EWG'nin ABD Tarım Bakanlığı verilerine dayalı analizlerine göre, organik olmayan sebze ve meyvelerin yaklaşık yüzde 75'inde pestisit kalıntısına rastlandı. Raporda, kalıntı miktarının yanı sıra bu kimyasalların toksisite potansiyeli de değerlendirildi. Araştırma, incelenen ürünlerin büyük bölümünde pestisit izi bulunduğunu ortaya koydu, bu da günlük beslenmede önemli yer tutan sebze ve meyveler açısından dikkat çekici bir tablo oluşturdu.
Bilimsel çalışmalar, pestisitlerin hormon sistemine zarar verebileceğini, üreme sağlığını olumsuz etkileyebileceğini ve sinir sistemi üzerinde risk oluşturabileceğini gösteriyor; bu etkilerin özellikle çocuklar ve gelişim çağındaki bireyler için daha kritik olduğu belirtiliyor. Raporda, "sonsuz kimyasallar" olarak adlandırılan PFAS türü pestisitlere de dikkat çekildi; en sık rastlanan pestisit yüzde 14 oranla fludioxonil olurken, şeftali ve erikte bu oran yüzde 90'a yaklaştı.
Rapora göre, pestisit kalıntısının en düşük olduğu ürünler arasında ananas, tatlı mısır, avokado, papaya, soğan, dondurulmuş bezelye, kuşkonmaz, lahana, karnabahar, karpuz, mango, muz, havuç, mantar ve kivi yer alıyor; bu ürünlerin yaklaşık yüzde 60'ında pestisit kalıntısına rastlanmadı. En yüksek pestisit kalıntısına sahip ürünler ise ıspanak, kale ve diğer yeşil yapraklı sebzeler, çilek, üzüm, nektarin, şeftali, kiraz, elma, böğürtlen, armut, patates ve yaban mersini olarak sıralandı; bu ürünlerin yüzde 96'sında pestisit bulundu ve ortalama her birinde 4 veya daha fazla farklı pestisit tespit edildi.
Uzmanlar, tüm sebze ve meyvelerin tüketim öncesinde mutlaka yıkanması gerektiğini, bu işlemin pestisit miktarını azalttığını ancak tamamen ortadan kaldırmadığını belirtiyor; organik ürünlerin tercih edilmesinin pestisit maruziyetini azaltmada daha etkili olduğu vurgulanıyor. Araştırmalar, yüksek pestisit içeren gıdaların kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkileri azaltabileceğini, kısırlık riskini artırabileceğini ve üreme sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ortaya koyuyor; ayrıca bazı çalışmalar, pestisit karışımlarının meme kanseri ve tip 2 diyabet riskini artırabileceğine işaret ediyor.
EWG, tüm bu bulgulara rağmen sebze ve meyve tüketiminin bırakılmaması gerektiğini vurguladı; amaç, tüketimi azaltmak değil, daha bilinçli tercihler yapmak olarak ifade edildi. Uzmanlar, pestisit oranı yüksek ürünlerde mümkünse organik seçeneklerin tercih edilmesini ve tüm sebze ile meyvelerin tüketim öncesinde iyice yıkanmasını öneriyor.
Son Dakika › Güncel › ABD'de Pestisit Kalıntıları Yaygın: Meyve ve Sebzelerin %75'inde Tespit Edildi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?