TKP Genel Sekreteri Okuyan, soygunla ilişkili sorumluların yargılanmasını istedi - Son Dakika
Son Dakika Logo

TKP Genel Sekreteri Okuyan, soygunla ilişkili sorumluların yargılanmasını istedi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
TKP Genel Sekreteri Okuyan, soygunla ilişkili sorumluların yargılanmasını istedi

TKP Genel Sekreteri Okuyan, fon krizinde AKP'nin ciddi yara aldığını, Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifasının yeterli olmadığını söyledi. Okuyan, bu soygunla ilişkilendirilen bütün sorumluların görevden alınıp yargılanması gerektiğini savundu.

(ANKARA) - TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, fon krizine ilişkin, "AKP buradan ciddi bir yara aldı. Ortada sadece bir istifa var, bunun bedeli bu olamaz. Bu soygunun dolaylı yoldan ilişkilendiği bütün sorumluların görevden alınıp yargılanması gerekir" dedi.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, katıldığı bir canlı yayın programında fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AK Parti'nin krizden yara aldığını, bu nedenle Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti Genel Başkanı Yardımcılığı'ndan istifa ettiğini savunan Okuyan, şunları söyledi:

"AKP buradan ciddi bir yara aldı. Ortada sadece bir istifa var, bunun bedeli bu olamaz. Abdülkadir Selvi 'Muhalefet yapmadı üzerine gidiyorlar' diye yazdı. Neyin üzerine gidiliyor? Tera ve diğer kurumların içine girdiği bu soygunun dolaylı yoldan ilişkilendiği bütün sorumluların görevden alınıp yargılanması gerekir. Maliye vergi toplarken bu rakamların altındaki hareketlere sahip küçük şirketlerin tepesine biniyor. Bu yatırımcıların, oyuncuların hareketleri takip edilmiyor mu? İnternette yayınlanan her şeyi takip eden bekçiler var. En az 8-9 isim ayrıntı vererek buradaki balonu ihbar etmişler zaten.

"'KENDİMİZİ TEMİZLİYORUZ' MASALI ANLATMASINLAR"

Yani 'kendimizi temizliyoruz' masalı anlatmasınlar. Ciddi bir şekilde iktidar inandırıcılığından yitirdi. Bunu nasıl toparlarlar? Memlekette 'Erdoğan iyi, çevresi kötü' hikayesine inanan çok. Sonuçta Erdoğan bu süreçten kendisini güçlendirerek çıkmayı deneyebilir, bunun belirtileri var.

Özellikle yurttaşlarının birikimi üzerinden patlayan bu skandala ilişkin mağduriyetin nasıl giderileceğine ilişkin kimi öneriler bir süredir gündemde. 'İnceliyoruz', 'mağdurlara çare bulacağız' diyecekler. Belki sınırlı bir kesiminin zararını tedbir uygulanan kurumlar üzerinden karşılayabilirler. Ancak burada kim mağdur sorusunun yanıtı çok karmaşık.

Vicdan sahibi, ülkeyi seven birisi bu soyguna yataklık eden mekanizmayla ilgili işlem yapılmasını talep eder. Finans piyasasının meşruiyetinin sorgulanması lazım. Kapatılsın demek gerçekçi gözükmüyor ama öte yandan bunları da talep etmeye başlamak lazım. Ülkeye tek faydası bu sistemin, kaynak aktarımı. Başka bir işlevi yok. Bir tür genellikle yoksuldan alınan vergi gibi düşünelim.

Bu konuya sürekli eğilen iki hocamızdan bahsetmek istiyorum: Aziz Konukman ve Oğuz Oyan. Türkiye'deki para akışı tamamen kayıt altına alındı değil mi? Nakit para neredeyse yok. Dolayısıyla şu beklenir: Türkiye'deki vergi gelirlerinin toplam gayrisafi milli hasıla içerisindeki yerinin artması gerekir. Artmıyor. Niye? 'Kayıt dışı ekonomiyi yok edeceğiz' denildi. Toplam vergi artmıyor. İşçiden direkt kesiyorsun, tüketimden alıyorsun. Buralarda kaçak olamaz. Kaçak nerede? Kaçak istisnalar ve muafiyetler üzerinden oluyor. Kime bu, patronlara. Sürekli artıyor. Bu da bir kaynak transferi ve büyük paralar.

"BU BİR SOYGUN VE TEŞHİRİ YETMEZ"

İster bahis ister borsa ister Hazine arazisi satışı isterse ihaleler olsun, bunların tamamında, normal sömürü mekanizmaları dışında, dolaylı yöntemlerle sermaye sınıfına kaynak aktarıyoruz. Bu bir soygun ve teşhiri yetmez. Buna karşı mücadelenin örgütlenmesi gerekiyor. 'Bu ekonominin doğasında olan bir şey' denebilir mi? Niye üretiriz? İnsanlık refah için, bolluk için, eşitlik için üretir. Bütün bu mekanizmaların değişmesini talep etmemiz gerekiyor ve bu sistemin değişmesiyle mümkün. Yurttaşlarımızın anlaması gerekiyor; 7-24 soygun var. Bazıları da zorunlu tutulmuş. Bu patlayan küçük bir nokta. Buna artık itiraz edilmeli, niye normal karşılıyoruz? Çok sevdiğiniz piyasa ekonomisi bu işte. Sistem bu."

"AKP'nin bu şekilde devam etmesi mümkün mü? Bir dağılma hali var mı" sorusunu Okuyan, şöyle yanıtladı:

"Bunu fırsata çevirmeye çalışacaklar, 'temizleniyoruz' diyerek ama kolay değil. Bir de öyle bir şeyle karşı karşıyayız ki, bu basit bir soygun, vurgun değil. Çok kapsamlı. Şirketler, kişiler, bürokrasiden gelme aktörler, siyaset bağlantıları var. Bunların, adı zikredilen isimlerden ibaret olduğu düşünülebilir mi? Belli ki, iyi hazırlanmış bir tezgahla karşı karşıyayız.

"BURADAN GÜÇLENEREK ÇIKAMAYACAKLAR"

Buradan güçlenerek çıkamayacaklar çünkü zincir uzun. Bu meseleyi izole edemeyecekler. Önlem almaya çalışıyorlar ama bu dağılma hali de devam ediyor. Örneğin 'bu iş patladığı andan itibaren meseleye el koyduk, bir sistematik dahilinde çalışıyoruz' görüntüsü vermedi iktidar. İşler iyi gitmiyor. Ne yaparsa yapsınlar buradan ciddi bir yara aldılar. Üstelik yeni başlıklar da açılabilir."

Kemal Okuyan, tahliye edilen komedyen Deniz Göktaş'a geçmiş olsun dileklerini iletti. Okuyan, "'Yaşasın adalet' diyebilecek durumda değiliz. Zaten son derece anlamsız bir süreçti bu. 'Mizahçının işi çok kolay Türkiye'de' denir, ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Mizah gerçekle rekabet halinde" dedi.

Kaynak: ANKA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.