Siyonist işgal hükümeti, Mescid-i Aksa'yı 40 gün kapalı tuttuktan sonra, geçici ateşkesin ertesi günü olan 9 Nisan Perşembe sabahı yeniden ibadete açtı. Ancak bu açılış, işgal rejiminin sinsi taktiklerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ateşkes ilan edildiği gece, Lübnan'ın ateşkese dahil olmadığı iddiasıyla Lübnan'a geniş çaplı saldırılar düzenlendi ve katliam yapıldı, bu da Arap ve İslam dünyasında tansiyonu yükseltti. İşgal rejimi, bu tansiyonu düşürmek için Mescid-i Aksa'nın açılacağını duyurdu, ancak açılışta söz verdiği gibi kısıtlama olmadan açmadı. Aksa'ya çıkan yollar ve kapılar asker ve polislerle dolduruldu, gelenler arandı ve birçoğunun girmesi engellendi, bu yüzden namazda sadece 3 bin kişi toplanabildi. Namazdan sonra da içeride kalmak isteyenlere saldırıldı ve gözaltılar yapıldı.
Asıl sorun, Mescid-i Aksa'nın 40 gün kapalı tutulmasıdır. İşgal rejimi, bu kapatmayla bir deneme yaparak tepkileri ölçtü. Uluslararası hukuka ve ikili anlaşmalara göre, Mescid-i Aksa'yı kapatma yetkisi işgal rejiminde değil, Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'ndedir, bu kurum da Ürdün'e bağlıdır. Ancak Ürdün, bu kapatma karşısında elle tutulur bir şey yapmadı, sadece kınama açıklamalarıyla yetinildi, bu da işgalcileri cesaretlendirdi. İşgal rejimi, bu uygulamayla Mescid-i Aksa'nın kapatılabileceği mesajını verdi ve yerleşimci baskınlarını başlattı. Başlangıçta arada bir yapılan baskınlar, zamanla günde iki kez gerçekleştirilmeye başlandı. Bu nedenle, kapatma uygulamasının arkasındaki niyeti iyi okumak ve dikkatli olmak gerekiyor.
Son Dakika › Güncel › Mescid-i Aksa 40 Gün Sonra Açıldı, İşgal Rejimi Taktikleri Sürüyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?