Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, yapılan çeşitli araştırmalarda, internet bağımlısı olarak nitelendirilebilecek kişilerin oranının toplam kullanıcıların yüzde 1.98'i ile yüzde 3.5'i arasında değiştiğinin görüldüğünü söyledi. En büyük risk grubunun 12-18 yaş arasındaki ergenler olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Güz, internet bağımlılığının erkeklerde kadınlara oranla 2-3 kat daha fazla görüldüğünü kaydetti.
OMÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, teknolojinin birçok alanda yapılan işi kolaylaştırdığını ancak bunun yanında da bir takım sorunları berberinde getirdiğini söyledi. İnternetin, okul, iş ve toplum yaşamında sıkça kullanılan, önemli bir iletişim ve bilgi paylaşım aracı olduğunu belirten Prof. Dr. Güz, "İnternet bağımlılığı, 1990'lı yıllarda ortaya çıkmış bir kavramdır. Henüz psikiyatri tanı sistemlerinde ayrı bir başlık altında yerini bulmasa da gelecek sınıflandırmalar için şekillenmeye başlamıştır. İnternet ile ilgili aşırı zihinsel uğraş, internete bağlı kalma süresinde artışa ihtiyaç duyma, kullanımını azaltmaya yönelik başarısız girişimlerde bulunma, kullanımının azaltılması durumunda yoksunluk belirtileri, başlangıçta olduğundan daha uzun süre internete bağlı kalma, internetin aşırı kullanılması yüzünden ilişkiler, okul ya da işle ilgili sorunlar yaşama, internete bağlı kalabilmek için aile üyelerine, terapiste ya da başkalarına yalan söyleme, internete bağlı kalındığı süre içerisinde duygu değişikliğinin olması gibi durumlar bize kişinin internet bağımlısı olduğunu gösteriyor" dedi.
SOSYAL AĞLAR ARTIŞA NEDEN OLABİLİR
Prof. Dr. Güz, internet bağımlısı olan bir kişinin haftada 40-80 saat arasında bilgisayar başında kaldığını ve tek seferde hiç aralıksız 20 saate kadar bilgisayar başından kalkmayabildiğine dikkat çekti. Prof.Dr. Güz, "Sosyal ağların fazlalaşması internet bağımlılığında artışa neden olabilir. Örneğin sosyal fobisi olup topluma çıkamayan insanlarda yüz yüze görüşme olmadığından internet kullanımı ve sonrasında bağımlılık gelişmesi veya özellikle ergenlik çağında kendi dünyasına keşfe çıkan ergenin bu tür ortamlarda daha fazla zaman geçirmesi olasıdır. Günümüzde bazı evliliklerin de internet bağımlılığı yüzünden sorunlu olduğu da unutulmamalıdır" diye konuştu.
ERKEKLERDE DAHA FAZLA GÖRÜNÜYOR
İnternet bağımlılığının her yaşta ve cinsiyette görülen bir rahatsızlık olduğunu belirten Prof. Dr. Güz, şunları kaydetti:
"Yapılan bazı çalışmalarda, internet bağımlısı olarak nitelendirilebilecek kişilerin oranı toplam kullanıcıların yüzde 1.98'i ile yüzde 3.5'u arasında değişmiştir. Ayrıca internet bağımlılığı açısından risk altında olabileceği düşünülen kullanıcıların oranı ise yüzde 8.68 ile yüzde 18.4 arasında bulunmuştur. İnternet bağımlılığı görece daha genç yaşlarda başlayan psikoaktif madde, alkol ve kumar bağımlılığın aksine daha erken yaşlarda başlıyor gibi gözükmektedir. En büyük risk grubu 12-18 yaş arasındaki ergenlerdir. Her iki cinsiyette de görülebilmesine rağmen erkeklerde kızlardan 2 veya 3 kat daha fazla görülmektedir. Ülkemizde de 12 yaşında bir olguda bildirilmiştir."
'ENGELLER YARATILMALI'
Hastalığın tedavisinin mümkün olduğunu ve temel bağımlılık prensiplerinin tedavi sürecinde uygulandığını söyleyen Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, "Görülme yaşının kısmen daha düşük olması ve çocuk ve ergenleri özellikle akademik dönemlerinde etkilemesi açısından tedavinin hızlı ve etkin şekilde yürütülmesi ve bu konuda aile ile sıkı işbirliğinin yapılması şarttır. İnternet bağımlığı konusunda gerekli bilgilendirmelerin ve uyarıların hem aile hem de çocuklara verilmesi de bağımlılığın önlenmesi açısından önemlidir. Etkilenmiş kişinin hayatını organize etmek ve internette geçirdiği vakti azaltacak engeller yaratmak gerekir" dedi. - Samsun
Son Dakika › Güncel › Prof. Dr. Güz: İnternet Bağımlılığı Erkeklerde Daha Fazla - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.