Mazlum Abdi: "Biz, Türkiye İçin Bir Tehdit Olmadık, Olmayacağız. Türkiye'nin, Sdg'yi Tehdit Olarak Görmemesi Gerekir" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Mazlum Abdi: "Biz, Türkiye İçin Bir Tehdit Olmadık, Olmayacağız. Türkiye'nin, Sdg'yi Tehdit Olarak Görmemesi Gerekir"

19.11.2025 12:49

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, 6’ncı Ortadoğu Barış ve Güvenlik Forumu’ndaki (MEPS2025) konuşmasında, “Biz, Türkiye için bir tehdit olmadık, olmayacağız. Türkiye’nin, SDG’yi tehdit olarak görmemesi gerekir. Türkiye, emniyet, güvenlik, askeri ve idari kurumlarımızın Suriye Devleti içerisine entegrasyonunu kendileri için bir tehdit olarak görmesinler” dedi.

(ANKARA) - Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, 6'ncı Ortadoğu Barış ve Güvenlik Forumu'ndaki (MEPS2025) konuşmasında, "Biz, Türkiye için bir tehdit olmadık, olmayacağız. Türkiye'nin, SDG'yi tehdit olarak görmemesi gerekir. Türkiye, emniyet, güvenlik, askeri ve idari kurumlarımızın Suriye Devleti içerisine entegrasyonunu kendileri için bir tehdit olarak görmesinler" dedi.

6'ncı MEPS 2025, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Duhok kentinde dün başladı. Duhok Kürdistan Amerikan Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen foruma, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, Başbakan Mesrur Barzani ve Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin yanı sıra terör örgütü SDG Lideri Mazlum Abdi ile Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed de katıldı.

Forumda ayrıca, eski Cumhurbaşkanı ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile eski Diyarbakır Belediye Bakanı Osman Baydemir de yer aldı.

"Sorunlar savaşla değil, diyalogla çözülür"

Forumun üçüncü ve son gününde konuşma yapan Abdi, "Esad'ın devrilmesinde diyaloğun kaybı önemli bir etkendi ve biz Suriye'deki sorunları çözmek için diyaloğu seçtik" dedi. Abdi, şunları söyledi:

"Uzun süredir çatışmanın içindeyiz ve her savaşın ardından diyaloğun geldiğini gördük. Sorunlar, diyalogla çözülebilir. Savaşın galibi olsanız bile, yine de diyalog içinde olmanız gerekir. Bunu Suriye'de çok güçlü bir şekilde gördük. Her savaşın sonunun, diyalog olduğunu ve sorunların diyalogla çözüleceğini çok iyi biliyoruz. Savaşta kazansanız bile diyalog şart. Bunu, Suriye'de çok aktif bir şekilde gördük. Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin temel nedeni, diyaloğu reddetmesi ve merkezi sistemde ısrar etmesiydi. Bu nedenle, ona karşı bir devrim başlatıldı ve yıkıldı.

Suriye'deki olayların başından ve devrimin patlak verdiği günden bu yana savaşa karşıydık ve savaş bize dayatılmadıkça savaşmadık. Artık diyalog yolunu seçtik ve artık savaşmamıza gerek yok. Bu bizim ve tüm Suriye halkının görüşüdür, çünkü sorunlar savaşla çözülemez. Biz en başında, kriz ve olaylar başladığında, devrimin başında, her zaman savaşa karşıydık; bize saldırılmadığı sürece hiçbir zaman savaşı tercih etmedik. Çünkü sorunları çözmek için artık savaşa ihtiyacımız yok; elbette biz diyalog yolunu seçtik, bu hem bizim görüşümüz hem de tüm Suriye halkının görüşüdür. Çünkü savaş artık sorunların çözüleceği bir yol değildir.

Esad yönetimi düştüğünde, en başında, biz ve müttefiklerimiz, ister Fransız hükümeti olsun ister ABD hükümeti, bir görüşme sürecinin başlaması, diyalogun oluşması ve Suriye sorununun görüşmelerle çözülmesi için çaba harcadık. Bugün ne kadar ağır ilerlese de Suriye'de bir görüşme süreci var ve müttefiklerimizin desteğiyle bu süreci başarıya ulaştırmayı umuyoruz."

"Savaş, 10 Mart Anlaşmasıyla son buldu"

"10 Mart'ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şaraa ile imzalanan anlaşmanın, o dönemde yaşanan zorlu çatışmaların önüne geçtiğini ve savaşı sona erdirdiğini" belirten Abdi, "anlaşmanın Suriye'nin parçalanmasını önlediğini" kaydetti. Abdi, "Kürt meselesinin ülkede 100 yıldır tartışılmadığını ancak bu anlaşmada ele alındığını" söyleyerek, "anlaşmanın, Kürt halkı ve diğer tüm toplulukların haklarını yeni Suriye anayasası kapsamında güvence altına almayı hedeflediğini" ifade etti.

"Suriye'nin geçmişteki merkezi yönetim modeline dönmeyeceğini" kaydeden Abdi, "15 yıl süren iç savaşın ardından Suriye'nin artık ademi merkeziyetçi bir yapıya kavuşması gerekiyor. Her bölge kendi yönetimini oluşturmalı. Bu gerçek ortada ve bunu inkar edemeyiz. Tüm tarafların bu durumu kabul edip buna uygun hareket etmesi şart" diye konuştu.

