Son Dakika Haberleri: Dha Yurt Bülteni-17

Dha Yurt Bülteni-17

3 ay önce

1)DOKTORA SİLAHLI SALDIRI, MESLEKTAŞLARINI İSYAN ETTİRDİİSTANBUL'daki özel bir hastanede psikiyatri servisinde görevli doktor Fikret Hacıosman'ın eski hastasının silahlı saldırısına uğraması, 54'üncü Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde tepkiyle karşılandı.

Dha Yurt Bülteni-17, System.String[]
1)DOKTORA SİLAHLI SALDIRI, MESLEKTAŞLARINI İSYAN ETTİRDİ

İSTANBUL'daki özel bir hastanede psikiyatri servisinde görevli doktor Fikret Hacıosman'ın eski hastasının silahlı saldırısına uğraması, 54'üncü Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde tepkiyle karşılandı. Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı Ömer Böke, baldırıyı kınayarak, "Hep beraber buna bir savaş açmamız lazım. Daha neyi bekliyoruz?" dedi. 

İstanbul Bahçelievler'de bulunan özel bir hastanenin psikiyatri servisinde görevli olan uzman doktor Fikret Hacıosman, eski hastası Tunçdemir Esenler'in saldırısına uğrayıp ağır yaralandı. Bu saldırıyı İzmir'deki 54'üncü Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde öğrenen Fikret Hacıosman'ın meslektaşları, olaya büyük tepki gösterdi. Yaşanan saldırıya tepki gösteren Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı Ömer Böke, şöyle dedi: "Öğle saatinde gelen haberden bizim de bilgimiz oldu. Hemen eşine ulaşmaya çalıştık. Yapabileceğimiz bir şey var mı diye sorduk. Yaklaşık bir saat önce eşiyle konuştum. Eşi bana olayı şöyle anlattı; Saldırgan kişi eczaneye gitmiş ve ilaç istemiş fakat eczacı ilacı veremeyeceğini ve doktorun yazması gerektiğini söylemiş. Saat tam 12.30 civarıylış ve meslektaşımız da o sırada yemek yiyormuş. Sekreteri meslektaşımızı arıyor ve o şahısın geldiğini söylüyor. Meslektaşımız da 'beklesin, geliyorum' diyor. Muayenehanesine gidiyor. Muayenesine girer girmez 4 saniye geçiyor ve odadan çıkıyor. Saldıran hekim odaya girer girmez silahla kafasına ateş ediyor. Şu anda durumunun çok ağır olduğunu biliyoruz yoğun bakımda ve diğer meslektaşlarımız da yaşama tutunsun diye büyük bir mücadele içerisindeler. Ekip olarak iyi biri haber gelmesini bekliyoruz." 

SAĞLIKTA ŞİDDET DAYANILMAZ DURUMA GELDİ

Ömer Böke, şiddetin sağlık çalışanları için dayanılmaz duruma geldiğini belirterek, ortak mücadele çağrısı yaptı. Böke, "Maalesef sağlıkla hizmet alanlar ile hizmet verenler aynı yerde değillermiş gibi bir durum söz konusu gibi davranılıyor. Sağlık hizmetini alanlar ile verenler biz aslında aynı yerde çalışıyoruz. Bu nedenle de Türkiye'de sağlıkta şiddet çok önemli biri yere geldi. En çok da şu boyut bizim dikkatimizi çekiyor; Düşük yoğunluklu şiddet artık hem idari hem de yargıdaki durumlardan dolayı bildirilmiyor. Bunun mutlaka gündeme gelmesi lazım. Buna tepkinin ortaya çıkması lazım. Düşük yoğunluklu şiddetten sonra hizmet vermek bizim tarafımızdan reddedilmiyor. Hizmet vermeye devam ediliyor sorun çıkmaması için, kriz yaşanmaması için. Burada asıl sorumlu yöneticiler onların sorumluğunda şiddet meydana geliyor. Onların bir yerde müdahale etmesi lazım. Sağlık yöneticileri çalışanlar bir araya gelip bununla mücadele etmemiz lazım. Sağlık çalışanları için bu durum dayanılmaz hale geldi" dedi. 

