Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Şam'daki kimyasal silah saldırısına ilişkin, "Bu nasıl bir acımasızlık, nasıl bir merhametsizlik, bu nasıl bir adalet, bu nasıl vicdan. En büyük tesellim, milletimin duruşu, en büyük tesellim, ülkemin buradaki dik, onurlu duruşu, merhameti. Tek başımıza kalsak bile adaletin, küresel vicdanın temsili, sımsıkı durmamız" dedi.
"Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Din Görevlilerinin Katkısının Sağlanması İşbirliği Protokolü"nün, Diyanet İşleri Başkanlığında düzenlenen imza töreninde konuşan Bakan Şahin, kadına şiddetin önlenmesi için son 10 yılda verilen mücadeleyi, çıkartılan kanunları, açılan konukevlerini, bir canı korumak için verilen mücedeleyi anlatmayı arzuladığını ancak son iki günde yaşananların her şeyi değiştirdiğini söyledi.
Suriye'de kimyasal silah saldırısından söz ederken gözyaşlarını tutamayan Bakan Şahin, şöyle devam etti:
"Hele bugün sabah, Şam'daki çocukların gül kokan, elma kokan çocukların kimyasal silahla, aynen Halepçe'deki gibi, aynen Hiroşima'daki gibi insanlıktan, insandan nasibini almamış kişiler tarafından öldürülmüş olmasını, onların cennette olmasını bile bile, öldürenlerin, bu şekilde katledenlerin yaşadığı bir dünyada bu duygularla huzurlarınızdayız. Bir kadın, bir insan, bir anne olarak Esma'nın kardeşimiz olduğunu, kendi iki evladımızın Şam'daki o ölen çocuğun yerinde olabileceği düşünerek, bugün huzurlarınızdayız. Bu nasıl bir acımasızlık, nasıl bir merhametsizlik, bu nasıl bir adalet? Bu nasıl bir vicdan? En büyük tesellim, milletimin duruşu, en büyük tesellim, ülkemin buradaki dik, onurlu duruşu, merhameti. Tek başımıza kalsak bile adaletin, küresel vicdanın temsili, sımsıkı durmamız. İnsanlık tarihi yazıldığı zaman bu ülkenin duruşu, bu milletin duruşu, özellikle belirtilecektir. Bugün Saddam'ın mezar taşı yok, Esad'ın da mezar taşı olmayacaktır."
-"İyiliği büyütmek durumundayız"
Hazreti Muhammed'in Uhud Savaşı'nda yaralandığı zaman "Yarabbim, onlar bilmiyorlar, onları affet" diye dua ettiğine dile getiren Şahin, bugün bir devletin toplumuna, bir toplumun bireye, bir bireyin bireye, bir erkeğin bir kadına, bir kadının bir çocuğa, bir çocuğun bir çocuğa uyguladığı şiddetin temelinde kötülük duygusunun olduğunu bildirdi. Modern dünyada, kişi başına düşen milli gelirlerin arttığını, robotlar yapıldığını ancak modern dünyanın kötülüğü de beslediğini anlatan Şahin, şunları söyledi:
"Biz, iyiliği büyütmek durumundayız, iyiliği güçlendirmek durumundayız. Karanlıkla mücadele etmenin yolu, aydınlığı çoğaltmaktan geçiyor. Kötülükle mücadele etmenin yolu, iyiliği güçlendirmekten geçiyor. O yüzden üzerimizde çok büyük bir görev ve sorumluluk var. Biz, insanlığa emsal olup, insanlığa insanlığımızla verdiğimiz mücadele ile örnek olmalıyız. Dünyanın buna ihtiyacı var. Belki bu sesten dünya devleri rahatsız olabiliyor ama dünya halkları, dünya devletlerinden çok daha büyüktür. Dünya halklarının yanında bu mücadele devam edeceğiz. Ben inanıyorum, bu zaman alacak ama zaman çok hızlı geçiyor."
Şahin, yaşam hakkının en önemli hak olduğu bir dünya düzeninde, mazlumun ve mağdurun yanında mücadeleye devam edeceklerine işaret ederek, "Nasırlaşan kalplerin üzerindeki o nasırı kaldırmalıyız. Körelen vicdanlar üzerindeki o körelmeyi... Herkesin 'bir dakika' demesini beklemeliyiz" dedi.
-"Korkaklar zafer anıtı dikemez"
Veda Hutbesi'nin İnsan Hakları Beyannamesi'nden çok daha ileri olduğunu ifade eden Şahin, yapılması gerekenin iyiliği çoğaltmak olduğunu söyledi. Daha güçlü bir Türkiye, bölge ve dünya için mücadele edilmesi gerektiğini bildiren Şahin, bunun için hukuk devleti normları içinde yapılması gerekeni yapacaklarını vurguladı.
Artık yeni bir dünya düzenine ve uluslararası hukuka ihtiyaç olduğunu kaydeden Şahin, toplantıya katılan Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Nüfus Fonu Temsilcisi Zahidul Hugue'ye şöyle seslendi:
"Kendinden istirhamımız, bu duygumuzu, bu düşüncemizi, bu koyduğumuz tavrı, lütfen temsil ettiği kuruma söylemesidir ve onunla beraber bu mücadeleyi vermemizdir. Toplu mücadele her bir bireyin mücadelesinden geçer. Her bir birey müceadele ettiği zaman bu toplu mücadele zaferle sonuçlanacaktır. Masumiyet zaferdir. Korkaklar zafer anıtı dikemez. Biz korkmadan zafer anıtı dikmeayi başaracağız."
-Protokol imzalandı
Konuşmaların ardından, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Bakan Şahin ve Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Din Görevlilerinin Katkısının Sağlanması İşbirliği Protokolü"nü imzaladı.
Ailenin korunması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesinde Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin farkındalık ve duyarlılığını artırmak üzere hizmet içi eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesini amaçlayan protokol kapsamında, kadının insan haklarının geliştirilmesi, kadına yönelik şiddetle mücadele, çocuğa yönelik şiddetle mücadele, ailenin güçlendirilmesi, aile içi iletişimin artırılması ve aile bireylerinin sorun çözme kapasitesinin geliştirilmesi konularında ortak çalışmalar gerçekleştirilecek.
Protokol çerçevesinde, Diyanet İşleri Başkanlığı personeline, ailenin güçlendirilmesi, aile içi iletişimin artırılması ve aile bireylerinin sorun çözme kapasitesinin geliştirilmesi, kadının insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği, kadına yönelik şiddetle mücedele, çocuğa yönelik şiddet ve istismar, gibi konularda eğitimler verilecek.
Protokol, 5 yıl süreyle uygulanacak. - Ankara
Son Dakika › Güncel › Şam'daki Kimyasal Silah Saldırısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.