"Birçok devlet, Suriye'ye bir fırsat vermek istiyor, aynı yaklaşımı kendi güçlerimiz için de istiyoruz"

"Şimdi yeni bir Suriye kuruluyor" diyen Abdi, şu ifadeleri kaydetti:

"Uluslararası toplum başta olmak üzere birçok devlet, Suriye'ye bir fırsat vermek, yeni bir sayfa açmak, birçok şeyi geride bırakmak istiyor; Suriye'nin ayağa kalkması ve gelişmesi için bir şans vermek istiyorlar. Aynı yaklaşımı kendi güçlerimiz için de Kuzey ve Doğu Suriye için de Rojava için de istiyoruz. Madem ki biz, Suriye'nin bir parçasıyız ve uluslararası toplum Suriye'ye bir şans veriyor, yeni bir siyaset gelişiyor; bu, bizim için de gereklidir."

Türkiye ile ilişkiler ve güvenlik mesajı

Mazlum Abdi, Türkiye ile ilişkiler konusuna ilişkin, "Suriye güvenlik güçleri içinde yer almamız bir tehdit olarak görülmemeli. Aksine Suriye ordusu içerisindeki varlığımız komşu ülkeler için güvenlik ve istikrar unsurdur. Biz, Türkiye için bir tehdit olmadık, olmayacağız. Türkiye'nin, SDG'yi tehdit olarak görmemesi gerekir" dedi.

"Tüm kurumlarımızın Suriye Devleti içine dahil olması, komşu devletler için bir güvenlik kaynağı"

Abdi ayrıca, şunları söyledi:

"Biz, hiçbir zaman kimseye saldırmadık, geçmişte de saldırmadık, bugün de saldırmıyoruz; hep kendimizi savunduk. Kimseye tehdit oluşturmadık, geçmişte de oluşturmadık, şimdi de oluşturmuyoruz. İlgili güçlerden ve başta komşumuz olan, herkesten değil ama onlardan, Türk devletinden şunu istiyoruz: emniyet, güvenlik, askeri ve idari kurumlarımızın ki bugün Rojava Kürdistanı'nda, Kuzey ve Doğu Suriye'de varlar, Suriye Devleti içerisine entegrasyonunu kendileri için bir tehdit olarak görmesinler.

Biz tam tersini söylüyoruz; bizim katılımımız, tüm kurumlarımızın Suriye Devleti içine dahil olması, komşu devletler için de herkes için de bir huzur ve güvenlik kaynağı olacaktır."

"Biz Rojava olarak, Türkiye'de ve Kuzey Kürdistan'daki barış sürecini destekliyoruz"

Terör örgütü PKK'nın silah bırakarak Türkiye'den çekilme kararına da değinen Abdi, şu ifadeleri kaydetti:

"Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da barış süreci başladı. Sayın Başkan Öcalan'ın İmralı'dan başlattığı süreç, barış için yeni bir kapı araladı. Bu sadece Türkiye için, Kuzey Kürdistan için değil; tüm bölge için, Orta Doğu için yeni bir fırsat yaratmıştır. Biz Rojava olarak bu süreci destekliyoruz ve bu sürecin başarıya ulaşması için elimizden ne gelirse yapacağız."

"Bugün Rojava ve genel olarak Suriye'de yeni bir süreç yaşanıyor"

Abdi, "Güney Kürdistan; ister Süleymaniye olsun, ister Erbil olsun, on beş yıldır Rojava'yı destekliyor, halkımızı sahipleniyorlar" diyerek, Mesud Barzani'ye ilişkin şu ifadelere yer verdi:

"Güney Kürdistan'daki tüm siyasi güçler destek oluyor. Özellikle Başkan Mesud Barzani şahsında bu sıcaklığı, bu yakınlaşmayı görüyoruz. Başkan Barzani'nin ister Kuzey Kürdistan'da yürütülen barış sürecine destek konusunda, ister Rojava'da yürütülen Kürt güçlerinin birliği konusunda -ki burada önemli bir rolleri vardı- bu desteğin önümüzdeki süreçte daha güçlü bir şekilde devam etmesini umuyor ve buna inanıyoruz.

Bugün Rojava ve genel olarak Suriye'de yeni bir süreç yaşanıyor. Yeni bir Suriye inşa ediliyor. Yeni bir fırsatın doğduğunu görüyoruz. Kürdistan Bölgesi, kuzeydeki Kürtlerimiz, yurt dışındaki Kürtlerimiz, hepsi Suriye'nin inşası sürecinde ve Suriye ekonomisinin kalkınmasında güçlü bir rol oynayabilirler. Şunu kesinlikle söyleyebilirim ki genel olarak bu dönemde Kürtler, tüm Orta Doğu'da ekonominin kalkınması ve huzurun sağlanması için önemli bir faktör olabilirler."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Mazlum Abdi: 'Biz, Türkiye İçin Bir Tehdit Olmadık, Olmayacağız. Türkiye'nin, Sdg'yi Tehdit Olarak Görmemesi Gerekir' - Son Dakika


Advertisement