'KORKU TOPLUMU OLMAYA DOĞRU GİTMEMİZ SÖZ KONUSU'

Meslektaşlarının yaşanan olaya büyük tepki gösterdiğini, öfkeli olduklarını da anlatan Ömer Böke sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim de başımıza gelebilirdi. Biri sizden ilaç yazmanızı istiyor. Devlet diyor ki 'şu koşullarda yazabilirsiniz'. Sonuçta devlet bize diyor ki 'şu koşullarda bu hizmeti veremezsiniz' diyor. Biz devletin dediğini yaparken yolda kırılıyoruz. Biz ne yapmalıyız? Biz bütün sınırları aşarsak bu şiddeti durdurabilir miyiz? Bütün sağlık çalışanları çok öfkeli. Türkiye'de hakim olan bir şiddet türü var. Aslına bakarsanız bunun altında korku toplumu olmaya doğru gitmemiz söz konusu. Korkunun bizi birleştiren bir durum olması lazım. Vahşi hayvanlarla mücadele ederken insanlar bir araya geldi. Bizim bir araya gelmemiz lazım ama şimdi korku bizi bölmek için kullanılıyor. Bu da beraberinde ayrımcılığı şiddeti getiriyor. Hepsi birbirine bağlı. Şiddet değimiz şey bir düşman. Hep beraber buna bir savaş açmamız lazım. Daha neyi bekliyoruz?" 

Görüntü Dökümü

-----------------

Ömer Böke ile röportaj.

Haber: Taylan YILDIRIM, Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR

====================================================

2)ÖZPETEK'İN HAYALİ TÜRKİYE'NİN DOĞUSUNDA FİLM ÇEKMEK

İTALYA'da yaşayan Türk yönetmen Ferzan Özpetek, Türkiye'nin doğusunda film çekmeyi çok istediğini söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin bu yıl 55'incisini düzenlediği Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'Yaşam Boyu Başarı Ödülü' alan dünyaca ünlü yönetmen Ferzan Özpetek, filmlerinin gösteriminin ardından sinemaseverle buluştu. AKM'deki söyleşiye Özpetek'in yanı sıra, yapımcı Tilde Corsi, senaryo yazarı Gianni Romoli, sanat yönetmeni Deniz Kobanbay, tiyatro sanatçısı Çiğdem Onat ve oyuncu Şebnem Bozoklu da katıldı. Sinemaseverler Özpetek söyleşisine yoğun ilgi gösterdi. Ferzan Özpetek, çektiği ilk film olan ve ses getiren 'Hamam' öncesi 16 yıl İtalya'da yönetmen yardımcılığı yaptığını söyledi.

'BÜTÜN HAYATIM 15 GÜNDE DEĞİŞTİ'

'Hamam'ın kariyerinin en önemli filmlerinden biri olduğunu belirten Özpetek, "Annem evden yemek yapıp sete gönderirdi. Kısıtlı imkanlarla çekilen bir filmdi. Filmi Venedik ve Berlin'deki festivallere almadılar. Moralim çok bozuldu, bıraktığım sigaraya yeniden başladım. Berlin için gönderdiğimiz film orada kalmış. Orada Cannes'dan gelen bir ekip tesadüfen filmi izlemiş ve oraya taşıdı. Kariyerim öyle başladı. Bütün hayatım 15 gün içinde değişti. 'Hamam' beni bütün dünyaya tanıttı" diye konuştu.

ÖZPETEK'İN PİŞMANLIĞI

İkinci çektiği 'Harem Suare'nin haklarını satın almak için İtalya'da bir tiyatro ekibinin kendisine başvurduğunu belirten Özpetek, bunu kabul etmediğini söyledi. Grubun, adını 'Son Harem' yaparak oyunu sahnelediklerini dile getiren Özpetek, Serra Yılmaz'ın başrolünde olduğu tiyatro oyununun 15 yıldır kapalı gişe oynadığını anlattı. Özpetek, filmin haklarını vermediği için pişman olduğunu söyledi.

ŞEBNEM BOZOKLU ÖZPETEK'LE TANIŞMASINI ANLATTI

Söyleşiye katılan Şebnem Bozoklu da Ferzan Özpetek ile nasıl tanıştığını anlattı. Dönem dönem İstanbul'da oyuncular arasında Özpetek'in Türkiye'ye gelip film yapılacağı dedikodusunun yayıldığını dile getiren Bozoklu, "Biz de kim oynayacak diye merak ederiz. Herkesin hayalidir onun filminde oynamak. Bir gün telefonum çaldı. Özpetek'in saat 14.47'de görüşeceğini söylediler. Bana sabah kalktığımda ne yaptığımı sordu. Gündelik şeyler sordu, 40 dakika sonunda beni geçiştirdiğini düşündüm. Çağırdığı bütün arkadaşlarıma benzer sorular sormuş. Çağırmayacağını düşündüğüm bir anda beni ve arkadaşlarımı film için çağırdı" dedi.

