Deloitte Türkiye'nin, ülke ve dünya ekonomisini mercek altına alan "Ekonomik Görünüm 2012 - Aralık" raporunda, Türkiye'de 2012 yılını sene başındaki tahminlerin aksine başarılı kapatıyor. 2013 yılında ise %3,5 büyüme bekleniyor.
Deloitte Türkiye Ekonomi Danışmanı Dr. Murat Üçer tarafından hazırlanan, "Ekonomik Görünüm 2012 - Aralık" raporu, 2012 yılına çalkantılı başlayan Türkiye ekonomisinin yılı başarılı bitirdiğini ortaya koyuyor.
Raporda, son tahminlere göre Türkiye'nin bu yıl %3 civarında büyümüş olacağı öngörülürken, Orta Vadeli Program'da (OVP) %4'lük bir büyüme hedeflenirken; raporda 2013 yılının tamamı için bundan biraz daha ılımlı, %3,5 civarında bir büyüme oranı bekleniyor. Cari açık GSYH'ye oranla %7 civarında seyrediyor, ancak yine de enflasyon katılık göstererek yılı %7'ler civarında, yani %5 olan hedefin oldukça üstünde bitiriyor. 2012 yılı ise, yılın başındaki genel karamsar beklentinin aksine, Türkiye algılaması açısından oldukça olumlu bir tonda, piyasaların güçlü bir performans gösterdiği, geçen yılın yaralarının sarıldığı bir yıl olarak değerlendiriliyor.
OVP'ye uyumlu büyüme ama enflasyon belirsizlik kaynağı
Ekonomik Görünüm raporunda, olası bir takım senaryoların altı da çiziliyor. Rapora göre bazı makro parametrelerin ne vadede ve nasıl değişebileceği kestirilemese de, kredi büyümesi ve reel döviz kuru hedefi gibi 'ara hedefler' tutturulduğu müddetçe 2013 yılında cari açık kontrol altında seyredebilir. Ancak, bu çerçevenin OVP ile uyumlu bir büyüme ve enflasyon resmi çizip çizemeyeceğinin önemli bir risk kaynağı olduğu da belirtiliyor.
Siyasi ve bölgesel ortam ekonomi politikalarını baskı altında tutabilir
Rapora göre, 2013 yılında karşılaşılacak kritik bir konu ise gerek içeride, gerekse bölgede yaşanan siyasi gelişmeler. Bu açıdan bakıldığında siyasi ortamın reformlara pek izin vermeyeceği, ekonomi politikaları tarafında da genişlemeci yönde (düşük faiz/ harcamalarda artış olarak) baskıların devam edebileceği söyleniyor. 2013 genelde olumlu olarak kurgulanmakla birlikte, olasılığı düşük olsa da daha olumsuz bir üçüncü senaryonun da Türkiye ekonomisinin yüksek cari açık ve dış kırılganlığının devam etmesi nedeniyle her zaman göz önünde bulundurması ve temkinli olunması gerektiğine işaret ediliyor.
ABD'deki mali uçurum ve Euro Bölgesi en önemli iki risk
Raporda, IMF tahminleri baz alınarak gelişmekte olan ekonomiler açısından ise sırasıyla 0,3 ve 0,2 puanlık aşağı revizyonların sonucu büyüme beklentilerin bu yıl için %5,3'e ve önümüzdeki yıl için ise %5,6'e çekildiği belirtiliyor. Enflasyonun ise zayıf büyüme görünümüne paralel olarak hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde düşmeye devam edeceği tahmin ediliyor. Önümüzde ki süreçle ilgili olarak birçok analistin de vurguladığı gibi iki önemli risk ortaya çıkıyor. Bunlardan bir tanesi ABD'deki mali uçurum, diğeri ise Euro bölgesinde devam eden sorunlar.
Mali uçurum konusu önümüzdeki haftalarda global piyasaların gündemini en çok meşgul edecek konuların başında geliyor. Nitekim raporda, Demokratların ve Cumhuriyetçilerin yıl bitiminde sona erecek vergi indirimleri ve otomatik bütçe kesintilerinin ertelenmesi konusunda uzlaşmaya varamaması halinde, 2013 yılında ABD GSYH'sinin %2 - %3'ü kadar bir daralmaya maruz kalabileceği hatırlatılıyor.
Son Dakika › Güncel › Türkiye 2012'De Geçen Yılın Yaralarını Sardı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.