Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin ihracatının 36 milyar dolardan, geçen yıl itibariyle 152,5 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Tüm bunlar çok önemli başarıdır, ancak Türkiye'nin bu başarılarla yetinmesi mümkün değil. Bunları daha ileriye taşımak durumundayız" dedi.
KOP Bölgesi Üniversiteler Birliği (UNİKOP) ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından Dedeman Otel'de gerçekleştirilen "Ulusal KOP Bölgesel Kalkınma Sempozyumu"na katılan Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 10 yılda son derece önemli mesafeler katettiğini belirtti.
Bundan 10 yıl önce Türkiye'nin bu duruma geleceğini kimsenin tahmin bile edemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, Türkiye'nin son 10 yılda önemli başarılar elde ettiğini, 230 milyar dolarlık ekonomiden, bu yıl itibariyle 800 milyar doları aşan bir ekonomiye ulaşmış olunacağını bildirdi.
Kişi başına gelirin 3 bin 500 dolarlardan, yaklaşık 11 bin dolarlara kadar geldiğini dile getiren Yılmaz, "İhracatımız, 36 milyar dolardan, geçen yıl itibariyle 152,5 milyar dolara ulaştı. Tüm bunlar çok önemli başarıdır. Ancak Türkiye'nin bu başarılarla yetinmesi mümkün değil. Bunları daha ileriye taşımak durumundayız" diye konuştu.
Türkiye'nin 2023'de 10 büyük ekonomi arasına girmeyi hedeflediğini anımsatan Yılmaz, hükümet olarak Türkiye'nin hedeflerini gerçekleştirme yolunda büyük çaba sarfettiklerini aktardı.
2018 hedefleri
Yılmaz, hedefler koyulduğunda bu hedeflerin iyi analiz edilmesi ve "nasıl" sorusunun sorulması gerektiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:
"Nasıl sorusu son derece önemli. Bu çerçevede son dönemlerde içinde bulunduğumuz yıl içinde 10'uncu 5 yıllık kalkınma planımızı hazırladık. 2014-2018 dönemini kapsayan bu plan, 2023 vizyonumuzun da ilk 5 yıllık dilimini oluşturuyor ve bunu detaylı hale getiriyor. İşte bu 'nasıl' sorusuna cevap oluşturmaya çalışıyoruz. 2023'ü hedefine giderken, 2018 itibariyle 1,3 trilyon dolarlık bir ekonomiyi, 16 bin dolarlık kişi başı geliri, 277 milyar dolarlık ihracatı hedefliyoruz. Birçok alt hedefimizle birlikte makro hedefleri gerçekleştirmek istiyoruz. Planımız 4 ana eksene oturuyor. İlk defa bir kalkınma planı sosyal konularla başlıyor. Beşeri sermaye, sosyal sermayeyle başlıyor."
Planın 4 ana ekseninden ilkinin "nitelikli insan, güçlü toplum" olduğunu bildiren Yılmaz, "Türkiye doğal kaynakları çok zengin bir ülke değil. İnsanımızla, insanımızın bilgisiyle, donanımıyla, coğrafya ve tarihimizle, bunların sağladığı imkanlarla gelişebilecek bir ülke durumundayız. Dolayısıyla planımızın ilk bölümü; nitelikli insan, güçlü toplum" ifadelerini kullandı.
İkinci başlıklarının "yenilikçi üretim ve yüksek büyüme" olduğuna işaret eden Yılmaz, araştırma altyapısına yatırım yaparken, üniversite-sanayi işbirliğini geliştirirken, insanların fikirlerini en rahat şekilde ifade ettiği ortamda teknoljiyi de geliştirme durmunda olduklarını anlattı.
"Şehirler kalkınma yarışında çok önemli unsurlar haline geldi"
Yılmaz, kalkınma planındaki üçüncü eksenin ise "yaşanabilir mekanlar, sürdürülebilri çevre" olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Dünyada şehirleşme çok farklı bir yere gelmiş durumda. Küresel olarak bakarsanız, dünya nüfusunun yüzde 50'si artık şehirlerde yaşıyor. Önümüzdeki 20-30 yılda bu, yüzde 70'lere çıkacak. Tahminler bunu gösteriyor. Dolayısıyla şehirler kalkınma yarışında çok önemli unsurlar haline geldi. Bugün yeni büyükşehir kanunumuzla birlikte bir taraftan çevresel konularda şehirlerimizin üstleneceği rol, diğer taraftan sosyal, kültürel alanlarda üstleneceği rol, yaşanabilir ortamlar oluşturulması, nitelikle insanı ve nitelikli sermayeyi cezbedecek yaşam ortamlarının oluşturulması, kalkınma süreci açısından da hayati konumda. Dördüncü eksenimiz ise 'uluslararası işbirliği'. Biz izole bir dünyada yaşamıyoruz. Kalkınma, işbirliği, ekonomik işbirliği yapmadan daha ilerilere gidemeyiz."
Çevre ülkeler başta olmak üzere, tüm dünyayla daha fazla alışveriş yapan, daha fazla etkileşim içine giren bölgelerin, daha hızlı kalkındığını kaydeden Yılmaz, üniversitelerden yerel yönetimlere, kamuya, sivil toplumlara kadar, dış dünyayla ilişkisini daha fazla geliştiren bölge ve ülkelerin, daha hızlı kalkınmaya müsait olduğunu bildirdi.
"Dar bir zemin üzerinden kalkınmayı sağlayamayız"
2023 vizyonunu ortaya koyarken kapsayıcı bir anlayışla hareket ettiklerine değinen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sadece birkaç şehirle kalkınmayı gerçekleştiremeyiz, topyekun gerçekleştirmek zorundayız. Dar bir zemin üzerinden kalkınmayı sağlayamayız. Ne kadar çok insanı, yöremizi, sektörümüzü bu sürece katarsak; kalkınmayı o derece kapsayıcı hale getirmiş oluruz. Bu anlayışımız, bölgesel kalkınma politikalarını da önemli hale getiriyor."
Yılmaz, kamu yatırımları içinde GAP, DAP, KOP ve DOKAP'ın önemli bir paya sahip olduğunu dile getirdi.
Bu projeler için 2002 yılında ayrılan payın, toplam yatırımların yüzde 20'sine denk geldiğini, bu rakamın 2013'de yüzde 37,4'e çıktığını ifade eden Yılmaz, "Bunun tekabül ettiği yatırım miktarı 10,1 milyar lira. Sadece bu dört bölge için gerçekleştirdiğimiz kamu yatırımı rakamı..." diye konuştu.
- Konya
Son Dakika › Güncel › Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.