'DENEME FİLMİ ÇEKMEM'

Ferzan Özpetek, oyuncu seçiminde deneme filmi çekmediğini, oyunculara gündelik şeyler sorduğunu söyledi. Özpetek, "Oyuncunun tavrından nasıl bir oyuncu olduğu anlaşılıyor, hiçbir zaman da yanılmadım. İçgüdüsel bir şey. Şebnem Bozoklu üstün bir oyuncu, Çiğdem Onat da öyle. Çalıştığım oyunculara aşık oluyorum. Biri ters bir şey söylese onlara düşman oluyorum. Beraber çalıştığım insanlar idol. Sette oyuncu sana heyecan veriyorsa yüzde 100 filmde izleyiciye heyecan verir" diye konuştu.

Ferzan Özpetek, Türkiye'nin doğusunda film yapmayı çok istediğini söyledi. Özpetek, "Yakın zamanda Diyarbakır'ı gezdim. İnsanı etkileyen yerler, o atmosfer ve o insanlar. Orada film yapmak istiyorum, belki bu son filmimden hemen sonra olur" dedi.

Görüntü Dökümü

--------------------

Salondan detay

Sanatçılardan detay

Genel görüntü

Ferzan Özpetek detay

Ferzan Özpetek konuşma

Şebnem Bozoklu konuşma

Salon detay

602 MB

Haber: Hasan DEMİRBAŞ- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA,

==================================================

3)ROL ALAN MÜLTECİLERİN HAYATINI DEĞİŞTİREN FİLM, ANTALYA'DA

ULUSLARARASI Antalya Film Festivali'nde yarışan filmlerden 'Kefernahum'daki oyuncuların tamamının mültecilerden seçildiği, bazı mültecilerin filmden sonra hayatlarının değiştiği kaydedildi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde 55'incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Film Festivali'nin yarışma filmi 'Kefernahum', sanatseverle buluştu. Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki mültecilerin hayatına odaklanan filmde, mülteciler rol aldı. Tamamı amatörlerden seçilen filmdeki oyuncuların performansı seyirciden tam not aldı.

AKM'deki gösterimin ardından filmin yapımcısı ve aynı zamanda yönetmen Nadine Labaki'nin eşi Khaled Mouzanar, izleyicilerin sorularını yanıtladı. Filmin adının İncil'de geçen 'Tanrı'nın lanetlediği şehir' anlamına geldiğini belirten Mouzanar, Ortadoğu'nun kötü bir süreçten geçtiğini ve kaos içinde bulunduğunu söyledi. Lübnan'da daha önce görmedikleri kadar yoksulluk ve sokak çocuğu gördüklerini belirten Mouzanar, 7 yıl önce eşinin hamileyken sokak çocukları ile ilgili film çekmeye karar verdiğini kaydetti.

FİLMİN MÜLTECİ KAHRAMANI NORVEÇ'E YERLEŞTİ

4 yılı bu bölgede geçirdiklerini belirten Khaled Mouzanar, sokak çocuklarının çoğunun suç kaydı olduğunu, yoksulluk içinde ve kimliklerinin bulunmadığını söyledi. Çocukların çoğunun bu nedenlerden dolayı cezaevine girdiğini belirten Mouzanar, "Bu süreç bizi çok etkiledi. 2 sene içinde yazdık. Filmin başrol oyuncusu 'Zain' Suriyeli bir mülteciydi, film sırasında kimliği yoktu. BM sayesinde kimliğini yeni aldı. Norveç'e yerleşti, okula başladı. Gerçek hayatlar filmin temel öğesi. Onu Lübnan sokaklarında bulduk" dedi.

KİMLİKLERİ YOK

Filmdeki, 1 yaşındaki siyahi Yonaas karakterinin kimliğinin bulunmadığını belirten Mouzanar, "Ailesinin de kimliği yoktu, filmi çekerken ailesini hapse attılar. Filmi çekerken bebek hastalandı, hastaneye götürmek durumunda kaldık. Kimliği olmadığı için çok zor muayene ettirdik. Filmi çekerken onu anne ve babasını cezaevinde görmesi için hapishaneye götürdük, bu sahneden çok etkilendik. Şimdi Kenya'da okula başladı" diye konuştu.

