Gazetede yer alan değerlendirmeler şöyle:
1949 yılında, kendilerine "milliyetçi" adını veren bir kesim Çinli, kıtada kurulan Çin Halk Cumhuriyeti'nden ayrılarak Formoza adasında daha sonra "Tayvan" olarak anılan bir devlet kurmuştu. Çin Halk Cumhuriyeti bu devleti tanımadı ve kendisiyle diplomatik ilişki kuran üçüncü devletlerin de Tayvan ile ilişkilerinin bulunmaması koşulunu işletti. Dolayısıyla ABD de, 1979'da Çin Halk Cumhuriyeti ile ilişkilerini oluştururken Tayvan ile olan ilişkilerini resmen kesmişti.
"Tek Çin" politikası denen bu diplomatik ilişkiyi şimdi Trump, daha işbaşına gelmeden tartışmaya açmakta. Verdiği bir röportajda, kendini bu politikayla bağlı hissetmediğini belirten Trump'tan bir gün sonra, 12 Aralık Pazartesi günü Çin Dışişleri Bakanı "müstakbel ABD Başkanı'nın ateşle oynadığını" ifade etti.
Tayvan'ın bir tür pazarlık konusu yapılmasını kabul etmeyeceklerini yineleyen Wang Yi, "Tek Çin" politikasından vazgeçmenin ABD'ye zarar vereceğini vurguladı.
Gerçekten de, böyle bir durumda, Çin'in de ABD ile diplomatik ilişkilerini revizyona tabi tutacağı ve bir dizi alanda ABD ile yürümekte olan işbirliğini askıya alacağı öngörülebilir. Bu arada Federal Almanya Şansölyesi Merkel, kendisine sorulan soruya cevaben, ülkesinin "Tek Çin" politikasını sürdüreceğini belirtti.
AB'nin en güçlü ülkesi olan Federal Almanya, Pekin'i Çin'in başkenti olarak tanımayı ve Tayvan ile ilişkilerini ancak gayrı resmi düzeyde sürdürmeyi yeğleyerek "Tek Çin" siyasal çizgisine devam ediyor. Trump da, işe başladığında, ABD Büyükelçiliğine atayacağı Çin dostu Iowa Valisi'nin ve danışmanlarının görüşlerinin alacak; dünyanın en büyük iki gücünün ilişkisine ve dolayısıyla dünya ekonomisine -hatta barışına- zarar verme potansiyeli taşıyan girişimlerini bir olasılıkla gözden geçirecektir.
Son Dakika › Güncel › 'Tek Çin politikasının tartışılması Çin-ABD ilişkilerini zedeler' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.