Makina Mühendisleri Odası: Depremlere Karşı Güvenli Yapılaşma İçin Neoliberal Piyasacı Yaklaşımlar... - Son Dakika
Son Dakika Logo

Makina Mühendisleri Odası: Depremlere Karşı Güvenli Yapılaşma İçin Neoliberal Piyasacı Yaklaşımlar...

15.08.2014 10:09

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasındaki "yapı denetimi" düzenlemelerinde kamusal denetim alanının ticarileştirildiğini belirterek, "Depremlere karşı önlemler bütünlüğü, güvenli yapılaşma ve halkın kent ve çevre hakkı için neoliberal piyasacı yaklaşımlar reddedilmelidir" açıklamasında bulundu.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasındaki "yapı denetimi" düzenlemelerinde kamusal denetim alanının ticarileştirildiğini belirterek, "Depremlere karşı önlemler bütünlüğü, güvenli yapılaşma ve halkın kent ve çevre hakkı için neoliberal piyasacı yaklaşımlar reddedilmelidir" açıklamasında bulundu.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası'ndan yapılan açıklamada, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasındaki "yapı denetimi" düzenlemelerinde kamusal denetim alanının ticarileştirildiği, katılımcılığı ve meslek odalarının önerilerini dışlayan bir yaklaşımın egemen olduğu kaydedildi. 2013 yılında benimsenen 10. Kalkınma Planı'nda sermaye lehine bir yaklaşımla "işgücü ve üretim maliyetleri artışı"nın önüne geçilmesinin yanı sıra "Kentsel dönüşümün doğurduğu değer artışlarından kamuya kaynak sağlanmasının" ve "Özel sektör tarafından geliştirilen kentsel dönüşüm proje sayısının artırılmasının" amaçlandığı vurgulanan açıklamada, şöyle denildi:

"Planda ayrıca "Teknik müşavirlik firmalarının inşaat sektörünün tüm üretim süreçlerinde ve kamu-özel işbirliği projeleri ile kentsel dönüşüm gibi alanlarda daha etkin faaliyet göstermeleri temin edilecektir' denilerek mühendislik, mimarlık hizmetlerinin kamusal niteliğinin özel sektör lehine tasfiyesi de açık bir şekilde yer almıştır. Plan, "yaşam mekanlarının ekonomik gelişme ve rekabetçiliği destekleme'ye tabiyetini hedeflemiştir. "Batıdan doğuya ve gelişmekte olan ülkelere kayan üretim yoğunluğu ile uluslar üstü boyut kazanan yer seçimleri ve şehirlerin rekabetçiliğini öne çıkaran yeni bir bölgesel gelişme ve şehirleşme' yaklaşımı "kentsel imaj yönetimi ve markalaşma' ile cilalanmıştır. Planın mantığı "kentsel dönüşüm ihtiyacının büyüklüğüyle ortaya çıkardığı iş hacmi' yaklaşımıyla belirlenmiştir. Plan, "meslek örgütleri, odalar, STK'lar ve özel sektör örgütlerinin hizmet kapasitelerinin geliştirilmesi ve kendi aralarındaki ağ yapılarının güçlendirilmesi' belirlemesiyle bu kuruluşların yeni sermaye birikimi-rant politikalarına tabiyetini de hedef olarak öne koymuştur. Plan, doğal afetler konusunu iktidar ve sermaye çevrelerinin dizginsiz kar ve rant amacına tabi kılmıştır."

-"20 MİLYON YAPI STOKUNUN YÜZDE 67'Sİ RUHSATSIZ VE KAÇAK"-

Türkiye'de 20 milyon civarında olan yapı stokunun yüzde 67'sinin ruhsatsız ve kaçak, yüzde 60'ının 20 yaş üzeri konutlardan oluştuğu, yüzde 40'ının da "oturulamaz ve depreme karşı güçlendirilmesi gerekir" durumda olduğu bildirilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Bu noktada yapı denetimi konusu birinci derecede önem taşımaktadır. Ancak bu konu afet, risk, kentsel dönüşüm, imar kavramlarını da içeren mevzuat değişiklikleri ile kentlerden başlayarak tüm ülke topraklarını yeni sermaye birikimi politikaları kapsamında kar-rant unsuru haline getirilerek istismar edilmektedir. Yargı kararlarına karşın tüm plan ve dönüşümlerle kentlerimiz, kırlarımız, kıyılarımız, ormanlarımız ve tüm doğal çevrem yoğun rant projeleri ablukası altındadır. Hemen her ölçekte ve kullanılmaya başlanan dönüşüm kavramı bugün finansal olarak arazi geliştirme anlamında kullanılmaya başlanmış, özellikle peyzaj alanları olan bölgelere rant amaçlı yönelim artmıştır. Depremlere karşı bütünlüklü önlemler ve sağlıklı, insanca bir yaşam ve çevre için, mevcut Yapı Denetim Yasası'nın öngördüğü, ticari yanı ağır basan yapı denetim şirketi modeli yerine uzmanlık ve etik niteliklere sahip yapı denetçilerinin etkinliğine dayalı, meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir planlama, tasarım, üretim ve denetim süreci modeli benimsenmelidir. Bu noktada uyarıyoruz: Yapı denetimi uygulamasını yönlendiren kararlar ve ilgili tüm mevzuatın TMMOB ve bağlı Odalar, üniversiteler ve ilgili kesimlerin katılımıyla düzenlenmemesi durumunda ülkemizi yeni büyük sosyal afetlerin, sosyal yıkımların beklediği bilinmelidir. Depremlere karşı önlemler bütünlüğü, güvenli yapılaşma ve halkın kent ve çevre hakkı için neoliberal piyasacı yaklaşımlar reddedilmelidir."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Makina Mühendisleri Odası: Depremlere Karşı Güvenli Yapılaşma İçin Neoliberal Piyasacı Yaklaşımlar... - Son Dakika


Advertisement