'FİLM TÜRKİYE'DE DAHA İYİ ANLAŞILACAKTIR'

Filmi kendilerinin finanse ettiğini belirten Mouzanar, "Öyle bir duruma düştük ki evimizi ipoteğe çıkardık, çocuğumuzun eğitim masrafını ödeyemez hale geldik. Nadine'nin bundan haberi olmadı. Ama bunlardan pişman değilim" dedi. Mouzanar, filmin Türkiye'de daha iyi anlaşılacağını belirterek, "Umarım bir gün mültecilerin sorunlarını çözmek için bir şeyler yaparız. Ben de hayatımın bir döneminde mülteciydim. Ülkemi savaşta terk etmek zorunda kaldım. Mültecileri çok iyi anlayabiliyorum" ifadelerini kullandı.

FİLM HAKKINDA

Nadine Labaki'nin hem yönettiği hem oynadığı son filmi 'Kefernahum', kendi ailesine karşı dava açan bir çocuk hakkındaki politik gelişmeleri odak noktasına alıyor. Labaki, aile olmak ve çocukların gözünden politik olaylara bakış atarken, neredeyse tamamı amatör olan oyuncularla da gerçeklik duygusunu derinden hissettirmeyi başarıyor. Film, Cannes Film Festivali'nden de önemli ödüllerle ayrılmıştı.

Görüntü Dökümü

-----------------

Afiş detay

Salondan detay

Yapımcı Khaled Mouzanar detay

Khaled Mouzanar konuşması

Haber: Hasan DEMİRBAŞ- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA,

====================================================

4)İSPANYOL SPORCU DALIŞ SIRASINDA BAYGINLIK GEÇİRDİ

 

Antalya'nın Kaş ilçesinde düzenlenen 3'üncü Dünya Serbest Dalış Outdoor Şampiyonası'nın ilk gününde İspanyol Raman Carreno Paz'ın dalış sırasında baygınlık geçirmesi nedeniyle yarışlara ara verildi.

Dünya Sualtı Sporları Federasyonu (CMAS) ve Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) tarafından düzenlenen 3'üncü Dünya Serbest Dalış Outdoor Şampiyonası'nın ilk gün yapılan sabit ağırlık monopalet kategorisi yarışlarında İspanyol sporcu Raman Carreno Paz, 75 metrelik dalışını tamamlayıp, su yüzüne çıkarken, 40 metrede baygınlık geçirdi. Dalgıçlar tafından hızla yukarı çekilen İspanyol sporcuya ilk müdahale dalış teknesinde hiperbarik uzmanı iki doktor tarafından yapıldı. İlk müdahalenin ardından UMKE tarafından Kaş Devlet Hastanesi'ne götürülen Paz'ın sağlık durumunun iyi olduğu belirlendi. Paz'ı TSSF Başkanı Doç. Dr. Şahin Özen, CMAS Başkanı Anna Arzhanova ve takım arkadaşları ziyaret etti.

TSSF Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Hazırlıklarımızı sporcuların güvenliğini dikkate alarak yaptık. Yarış sırasında İspanyol sporcu, güvenlik dalgıçları tarafından hızla güvenlik asansörüyle yukarı çekildi. İlk müdahale uzman ekip tarafından hızla yapıldı. İspanyol sporcu ilk müdahalenin ardından kendine geldi. Tıbbi prosedür gereği UMKE tarafından Kaş Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Bugün sabit ağırlık kategorisinde kalan yarışlar yarın yapılacak. Ayrıca CMAS Başkanı Anna Arzhanova'nın başkanlığında yapılacak toplantıda sporcuların dalış güvenliği konusunda CMAS serbest dalış protokolleri yeniden gözden geçirilecek" denildi.

Ahmet ACAR/ KAŞ (Antalya) - 

================================================



Saba Tümer'den Olay Yaratan İtiraf: Yemek Yapan Erkekler Seksi Oluyor Belçika Başbakanı Charles Michel, İstifa Kararı Aldığını Açıkladı

Beyaz Saray'dan, Teröristbaşı Fethullah Gülen'in İadesiyle İlgili Açıklama