Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Katar Büyükelçisi Nizar el-Hiraki, "Cenevre-2 Konferansı yolun sonu değil. Koalisyonun taze kana ihtiyacı var. Bazı Arap ülkeleri, devrimlerin etkilerinden kendilerini korumak için hiçbir şekilde Suriye devriminin başarılı olmasını istemiyor, halklarına 'ibret alın' demek için Suriye'deki devrimi başarısız kılmaya çabalıyor" dedi.
Gelecek ay yapılacak Cenevre-2 Konferansı ile ilgili AA muhabirine açıklamada bulundu.
"Dışarıdaki siyasi muhalefet ile içerideki askeri gruplar ve devrimciler arasında Cenevre-2'ye katılım konusunda oluşan kriz, kongreye katılımı olumsuz etkileyen faktörlerin başında yer alıyor" diyen Hiraki, "Muhalefette kongreyle ilgili ortak görüş yok. Bir grup, ortak fikirbirliği olmadan Cenevre'ye gitmek isterken diğer bir grup kesinlikle gitmek istemiyor. Halihazırda iki grup arasında çatışma var. Suriye halkı, Beşşar Esed görevi bırakıp rejimin işlediği suçlardan yargılanmadığı müddetçe muhalefetin kongreye katılımını kabul etmeyecektir" değerlendirmesini yaptı.
SMDK'nın Suriye'deki tüm tarafları temsil etmediğini vurgulayan Hiraki, şunları söyledi:
"Üzülerek belirtmeliyim ki, dünya genelinde 114 ülkenin Suriye halkının tek meşru temsilcisi olarak tanıdığı SMDK, tüm tarafları temsil etmiyor. SMDK elindeki imkanları iyi değerlendiremedi. Koalisyon, Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) yeterli silah ve mühimmat desteği sağlayamadı. Koalisyonun taze kana ihtiyacı var. SMDK, içeriyle daha fazla iletişime geçmeli, tek bir hedef etrafında toplanmalıdır. Bu hedef de diktatör Esed rejiminden kurtulmak olmalıdır."
ABD ve Rusya'nın kimyasal silahların teslimi konusunda anlaşmasının, Esed'in en azından cumhurbaşkanlığı seçimine kadar görevde kalacağının habercisi olduğunu savunan Hiraki, "En tehlikelisi de yaptıklarından dolayı yargılanmayan Yemen'in devrik lideri Ali Abdullah Salih senaryosunun tekrar etmesi ve Esed'in 2014'teki seçimlerde yeniden aday olmasıdır. Bu Suriye halkının kabul edemeyeceği durumdur. Sanıyorum ki Suriye muhalefetinin bu teklifi kabul etmesi, sonunu getirecek gelişme olacaktır" şeklinde konuştu.
ABD- İran yakınlaşması
"ABD ile İran yakınlaşmanın Suriye krizine nasıl bir yansıması olacağı" şeklindeki soruya Hiraki, "Gelişen olayların hiçbiri Suriye halkının lehine değil. Bu yakınlaşmanın seneler önce gerçekleşmesini temenni ediyorduk ancak şimdi Suriye halkının aleyhine olacak şekilde gerçekleşti. Maalesef bu yakınlaşma, İran'ın, Müslüman ülkeleri Şii gruplarla kuşatma projesini hayata geçirmesine katkı sağlayarak, bölgeyi kışkırtıp bölmeye çalışan İsrail'in projesine hizmet edecek" cevabını verdi.
Hiraki, Suriye'deki gruplar içerisinde Irak Şam İslam Devleti Örgütü'nü (IŞİD) diğerlerinden ayrı tuttuklarını dile getirerek, şunları söyledi:
"Muhalefet olarak birçok silahlı grupla diyaloğumuz mevcut. Bu grupların çoğu vasat ideolojilere sahip ve rejimin düşmesiyle silahlarını bırakacaklarını taahhüt ediyor. En büyük ayrılığı, hürriyeti, toprağı ve namusu için savaşan Suriye halkından uzak IŞİD oluşturuyor, çünkü örgütün farklı ideolojisi ve amacı var"
Hiraki sözlerini şöyle tamamladı:
"Esed rejiminin, 'dünyaya direnişçilerin tümünün terörist' olduğunu göstermek amacıyla Irak Şam İslam Devleti örgütü gibi birçok grubun Suriye'ye girip çatışması için ülkenin kapılarını açtığı bilinmeyen bir gerçektir." - Katar
Son Dakika › Güncel › 'Suriye Halkı, Esed Görevi Bırakmadan Kongreye Katılımı Kabul Etmeyecektir' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.