Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Kaan Şanal, obezite cerrahisi sonrasında verilen kiloların kalıcı olup olmayacağının büyük ölçüde hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı olduğunu belirtti. Obezite, tüm yaş gruplarını etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Obezite cerrahisi, ileri derecede kilo problemi yaşayan bireylerde kilo kaybını sağlamak ve obeziteye bağlı hastalıkların riskini azaltmak amacıyla uygulanan bir yöntemdir. Ancak, verilen kiloların kalıcı olması, hastaların da bu sürece aktif ve olumlu bir şekilde katılımı ile mümkündür.
Obezite, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok kronik hastalığın gelişiminde önemli bir risk faktörüdür. Obezite cerrahisinde kullanılan yöntemler; mide hacmini küçülterek besin alımını kısıtlamayı, bağırsakların bir bölümünü devre dışı bırakarak emilimi azaltmayı ya da her iki etkiyi birlikte oluşturarak kalıcı kilo kaybı sağlamayı hedefler. Hasta seçimi büyük önem taşır; genel olarak vücut kitle indeksi (VKİ) 35 ve üzeri olan ya da VKİ 30’un üzerinde olup obeziteye bağlı ek hastalıkları bulunan bireyler aday kabul edilir.
Cerrahi sonrası zamanla mide hacminde genişleme yaşanabilir veya hastalar eski beslenme alışkanlıklarına dönebilir. Yüksek kalorili sıvı gıdaların tüketimi ve sık atıştırma yeniden kilo alımına zemin hazırlar. Cerrahi tedavi, yaşam boyu devam etmesi gereken bir disiplinin ilk adımıdır. Uzman hekimlerin önerdiği kurallara uyulması, rutin kontrollerin aksatılmaması, diyetisyen tarafından hazırlanan beslenme programına sadık kalınması ve düzenli fiziksel aktivite yapılması durumunda elde edilen kilo kaybını uzun vadede korumak mümkündür.
Son Dakika › Güncel › Obezite Cerrahisi Sonrası Kilo Kontrolü Hastanın Yaşam Tarzına Bağlı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?