset hem ticaret hem de ilim alanında dönemin merkezi ise Bağdat'tı. İpek Yolu güzergahında yer alan Nişabur ise ilmi açıdan önemli bir konumda yer alıyordu. Nişabur'a Bağdat'tan aktarılan farklı ilmi gelenekler de bulunmaktadır. Fıkıh ve kelamın yanında tasavvuf da burada önemli bir anlama sahiptir." şeklinde konuştu.

Örsen, Kuşeyri'nin Nişabur'a gelerek Ebu Ali Dekkak'ın meclislerine katıldığını ve daha sonra ona intisap ettiğini belirterek, "Hocasının tavsiyesiyle Sülemi'den tasavvuf alanında ilim öğrenir. Bunun yanı sıra o, fıkıh ve kelam alanında da hocalarından ilim tedris eder ve kıymetli eserler ortaya koyar. Onun temel amacı ise zahiri ilimlerin yanı sıra batıni alanda da ilmi bir doktrin ve paradigma ortaya koymaktır. Bu anlamda batıni alanın dilini oluşturan kurucu bir isimdir." dedi.

Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Kuşeyri Risalesi'nin Tek Şerhi Yayınlandı - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement